Aldatma durumunda mal paylaşımı nasıl olur? Aldatma mal rejimini etkiler mi?

Aldatma durumunda mal paylaşımı nasıl olur? Aldatma mal rejimini etkiler mi?
Türk Medeni Kanunu'nda aldatma veya diğer bir deyişle zina boşanma sebepleri arasındadır. Zina işlediği ispatlanmış bir eşin varlığı durumunda, boşanma için mahkemenin kara aşamasında, zinanın evliliği çekilmez hale getirip getirmediğine gerektirmez.

Aldatma, evliliklerde yaşanabilecek en zorlayıcı ve duygusal olarak en yıkıcı problemlerden biridir. Bu, yalnızca iki kişi arasındaki güvenin sarsılması değil, aynı zamanda yasal sonuçları olan karmaşık bir meseledir. Aldatma nedeniyle boşanma süreçleri, katılımcılar için hem duygusal hem de finansal açıdan zorlu olabilir. Bu bağlamda, aldatma durumunda karşılaşılan yasal süreçler ve sonuçları hakkında bilgilendirme yapmak önem taşır.

Aldatma Durumunda Mal Paylaşımı Nasıl Olur?

Aldatma, boşanma kararı ve sonrasında mal paylaşımını doğrudan etkileyebilir. Türk Medeni Kanunu'nun 236. maddesi uyarınca, aldatma gibi ağır kusurlar, mal paylaşımında farklılıklara neden olabilir. Mahkeme, aldatma eylemini gerçekleştiren eşin mal paylaşımındaki oranını azaltabilir veya tamamen ortadan kaldırabilir. Bu, genellikle kusurlu tarafın lehine olmayacak şekilde, adil bir paylaşım yapılmasını sağlar. Örneğin, eşini aldatan bir erkeğin mal paylaşımındaki oranı %33'e düşürülürken, mağdur tarafın payı %67'ye çıkarılabilir.

Aldatma Sebebiyle Boşanmada Hangi Mallar Kadınındır?

Evlilik birliği sırasında edinilen mallar, kanunen edinilmiş mallara katılma rejimi kapsamında değerlendirilir. Bu, eşlerin evlilik süresince edindikleri malların ortak mal olarak kabul edildiği anlamına gelir. Aldatma nedeniyle boşanma durumunda da, kadının kişisel mal varlığına dokunulmaz. Kadın, evlilik süresince edinilen malların yarısına hak kazanır, bu da çalışmasa dahi mal paylaşımında kadının haklarının korunduğunu gösterir.

Aldatma Nedeniyle Boşanma Davası Ne Kadar Sürer?

Aldatma sebebiyle açılan boşanma davalarının süresi, davanın çekişmeli mi yoksa anlaşmalı mı olduğuna, delillerin toplanma süresine ve mahkemenin iş yüküne göre değişiklik gösterir. Genel olarak, zinanın kesin olarak ispat edildiği durumlar dışında, dava süreci 9 ay ile 15 ay arasında değişebilir. Ancak bu süreç, davanın karmaşıklığına ve karşı tarafın davaya itiraz edip etmediğine bağlı olarak daha da uzayabilir.

Aldatma Mal Paylaşımını Etkiler Mi?

Evet, aldatma mal paylaşımını etkileyebilir. Mahkeme, aldatma eyleminin gerçekleştiğini göz önünde bulundurarak, kusurlu tarafın mal paylaşımındaki oranını adil bir şekilde ayarlayabilir. Bu, genellikle kusurlu tarafın aleyhine olacak şekilde, mağdur tarafın lehine bir düzenleme yapılmasını içerir.

Zina Aldatma Nedeniyle Boşanmada Mal Paylaşımı Nasıl Yapılır?

Zina, yani aldatma nedeniyle boşanmada mal paylaşımı, hâkimin takdirine bağlıdır. Hâkim, zina eyleminin ağırlığını ve bu eylemin evlilik birliği üzerindeki etkilerini dikkate alarak, mal paylaşımını adil bir şekilde düzenleyebilir.

