Nafakanın Artırılması Davası | Ankara Avukat

Nafakanın Artırılması Davası

Nafakanın Artırılması Davası

Nafakanın Artırılması Davası Nedir Neden Açılır? Nafakaya hükmedilen tutarın artırılması davası, aile hukuku kapsamında gündeme gelen davalar arasında yer almaktadır. Boşanma davasının sonucunda karşı taraftan nafaka talebinde bulunan eş, boşanmanın gerçekleşmesinin akabinde hayat standardında yaşadığı düşüşün sonuçlarını hafifletmek için nafaka artırılması isteminde bulunabilmektedir.

Nitekim boşanmanın gerçekleşmesinin ardından belirlenen nafaka tutarı, zaman içinde değişen ekonomik şartlar ve kişilerin gündemine gelen ihtiyaçlar kapsamında değerlendirildiğinde eksik kalabilmektedir.

Bu noktada hak kayıplarının önüne geçilmesi için nafakanın artırılması davası görülerek hak sahibine talep ettiği doğrultuda, hukuka uygun yeni nafaka bedeli belirlenmektedir.

Hukuk kurallarımız nezdinde alınan nafakanın yetmemesi durumunda bireyler haklı gerekçelere dayanarak nafaka arttırma davası açabilmektedir.

Boşanma davalarında nafaka kapsamında verilen kararların kesin hükmü bulunmamaktadır. Dolayısıyla hukuken nafaka almasına uygun görülmüş kişilerin hayat standartlarında yaşanabilecek değişiklikler ya da ekonomik koşulların akabinde ortaya çıkabilecek yeni durumlar göz önünde bulundurularak, mahkeme hakimi tarafından hükmedilen nafaka tutarının günün koşullarına göre düzenlenmesi mümkündür.

Zira nafaka bedelinin günün ekonomik şartları göz önünde bulundurulduğunda oldukça küçük denilebilecek rakamlarda kalması durumunda nafaka artırım davası gündeme getirilebilmektedir.

Nafakanın Artırılması Davası Neden Açılır?

Nafakanın artırılması talebine ilişkin gündeme gelen taleplerin ve ihtiyaçların hukuki düzenlemesi, Türk Medeni Kanunu’nda yapılmıştır. Buna göre Türk Medeni Kanunu’nun 176. maddesinin 4. fıkrasında yer alan hükümlere göre; “Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.” denilmektedir.

Dolayısıyla yukarıda belirttiğimiz sebeplerden ötürü nafaka miktarının kişilerin ihtiyacını karşılama konusunda yetersiz kalması halinde hukuken arttırılması mümkün kılınmaktadır.

Nafaka artırım davası şartları kapsamında, nafakaya hükmedilmesinin ardından nafaka ödeyen kişinin maddi durumunda artış olması ya da tam tersi olarak nafaka alacaklısı olan hak sahibinin maddi durumunun nafaka bedelinin belirlendiği dönemdeki durumdan daha da kötüleşmiş halde olması durumunda yetkili mahkeme hakimi nafakanın artırılması hükmüne varabilmektedir.

Bu olasılıkların dışında bir de hakkaniyet olgusundan bahsetmek gerekmektedir. Zira hakkaniyet duygularını göz önünde bulundurma yetkisi ve sorumluluğu bulunan hakim, bu uygulama dahilinde nafakanın artırılmasına karar kılabilmektedir.

Nafakanın Artırılması İçin Aranan Hukuki Şartlar

Nafaka artırım talebinin hukuki açıdan değerlendirilmeye tabi tutulması için hakim tarafından birtakım hallerin mevcut durumda oluşmuş olmasına dikkat edilmektedir. Söz konusu haller;

  • Nafaka alacaklısı olan hak sahibinin, paranın alım gücünün değişmesi durumunda ihtiyaçlarının artması ve bu ihtiyaçları karşılama konusunda zor durumda kalması
  • Mevcut nafaka tutarının nafaka alacaklısının giderlerini karşılamaya yetmemesi
  • Nafaka borçlusunun ekonomik gücünde artış yaşanması ve gelirinin yükselmesi

gibi hakkaniyet şartlarını gündeme getirebilen durumlardır. Bu tür durumların oluşması halinde nafaka artırım davası cevap dilekçesi hazırlanarak, yetkili mahkemeye sunulması durumunda nafaka miktarının güncel ihtiyaçları karşılayabilecek seviyeye çıkartılması için hukuki girişimler yapılabilmektedir.

