Atla

Nafaka Hangi Şartlarda Verilmez


Nafaka Hangi Şartlarda Verilmez

Nafaka Hangi Şartlarda Verilmez

Nafaka Hangi Şartlarda Verilmez

Eşler arasında boşanma bahsi gündeme geldikten sonraki aşamayı takiben nafaka konusu kafaları bir hayli kurcalamaktadır.

Nafaka, boşanma davası sürerken ya da boşanma davasının sona ermesinden sonra maddi olarak zorluğa düşecek olan kişiye bağlanan ve her ay ödenmesi gereken para olarak ifade edilebilir.

Nafaka ödenmesi, Nafa nasıl alınır ya da alınması için süreçlerin doğru yönetilmesi karar mercilerinin buna kanaat vermeleri için yerine getirilmesi şeylerin yanında,

Eşit Gelir Durumunda Nafaka Ödenmez

“Kusurlu koca haksız bulundu ama karısına nafaka ödemekten de kurtuldu!” haber başlıklarına karar konu olmuştur.

Çift, evlilik birliğinin temelinden sarsılması gerekçesiyle boşandı. İddiaya göre buna sebep olan kişi ise kocaydı.

Kadın, kocasının sürekli alkol kullandığını, çocuklarla ve evle ilgilenmediğini söylemişti. Bunların yanı sıra koca, alkollüyken karısını dövüyor, sonrasında da sokağa atıyordu.

nafakanın alınamayacağı durumlar da vardır.

Aşağıda Yargıtay Kararında nafakanın hangi durumlarda verileceği ve verilmeyeceğini açıkça belirtmiştir. Nafaka Hangi Şartlarda Verilmez konusu yargıtaya konu olmuş şekli ile makalemizde yer almıştır.

 

Nafaka Hangi Şartlarda Verilmez

Karısı, bunun üzerine boşanma davasıyla birlikte velayet, nafaka ve tazminat taleplerinde bulundu. 

Kocasının söylediklerine göre, karısının iddiaları gerçeği yansıtmıyordu ve bundan dolayı da açılan davaların reddini talep etti. Fakat mahkeme yapılan yargılamada kadının iddialarını doğru buldu.

 

Davalı koca, bu kararın ardından tazminat ve nafaka kararının yerinde olmadığını söyleyip davanın yeniden görüşülmesini istedi.

Yerel mahkemece yapılan yargılama neticesinde davalı eş kusurlu görülerek tarafların boşanmalarına, müşterek çocuğun velayetinin anneye verilmesine karar verdi. Ayrıca karar göre de hem kadına hem de çocuğa nafaka bağlanıp davalı eşin maddi ve manevi tazminat ödemesine karar verildi. 

Dava bu yöndeydi ama kadının çalıştığı, düzenli ve sürekli gelirinin bulunduğu, tarafların benzer seviyede gelirinin olduğu anlaşılması üzerine kadının yoksulluk nafakası talebi reddedildi.

Yani, eşiyle eşit seviyede kazanan kadın bu gerekçeyle nafaka davasını kazanamadı.

Nafaka

Kadın Hangi Durumlarda Nafaka Alamaz?

Boşandıktan sonra kadın, maddi sıkıntı yaşayacaksa mahkeme onun için Yoksulluk Nafakası almasına karar verebilir.

Bu nafakayı eski koca her ay düzenli olarak eski karısına öder. Nafaka, boşanan her kadına bağlanmayabilir.

Öyle ki bazı hallerde kadın, nafaka alamaz. Bunları şu şekilde sıralayabiliriz:

-    Eğer kadın boşandıktan sonra maddi zorlu çekmeyecekse,
-    Kadın, kendi isteğiyle işten ayrıldığında,
-    Kadının zorluk çekmeyecek kadar aylık geliri varsa,
-    Kadının emekli maaşı ya da kira geliri varsa,
-    Kadın, yeni bir evlilik yaptıysa ya da biriyle evlilik hayatı yaşıyorsa,
-    Eski eşinin bir işi ya da düzenli geliri olmayan kadınlar, nafaka alamazlar. 

