Okuyan Çocuğa Yardım Nafakası | Ankara Avukat

Okuyan Çocuğa Yardım Nafakası

Okuyan Çocuğa Yardım Nafakası

Okuyan Çocuğa Yardım Nafakası Nasıl Alınır? Eğitimine devam eden çocuğa yardım nafakası, aile mahkemelerince görülen boşanma davalarının ardından gündeme gelir.

Evlilik birliği hukuki olarak sonlandırılan kişilerin çocuklarına yönelik velayet kararları ve yardın nafakası talebi, boşanma davası ile birlikte görülebildiği gibi sonradan da bu konularla ilgili olarak yargı yoluna başvurulabilir.

Söz konusu davalarda, eğitimi devam eden çocuğun menfaatlerine yönelik uygun ekonomik şartların oluşması adına boşanma davasının taraflarından birine iştirak nafakası adı altında okuyan çocuğa yardım nafakası verilmesine hükmedilir.

Eğitim için yardım nafakası adı da verilen bu yasa, Medeni Kanun’un 328. maddesinde açıkça belirtilmiştir. Nitekim çocukların menfaatleri düşünülerek eğitim ve bakım giderlerinin karşılanmasına yönelik hükümler, her boşanma davasından sonra davanın tarafları açısından gündeme gelmektedir.

İştirak Nafakası Ne Kadar Süre İçin Geçerlidir?

Medeni Kanun’da yer alan hükümlere göre, “Ana ve babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder.” ibaresi bulunmaktadır.

Dolayısıyla bu kanun hükmüne göre boşanmış kişilerin çocuklarına vermek zorunda oldukları iştirak nafakası çocuğun reşit olmasının akabinde sona ermektedir.

Bu süreç doğal bir şekilde, diğer bir tabirle otomatik olarak gerçekleştiği için iştirak nafakası ödeme yükümlülüğü olan tarafın, çocuğun ergin olması sebebiyle iştirak nafakasını sonlandırma talebinde bulunmasına gerek görülmemektedir.

Öte yandan, eğer çocuk 18 yaşını doldurmuş ancak eğitim hayatı devam ediyorsa bu durumda da iştirak nafakası alma talebinde bulunabilir. Dolayısıyla özel üniversitede okuyan çocuğa nafaka gibi durumlar için de Medeni Kanunda ilgili hükümler bulunmaktadır.

Eğitimi Devam Eden Reşit Çocuğa Nafaka Talebi

Çocuğun reşit olmasından sonra son bulan iştirak nafakasına rağmen eğitiminin devam etmesi durumunda anne ve babanın çocuğa bakma yükümlülüğü devam etmektedir.

Medeni Kanunu’nun 328. maddesinde belirtildiği üzere, çocuğun eğitimi sona erinceye kadar anne ve babanın kendi durumları el verdiği ölçüde söz konusu çocuğa bakma sorumluluğu vardır.

Bu noktada iştirak nafakasının sonlanmasının ardından genellikle eğitimi devam eden çocuğa yardım nafakası talebiyle yeni bir dava başvurusunda bulunulması gerekir. Çünkü 18 yaşını dolduran çocuğun nafakasının kaldırılması doğal bir süreç iken reşit çocuğun yardım nafakası talebi ilgili mahkemeye başvurulmadan kabul edilmemektedir.

Okuyan Çocuğa Yardım Nafakası

Türk Medeni Kanunu’ nun kendilerine vermiş olduğu hak doğrultusunda kanun dahilinde bulunan şartlara uygunluğuna göre evlilik birliğini sürdüremeyen çiftler, boşanabilmektedir.

Türk Medeni Kanunu kapsamında açılan boşanma davası sonucunda. Aile Mahkemesi‘ nden evlilik birliğinin yasal olarak sona erdirilmesi kararının alınması ile birlikte evlilik birliğinde çocuk ya da çocuklar söz konusu ise velayetleri ile ilgili olarak da karar alınır. Bu noktada boşanma davalarının önemli parçalarından birisi olan nafaka konusu da gündeme gelir.

Buna göre eğitim çağında bulunan çocuğun ya da çocukların eğitim için yardım nafakası alması, Türk Medeni Kanunu tarafından çocukların bakım ve eğitim giderleri hükümleri dahilinde ilgili 328. Maddesi dahilinde düzenlenmiştir.