Anlaşmalı Boşanma Davalarında Nafaka Artırım İstemi

Anlaşmalı boşanma davalarında her ne kadar iştirak nafakası ve yoksulluk nafakası konularında mutabakata varılması zorunlu kılınsa da yukarıda belirttiğimiz gibi ekonomik şartların güncel durumda değişmesi halinde yine nafaka artırım davası gündeme gelebilmektedir.

Dolayısıyla tarafların söz konusu nafakaların tutarlarında daha önceden anlaşmış olmaları, ileride nafaka artırım talebinin hukuki geçerliliğini engelleyen bir durum olarak görülmemektedir. Bu sebeple anlaşmalı boşanma ile evlilik birliğini sonlandıran taraflardan, nafaka almaya hak sahibi olan kişi, nafaka artırılması talebi ile dava açabilme hakkına sahiptir.

Nafakanın Artırılması Davası Yetkili Mahkeme

Yetkili mahkeme hakiminin, nafakanın artırılması yönünde bir hükme varabilmesi için öncelikle ilgili mahkemeye nafaka artırım istemli dava açılması gerekmektedir.

Nafakanın artırılması davası yetkili mahkeme hukuk kurallarımıza göre Aile Mahkemesi olarak kabul edilmektedir. Bununla birlikte nafakanın artırılması talebiyle dava açacak olan hak sahibinin ikamet ettiği yerde yetkili aile mahkemesi bulunmaması durumunda söz konusu davalar Sulh Hukuk Mahkemeleri’nde görülebilmektedir.

Nafaka artırımlarında yetkili hakimin değerlendirme kriterleri, Yargıtay kararları doğrultusunda oluşmaktadır. Zira nafaka artış oranları, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) yılın belirli dönemlerinde açıklamış olduğu Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) kapsamında belirlenmektedir.

Ancak söz konusu kurumun kamuoyuna duyurduğu oranlar değişmez artış oranları olarak kabul edilmemektedir. Dolayısıyla bu oranlar göz önünde bulundurularak nafakanın miktarının belirlenmesinde ekonomik şartlarda oluşan diğer değişimler de gündeme getirilmektedir. Tüm bu değerlendirmelerin ardından hakim nafakanın artırılması yönünde hükme varabilmektedir.

Nafakanın Artırılması Davası Davası Nasıl Açılır?

Aile mahkemelerince eş, çocuk ve yakınları için bağlanan İştirak ve yoksulluk nafakalar yetersizliği veya ihtiyaçların artması nedeniyle açılması halinde nafakanın yükseltilmesine karar verilmesi için gerekli bir süreçtir.

Boşanma davalarının bir sonucu olarak gerekli hallerde uygulanan nafaka türleri yukarıda belirtiğimiz iştirak ve yoksulluk nafaka kararları bulunmakta ve verilmektedir.

Eşlerin varsa müşterek çocuklarının bakımı ve eğitim giderlerinin karşılanması amacıyla, boşanma davası sonucunda vasi olarak tayin edilen ebeveynine, diğer eş tarafından ödenen iştirak nafakası, dava sırasında hakim tarafından belirlenerek, davanın sonuçlanmasıyla birlikte başlar ve çocuk 18 yaşını dolduruncaya kadar devam eder.