Aldatma Sonucu Boşanma Mal Paylaşımı Nasıl Olur?

Türk Medeni Kanunu'nda aldatma veya diğer bir deyişle zina boşanma sebepleri arasındadır. Zina işlediği ispatlanmış bir eşin varlığı durumunda, boşanma için mahkemenin kara aşamasında, zinanın evliliği çekilmez hale getirip getirmediğine bakmasını gerektirmez.

Aldatma eylemini gerçekleştirmiş bir eşin olması ve bu durumun ispatlanması doğrudan boşanma sebebi sayılır. Aldatmanın bu noktada doğru bir şekilde açıklanması gereklidir.

Aldatma nedeniyle boşanma eşlerden birinin bilerek ve isteyerek başka bir kişiyle cinsel ilişkiye girmiş olması aldatma veya zina olarak açıklanır. Bu halde herhangi bir şekilde tecavüze uğrayan eş aldatmış olarak kabul edilmez.

Aldatma Nedeniyle Boşanmada Mal Paylaşımı Ne Kadar?

Aldatmanın doğrudan boşanma sebebi olmasının dışında etkileri de vardır. Boşanma sırasında yapılan mal paylaşımı esnasında, kusurlu olan eşin mal paylaşımından daha az pay alması ve bazı hallerde ise tamamen mal paylaşımındaki payından men edilmesi mümkündür.

Aldatma fiilinin işlenmesi bu hallerden biri olup, aldatma sonucunda boşanıldığında mal paylaşımından, aldatan eşin payına düşen kısım azaltılabilir veya tamamen iptal edilebilir. Elbette bu aşamada önemli olan konu, boşanmanın aldatma nedeniyle gerçekleşmiş olması ve aldatmanın ispat edilmiş olmasıdır.

Uygulamada boşanma sırasında yapılan mal paylaşımı eşler arasında eşit olarak bölünür. Bununla birlikte bazı durumlarda eşlerden birinin payının azaltılması veya payının tamamından mahrum edilmesi de söz konusudur. Bu haller arasında aldatma ve öldürme kastıyla şiddet eylemleri bulunur.

Zina ve Aldatma sebeplerine dayalı açılan davalarda mal paylaşımı esnasında, Hakimin kanaatine göre mal paylaşımı hakkı azaltılabilir veya tamamen iptal edilebilir. Eşin kusurlu olması, tazminat ve boşanma konularında etkili olduğu gibi mal paylaşımı konusunda da etkili olabilir.

Evlilik sırasında edinilmiş mallara katılım oranından hareketle doğan alacaklar konusunda kusurluluk hali etkili olmaz. Bununla birlikte bu konuya da belirli sınırlamalar getirilmiş, Medeni Kanun' un 236/6 maddesi gereğince, edinilmiş mallara katılım oranından doğan alacaklar için de zina veya hayata kast sebepleriyle boşanma kararı verildiği takdirde, hakim kusurlu olan eşin katılım payını azaltabilir veya bu paydan kusurlu olan eşi tamamen mahrum edebilir.

Bununla birlikte boşanma kararında sonuç boşanma sebebi olarak evlilik birliğinin temelden sarsılması yazması halinde, bu kural uygulanmaz ve eşlerin payları eşit şekilde paylaştırılır. Çeşitli farklı maddelere dayalı olarak davadaki hakların artması veya azalması söz konusu olabildiği gibi, bazı hakların kazanılması veya kaybedilmesi de söz konusu olabilir. Boşanma davalarında hakların doğru ve iyi bir şekilde korunabilmesi için, usullere uygun bir dava sürecinin başından itibaren sürdürülmesi önemlidir.

Bu haber toplam 508 defa okunmuştur
Etiketler :
HABERE YORUM KAT
İLETİŞİM: 0 312 229 25 05 CEP: 0 545 229 25 05 ADRES : Adres: Eti, Strazburg Cd. N:10/9, 06101 Çankaya/Ankara