Boşanma ve Nafaka Okuyan Çocuğa Yardım Nafakası

Boşanma davası neticesinde Aile Mahkemesi hakimi tarafından müşterek çocuğun menfaatlerini göz önünde bulunarak velayet ve iştirak nafakası ile ilgili olarak gereklilik teşkil eden önlemleri alma yükümlülüğüne sahiptir.

Bu noktada genel uygulama dahilinde çocuğun velayeti anne veya babadan herhangi birisine verilirken, diğer tarafında iştirak nafakası ile çocuk ya da çocukların maddi gereksinimlerine destek vermesi mümkün kılınır. (Okuyan Çocuğa Yardım Nafakası)

İştirak Nafakası Ne Kadar Süre Alınır?

Türk Medeni Kanunu kapsamında boşanma davalarına konu olan iştirak nafakası için söz konusu geçerlilik süresi. Çocuk ya da çocukların reşit olmalarına yani 18 yaşını doldurmalarına kadardır.

Çocuğun reşit sıfatı kazanmasına karşın, nafaka yükümlüsü iştirak nafakası ödemeye devam ettiği hallerde, Yargıtay kararları kapsamında bu yapılan 18 yaşın doldurulmasından sonraki iştirak nafakası ödemeleri ahlaki görevin ifa edilmesi şeklinde değerlendirilmekte olunduğundan, iadesinin talep edilmesi hakkı bulunmaz.

Fakat çocuğun reşit olmasının ardından gelen döneme dair iştirak nafakasının cebri icra yolu ile tahsili yolu kullanılmış ise. Yargıtay tarafından artık bir ahlaki yükümlülükten söz edilememesi. Dolayısı ile bu halde ödenmek mecburiyetine düşülen iştirak nafakasının iadesini talep etme hakkı olacağını belirtir. (Okuyan Çocuğa Yardım Nafakası)

Eğitimi Devam Eden Reşit Çocuğa Nafaka

İştirak nafakası, çocuğun reşit olması ile sona ererken, eğitiminin devam etmesi durumunda ergin çocuğunda eğitim ve bakım yükümünün anne ve baba üzerinde olmasından dolayı Türk Medeni Kanunu’ nun 328. Maddesi 2. Fıkrasında belirtilmektedir.

Söz konusu kanun maddesi çerçevesinde çocuk reşit olmasının ardından eğitim yaşamı sürmekte ise anne ve babasından nafaka talebi gerçekleştirebilir. Bu nafaka, koşulları kapsamında aslında yardım nafakası yapısında olurken. Çocuğun eğitiminin devam etmesi sebebi ile kendi geçimini sağlayamayacağı ve eğitim giderlerini karşılayamayacağı gerekliliği mevcuttur.

Genel şekilde uygulanan kararda, iştirak nafakasının sona ermesinin ardından devam eden eğitime yönelik olarak nafakanın sadece yeni bir dava ile talep edilmesi gerekir.

İştirak nafakası kendiliğinden eğitim dolayısı ile yardım nafakası haline gelmemektedir. Fakat iştirak nafakasının eğitim sürmekte iken. Kendiliğinden eğitim açısından yardım nafakası şeklinde devam edeceği ile ilgili olarak da bazı Yargıtay kararları bulunur. (Okuyan Çocuğa Yardım Nafakası)

1 SORULAR

  1. Melis Kiraz dedi ki:

    İyi günler sayın avukat hanım/bey, üniversitede okuyan erkek çocuğa ödenen yardım nafakasının süresi bir çok hukuk sitesinde okuduğum kadarıyla öğrenimi sürdüğü sürece, ve hatta eğitimi bittikten sonra işe girinceye kadar diye kanun maddesiyle birlikte avukatlar açıklama getirmişler. Benim sorum, bu hakkaniyetli bir durum mudur? Aslında olması gereken okuduğu üniversitenin, öğrenim süresi kadar ( 4 yıllık bir bölümse, 4 yıl) gibi olması gerekmez mi? Kaldı ki devlet bile ölmüş anne veya babanın emekli maaşını, eğitimin bitmemiş olmasına bakmaksızın, sanırım 25 yaşında kesiyor. Bu konuda bilgi verebilirseniz sevinirim. İyi günler dilerim. Şimdiden teşekkür ederim.

AVUKATA SORU SORUN

Bize Ulaşın




BİZE ULAŞIN

İletişim Bilgileri