Çocuğun eğitimin 18 yaşından sonra da devam ediyor olmasına bağlı olarak iştirak, yardım nafakası, eğitimin tamamlanmasına kadar ödenebilir. Yoksulluk nafakası boşanmaya bağlı olarak yoksulluğa düşen eşe, diğer eş tarafından ödenmesine Hakim tarafından hükmedilen nafaka türüdür. Yoksulluk nafakası eşin talebi doğrultusunda hakim tarafından karar bağlanabilir.

Nafaka Hakkında talep edilmediği takdirde hakim yoksulluk nafakası ile ilgili bir karar verme yetkisine sahip değildir. Boşanma davasını sonuçlanmasıyla birlikte başlayan yoksulluk nafakası yoksulluk durumu sürdüğü sürece devam eder.

Yoksulluk nafakası alan kişi evleninceye, sigortalı bir işte çalışmaya başlayıncaya veya ekonomik durumunda iyileşme oluncaya kadar devam eden bu nafaka türünün süresi belirlenmemiştir.

Son zamanlarda yapılan düzenleme ile nafakanın ödenmesi süresi belirli olması konusunda bir düzenleme yapılacağı düşünülmektedir.

Nafakanın artırılması davası hangi mahkemede açılır sorusu bu konuda cevabı en çok merak edilen soru olması nedeniyle cevaplayacak olursak aile mahkemeleri olduğunu öncelikli belirtmek gerekmektedir. Nafakanın Artırılması Davası

İştirak Nafakasının Artırılması Yargıtay Kararları ve Talepler

Nafakanın artırılması konusunu somutlaştırmak için örnek verecek olursak davanın açılması, talep ve sonuçlar özetlenmiştir.  Örnek  olarak aşağıda sunulan nafaka davası şu şekilde ilerlemiştir.

Nafakanın artırılması için aile mahkemesine başvuru yapan eş nafakanın arttırılması dava dilekçesinde … tarihinde boşandıklarını, lehine 175 TL yoksulluk nafakası takdir edildiğini, aradan geçen sürede nafakanın yetersiz kaldığını ileri sürerek, nafakanın aylık 875 TL’ye artırılmasını talep etmiştir. Açılan dava masraf ve nafakanın artırılması harçı mahkeme veznesine yatırılmış ve dava görülmeye başlanmıştır.

Davalı, yoksulluk nafakasının her ay düzenli olarak ödendiğini, boşanmalarına rağmen davacının halen kendi evinde oturup kira vermediğini, elektrik ve su kullanım bedellerini de kendisinin ödediğini, görevli olduğu okuldan kazandığı aylıktan başka bir geliri olmadığını, talebin fahiş olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.

Aile mahkemesinin nafakanın artırılması talebine karşılık, diğer eşin itirazları ve yapılan araştırmalar sonucu Aile mahkemesi, nafakanın artırılması davasında ki 875 TL talebini kısmen kabul ederek , nafakanın aylık 475 TL’ye artırılmasına karar vermiştir. Verilen karar ise davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Nafakanın Artırılması Davası

Nafakanın Artırılması Davası Nasıl Açılır?

Ekonomik olarak yaşanan sürekli değişiklikler iştirak nafakası ve yoksulluk nafakasının, boşanma davasının görüldüğü ve hakim tarafından tespit edildiği dönemde yeterli olmasına rağmen, değişen ekonomik koşullara bağlı olarak yetersiz bir hale dönüşmesi durumunda başvurulacak olan dava yöntem, nafakanın arttırılması davasıdır.

Ülkemiz hukuk sisteminde çekişmeli boşanma davaları hayli uzun süreler boyunca devam edebiliyor. Alınan sonuç kararına yapılan itirazların görüşülmesi ve sonucun açıklanması bazı durumlarda birkaç seneye kadar uzayabiliyor. Bu durumda dinamik koşullara sahip olan ekonomide yaşanan değişiklikler, belirlenmiş iştirak ve yoksulluk nafakasının artık tamamen yetersiz kalmasına bile neden olabiliyor.

Buna paralel olarak boşanma davasının sonucunda belirlenmiş olan iştirak ve yoksulluk nafakasına, dava bitiminden hemen sonra da başvurulabilir, yıllar öncesinde bağlanmış olan nafakalarını yetersiz olmasıyla birlikte de başvurulabilir.