Nafaka davası konusunda nafakanın talebi, ödenmesi, ödenmemesi halinde yaptırımları hakkında nafaka avukatı ve danışmanlık hizmeti ile sorunlara çözüm bulabilirsiz.

SIKÇA SORULAN SORULAR

Mahkemece verilen 15.04.2014 tarihli ilk karar, davalı-karşı davacı erkek tarafından kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edilmiş,

Dairemizin 2014/24119 esas, 2015/9032 karar sayılı ilamıyla "hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak kadın yararına tazminatlara hükmedilmesinin doğru olmadığı, eksik araştırma ve incelemeyle yoksulluk nafakasına hükmedildiği" gerekçesiyle bozulmuş,

Diğer yönlere ilişkin olarak ise hüküm onanmıştır. Taraflarca karar düzeltme yoluna başvurulmadığına göre hükmün bozma kapsamı dışında kalan yönleri karar düzeltme süresinin sona erdiği tarihte kesinleşmiştir.

Bozulmasına karar verilen hususlar yönünden yeniden yapılan yargılamada kesinleşen kısımlar hakkında hüküm kurulamaz. Mahkemece bu husus dikkate alınmaksızın kesinleşen tedbir nafakası yönünden yeniden karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.

 

Temyiz ilamında bildirilen gerektirici sebeplere, özellikle ortak çocuk ...'un karar tarihinden sonra reşit olduğu, bu çocuk lehine takdir edilen iştirak nafakasının reşit olduğu tarihte kendiliğinden sona ereceği ve davacı kadın ile ortak çocuklar lehine hükmedilen tedbir nafakalarına yabancı mahkemede verilen tedbir nafakaları ile mükerrer olmayacak şekilde hükmedildiğinin anlaşılmasına göre,

Hukuk Usul Muhakemeleri Kanununun 440.maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirine uygun olmayan karar düzeltme isteğinin REDDİNE,

Aynı kanunun 442/3. maddesi gereğince; bu maddede gösterilen para cezasının miktarı 5252 sayılı Kanunun 4. maddesiyle artırıldığından ve aynı yasanın 7. maddesiyle de; ceza, idari para cezasına dönüştürüldüğünden,

5326 sayılı Kabahatler Kanununun 17. maddesinin 7. fıkrasıyla da, idari para cezaları her takvim yılı başından geçerli olmak üzere,

Önceki yıl uygulanan miktarın o yıl için belirlenmiş olan yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanacağı öngörülmüş olmakla,

Bu yolla hesaplanan 275.00 TL. idari para cezasının ve Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 65.40 TL. ilam harcının karar düzeltme talebinde bulunana yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna oybirliğiyle karar verildi. 

Davalı-karşı davacı kadın "karşı boşanma" davasında birden çok hukuki sebebe dayanarak öncelikle Türk Medeni Kanunu m. 161 (zina hukuksal sebebine dayalı) olmadığı takdirde, Türk Medeni Kanunu m. 166/1 (evlilik birliğinin temelden sarsılması hukuki sebebine dayalı) boşanma isteminde bulunmuştur.

Öncelikle özel boşanma sebebine dayalı olarak açılan boşanma davasında, özel boşanma sebebi değerlendirilmeden, genel boşanma sebebine (TMK m. 166/1) dayalı olarak karar verilmesi mümkün değildir.

Zira, hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olup (HMK m.26), davacının öncelikli talebinin esastan reddine karar vermedikçe, ikincil talebini inceleyemez ve hükme bağlayamaz. Mahkemece deliller Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesi çerçevesinde değerlendirilmiş,

Türk Medeni Kanununun 161. maddede yer alan sebep yönünden bir değerlendirme yapılmamıştır. Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller ve dinlenen tanık beyanlarından davacı-karşı davalı erkeğin halen Türkmenistanlı bir kadınla birlikte yaşadığı anlaşılmaktadır.