Nafakanın arttırılması davalarında yetkili olan mahkemeler Aile Mahkemeleridir. Nafakanın arttırılması davası, nafaka alacaklısının yerleşim yerinde bulunan Aile Mahkemesine başvurularak açılabilir.

Bununla birlikte karmaşık usuller, konuyla ilgili önem taşıyan dilekçenin yazılması, gerekçelerin doğru bir şekilde hakime sunulabilmesi gibi çeşitli hukuki süreçler konusunda deneyimli bir avukat dan yardım alınması, istenilen sonuca en hızlı şekilde ulaşılmasını sağlayacak önemli bir detaydır.  Nafakanın Artırılması Davası

Nafakanın Artırılması Davası Avukat ve Danışmanlık Neden Olmalı

Nafaka artırımı amacıyla açılan davalar, yanlış veya usul yönünden eksik başvuru dilekçesi, usullere uygun ve doğru bir şekilde arttırılma talebinin gerekçelerinin sunulamaması gibi nedenlerle çoğunlukla başarısızlıkla sonuçlanabiliyor. Bu türlü durumlarla karşılaşmamak için boşanma ve nafaka davalarında deneyimli avukatlardan yardım talep edilmesi önemlidir.

Nafakanın Artırılması davasında avukat ve danışmanlık almanız durumunda bunun size faydaları nelerdir. Nafaka artırım davasında en önemli konu artırım istenecek miktarın belirlenmesinde, belirlenen nafaka miktarının mahkemece karar verilmesi için nasıl bir ispat sürecinin işleyeceğini, davanın sürelerinin takip edilmesi, zamanında cevapların ve delillerin sunulması davanın olumlu sonuçlanmasında faydalı olacaktır.

Ayrıca Aile mahkemesince itiraz aşamalarının yapılması veya belirlenen miktarın ödenmemesi halinde nafakaya dayalı icra takibi yapılarak nafakanın ödenmesi ve tahsili için başvuruların yapılması aşamalarında katkısı olacaktır. Nafakanın ödenmemesi halinde ceza davasının açılması ve takip edilmesi de nafakanın alınması aşamasında da önemli hususlardır.

Örneğin Yerel aile mahkemesince Nafakanın artırılması nedeniyle açılan davayı şartlar oluşmadığı için red kararı verilmiştir. Davayı açan avukat tarafından İstinaf Mahkemesine yapılan itiraz sonucu şöyle karar verilmiştir.

Davacının takdir olunan nafaka bedeline her yıl ÜFE oranında artırım yapılması talebi yönünden istinaf talebinin KABULÜNE, nafaka miktarına ve nafakanın her yıl %10 oranında artırılmasına yönelik istinaf talebinin REDDİNE, -Davalının nafaka miktarına yönelik istinaf talebinin KABULÜNE, diğer istinaf taleplerinin reddine,

-İlk derece mahkemesi kararının 1, 2, 4 ve 5 nolu bentlerinin KALDIRILMASINA,

-… Aile Mahkemesinin … Esas, …..Karar sayılı ilamı ile hükmedilen aylık 2.000 TL iştirak nafakasının aylık 750 TL artırılarak 2.750 TL’ye yükseltilmesine, dava tarihinden itibaren davalıdan alınarak davacıya verilmesine, her yıl ÜFE oranında artırılmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine,

-Kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 102,42 TL harç peşin alındığından fazla yatırılan 34,14 TL harcın talebi halinde davacıya iadesine,

-Davacının ilk derece mahkemesinde yaptığı 27,70 TL başvurma harcı, 102,42 TL peşin harç, onaltı tebligat masrafı olan 141,00 TL ve dokuz müzekkere masrafı olan 42,20 TL olmak üzere toplam 313,32 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranlarına göre hesaplanması suretiyle 58,74 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalanın davacının üzerinde BIRAKILMASINA, karar verilmiştir.

Yapılan açıklamalar ışığında konuyu özetleyecek olursak, Nafakanın arttırılması davası, çekişmeli boşanma davasının sonucu olarak hakim tarafından belirlenmiş olan iştirak ve yoksulluk nafakaları için olduğu gibi, anlaşmalı boşanma davalarında eşlerin birbirleriyle anlaşarak protokole koyduğu ve Hakim tarafından onaylanmış olan iştirak ve yoksulluk nafakalar için talep edilebilir. Nafaka davası, konusunu okuyabilirsiniz. Nafakanın Artırılması Davası

Yargıtay Kararı – Nafakanın Artırılması Davası

NAFAKA ARTIRILMASI DAVASI. BOŞANMA DAVALARINDA YETKİLİ MAHKEME EŞLERDEN BİRİNİN. YERLEŞİM YERİ VEYA DAVADAN ÖNCE SON DEFA ALTI AYDAN BERİ BİRLİKTE OTURDUKLARI. YER MAHKEMESİ OLDUĞU. YETKİ İTİRAZININ REDDİ İLE İŞİN ESASININ İNCELENMESİ GEREĞİ. HÜKMÜN BOZULDUĞU

ÖZET: Boşanma ve ayrılık davalarında ise yetkili mahkeme eşlerden birinin. Yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. Davacı-davalı kocanın dava tarihi itibarıyla Merkezi Adres Kayıt Sistemindeki yerleşim yeri M… ilidir. Davalı-davacı tarafça, davacı-davalı kocanın yerleşim yerinin aksini gösteren bir kanıt gösterilmediğine göre, yetki itirazının reddi ile işin esasının incelenmesi gerekirken yetkisizlik kararı verilmesi doğru bulunmamıştır.

Nafakanın Artırılması Davası ve nafaka avukatları ankara hakkındaki makaleye göz atabilirsiniz. Nafakanın Artırılması Davası

Nafakanın Artırılması Davası | Sıkça Sorulan Sorular

Nafakanın artırılması karar örneği ve kararlar

Aile mahkemesinin …. Esas, …. karar sayılı kararıyla boşandıklarını, 100 TL yoksulluk nafakası takdir edildiğini, bu nafakanın günün ekonomik koşulları ve enflasyon sebebiyle müvekkilinin zaruri ihtiyaçlarının artması sonucu yetersiz kaldığını ileri sürerek, nafakanın aylık 400 TL’ye artırılmasını talep etmiştir.

Davalı usulüne uygun tebligata rağmen duruşmaya katılmadığı gibi cevap dilekçesi de sunmamıştır.

Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile nafakanın aylık 350 TL’ye artırılmasına karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Nafakanın artırılması davalarında Talep verilen karar ve İtiraz nasıl yapılır

Davacı, dava dilekçesinde; davalı ile boşandıklarını, müşterek çocuk Hatice’nin velayetinin kendisine verildiğini, boşanma kararı ile kendisine 200,00 TL yoksulluk, müşterek çocuk için 100,00 TL iştirak nafakasına hükmedildiğini, iştirak ve yoksulluk nafakasının günün ekonomik koşullarına göre yetersiz kaldığından, yoksulluk nafakasının aylık 500,00 TL’ ye, müşterek çocuğun iştirak nafakasının aylık 250,00 TL ye çıkarılmasını talep ve dava etmiştir.

Davalı, cevap dilekçesinde; davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu, kendisinin kirada oturduğunu ekonomik durumunda değişiklik de olmadığını, nafaka arttırım talebinin reddine karar verilmesini; mahkeme eğer aksi kanaatte ise, nafakaların her yıl enflasyon oranı kadar artırılmasını talep etmiştir.