O halde erkeğin dava tarihi itibariyle zinası ispatlanmış olup kadının karşı davasının Türk Medeni Kanunu m. 161 uyarınca zina nedeniyle kabulüne karar verilecek yerde yazılı şekilde Türk Medeni Kanunu m.166/1 evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle kabulüne karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

Mahkemece taraflar eşit kusurlu kabul edilerek boşanmalarına karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışlarına göre,

Erkeğin boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda kadına oranla ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu husus gözetilmeden tarafların eşit kusurlu olarak kabulü ve bu yanılgılı kusur belirlemesine bağlı olarak davacı kadının maddi ve manevi tazminat taleplerininreddi, doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.

Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre müşterek çocuk 2010 doğumlu ...'ın ihtiyaçlarına nazaran takdir edilen iştirak nafakası ve davacı kadın lehine hükmedilen yoksulluk nafakası miktarı azdır.

Mahkemece Türk Medeni Kanunun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

3- Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK. m. 186/1), geçimine (TMK m. 185/3), malların yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK m. 185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (re'sen) almak zorundadır (TMK m. 169), O halde;

Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davacı kadın ve ortak çocuk 2010 doğumlu ... yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken bu husus gözetilmeden tedbir nafakası talebi ile ilgili hüküm kurulmaması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

Mahkemece davalı erkek boşanmaya sebep olan olaylarda ağır kusurlu kabul edilmiş ise de toplanan delillerden davalı erkeğe kusur olarak yüklenen güven sarsıcı davranış vakıasının taraflar Akşehir de oturdukları dönemde gerçekleştiği,

Bu vakadan sonra evliliğin devam ettiği, tarafların birlikte Konya iline taşındıkları, 2014 yılının sonlarına kadar birlikte yaşadıkları anlaşılmaktadır.

Affedilen en azından hoşgörü ile karşılanan bu eylem erkeğe kusur olarak yüklenemez. Mahkemece belirlenen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlarına göre boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü gerekir.

Hal böyleyken erkeğin ağır kusurlu kabul edilmesi ve davacı kadın yararına maddi ve manevi tazminata (TMK m. 174/1-2) hükmedilmesi doğru değildir. Ancak ilk inceleme sırasında bu hususun gözden kaçtığı anlaşılmakla, davalı erkeğin kusur belirlemesi ve davacı kadın lehine takdir edilen tazminatlara yönelik karar düzeltme talebinin kabulüne ve açıklanan sebeple yerel mahkeme kararının kusur belirlemesi ve davacı kadın lehine takdir edilen tazminatlar yönünden bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Sonuç: Yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 440/1-4. maddesi gereğince davalı erkeğin kusur belirlemesi ile davacı kadın lehine takdir edilen maddi ve manevi tazminata yönelik karar düzeltme talebinin KABULÜNE, 


BİZE YAZIN

Av. İlkay Uyar Kaba
Av. İlkay Uyar Kaba

2006 yılında Ankara merkezli kurulan hukuk bürosunun kurucu Avukatı'dır. Hukuk alanında Başarının bir ekip işi olduğuna inanarak, personellerini belli alanlarda uzmanlaşmasını sağlamak için departmanlar kurularak branşlaşmaları sağlanmıştır.Hukuk Büromuz Aile hukuku ve Tazminat hukuku konularında, uzun yıllara dayanan dava çeşitliliği nedeniyle kararlardan oluşan geniş arşive sahip olup, bir çok davada almış olduğu önemli kararlar örnek içtihatlar olarak yayınlanmıştır.Hukuk departmanları olan icra, tazminat, iş kazası, genel dava, tüketici bölümlerinde oluşan her biri kendi alanında tecrübe edinmiş avukat ve yardımcı personeller görev yapmaktadır. Kendine güvenmek başarmanın yarısıdır. Başarı ise karşınızda ki kişiye güven verir. Başarı ve güvenin olduğu yerde olursanız doğru yol almanız kolay olur. İ.K.

İLGİLİ KONULAR
YORUMLAR
Yorum Bırak