Mahkemece; davacı tarafından açılan yoksulluk nafakasının artırımı davasının kısmen kabulü ile, 200 TL yoksulluk nafakasının dava tarihi olan 14.08.2015 tarihinden itibaren 350TL olarak belirlenip davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine,

…’e velayeten açılan iştirak nafakasının artırımı davasının kabulü ile, müşterek çocuk Hatice lehine belirlenen 100TL iştirak nafakasının dava tarihi olan 14.08.2015 tarihinden itibaren 250TL olarak belirlenip davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.

1)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2)Davada; yoksulluk nafakasının artırılması talep edilmiştir. Mahkemece iradın arttırılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi ya da hakkaniyetin artırımı zorunlu kılması gerekmektedir.

Nafakanın enflasyon oranında artırılması

Davacı vekili dava dilekçesinde, müşterek çocuk için hükmedilen aylık 2.000 TL iştirak nafakasının günün ekonomik koşulları, çocuğun artan ihtiyaçları karşısında yetersiz kaldığını belirterek, nafakanın aylık 6.000,00 TL’ye çıkartılmasına ve tespit olunacak nafaka miktarının her yıl %10 oranında artırılmasına, kabul edilmediği takdirde TEFE-ÜFE oranında artırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı süresinde cevap dilekçesi ibraz etmemiş, 13.10.2015 tarihinde sunduğu dilekçesinde davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, dava kısmen kabul edilerek aylık 2.000 TL olan iştirak nafakasının 1.500 TL artırımı ile aylık 3.500,00 TL ye çıkarılmasına karar verilmiştir.

Davacı istinaf dilekçesinde, hükmolunan aylık nafaka bedeline her yıl %10 veya TEFE-ÜFE oranında artırıma karar verilmediğini, nafaka miktarının yerinde olmadığını belirterek, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı istinaf dilekçesinde, davacının gelir tespitinin gereği gibi yapılmadığını, çocuğun tüm giderlerine yakın bir nafaka belirlendiğini, babanın haricen çocuğun birçok ihtiyacını karşıladığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Nafakanın üfe oranında artırılması

Davacı,. Mahkemesinin … tarihli …….Esas sayılı dosyası ile lehine aylık 450,00 TL yoksulluk nafakasına hükmedildiğini, evlilik sürecinde ağır psikolojik travmalar nedeni ile boşandıktan sonra psikolojik tedavi görmeye devam ettiğini, nafakanın aradan geçen sürede nazara alındığında yetersiz kaldığını, nafakanın takdir edildiği tarihte davalının askerde olması nedeni ile düşük bir rakam belirlendiğini belirterek, yoksulluk nafakasının aylık 1.500,00 TL’ye yükseltilmesine ve ileriki yıllarda üfe oranında artırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı, işsiz olduğunu, babasından miras yolu ile intikal eden şirkette hissedar olduğunu, ailesinin desteği ile geçindiğini, davacının ise üniversite mezunu olduğunu, çalışmasına engel bir durumunun olmadığını, babasına ait işyerinde çalıştığını ancak resmi olarak sigortaya bildirilmediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere aylık 450,00 TL olan yoksulluk nafakasının 700,00 TL’ye yükseltilmesine ve nafaka miktarının her yıl . oranında artırılmasına karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Nafakanın Artırılması Şartları Yargıtay Kriterleri

Nafakanın Artırım davasında; boşanmış eşlerin ekonomik ve sosyal hallerinde ki değişiklik, Aile mahkemesince daha önceden kurulan dengeyi bozup bozmadığı öncelikli olarak göz önüne alınır.

Aile mahkemesi nafakanın artılımsaına karar verirken belirlediği en önemli kriter, nafaka alan eşin ihtiyaçlarını karşılayacak bir miktar olmasına dikkat edilirken, diğer yandan da miktar belirlenirken nafakayı ödemekle sorumlu tarafın gelir durumu ile doğru orantılı olacak şekilde adalet ölçüsünde nafakayı artırmalıdır.

AVUKATA İLK SORUYU SİZ SORMAK İSTER MİSİNİZ?

AVUKATA SORU SORUN

Bize Ulaşın




BİZE ULAŞIN

İletişim Bilgileri