Ortak Hayatın Yeniden Kurulamaması

Ortak Hayatın Yeniden Kurulamaması
Ortak Hayatın Yeniden Kurulamaması | Günümüz modern yüzyıl Türkiye' sinde evlilik birliğini kurmuş olan kişiler. Evlilik birliğinin sürdürülebilir olmaması hallerinde Türk Medeni Kanununun kendisine vermiş olduğu hak çerçevesinde boşanma davası ile evlilik birliğini sonuçlandırabilme hakkına sahip olabiliyor. Evlilik birliğinin sürdürülememesinin. Türk Medeni Kanunu...
Ortak Hayatın Kurulamaması Nedeniyle Boşanma Davası Nasıl Açılır? Evlilik birliğinin devam etmemesi nedeniyle boşanma, boşanma davasının reddinden sonra açılan davadır. Herhangi bir sebepten ötürü boşanma davası reddedilmişse, belli şartlar dahilinde ortak hayatın kurulamaması nedeniyle boşanma talebinde bulunulur. Hakim bu noktada;
  • Davanın reddedilme sebeplerini,
  • Aradan 3 yıl geçmiş olsa dahi evlilik birliğinin hala kurulup kurulmadığını
İnceler.

Ortak Hayatın Kurulamadığı Durumlar Nelerdir?

Medeni Kanun’da belirtilen hususta, “Boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak 3 yıl geçmesi halinde, her ne sebeple olursa olsun ortak hayat kurulmamışsa, evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir.” İbaresi yer alır. Buna göre, evlilik birliğinin sağlandığını kanıtlamayan hususlar şu şekildedir;
  • Kişilerin çocukları dolayısı ile bir araya geliyor oluşu,
  • Boşanmak isteyen çiftlerin belirli bir konuyu tartışmak maksadıyla görüşmüş olmaları,
  • Zorlayıcı sebeplerden ötürü çiftlerin bir araya gelmiş olmaları,
  • Ayrılık döneminde cinsel ilişkinin devam etmesi,
Bu durumlarda, ortak hayat yeniden kuruluyor anlamına gelmez. Kişiler kimi zaman çocukların ihtiyaçlarını karşılamak, düğün törenlerine iştirak etmek, cenazelerde bulunmak gibi sebeplerle bir araya geliyor olabilirler. Bu durumlar ortak hayatın yeniden kurulduğu anlamına gelmeyecektir. Evlilik birliği hiç sağlanamadığından boşanma davası açılmasında bir sakınca yoktur.

Fiili Ayrılık Sebebiyle Boşanma Nedir?

Fiili birliktelik olmadığından boşanmak için, bir evlilik birliği olmaması gerekmektedir. Fiili ayrılık sebebiyle boşanmak için oluşması gereken belirli şartlar bulunur. Bunlar;
  • Açılmış olan boşanma davası reddedilmiş olmalıdır.
  • Red kararı kesinleştikten sonra yeniden bir evlilik birliği kurulamamış olmalıdır.
  • Red kararının kesinleşmesi üzerinden 3 sene geçmiş olmalıdır.
Eğer farklı bir boşanma davası da açılmış ise, bu davanın açılması, eski dava sonrasında oluşan şartların değerlendirilmesine bir engel teşkil etmeyecektir.

Ortak Hayatın Kurulamaması Nedeniyle Dava Nasıl Açılır?

Eylemli ayrılık sebebiyle davalar, Aile Mahkemeleri’nde görülür. Bu doğrultuda açılan davalarda ispat yükü davacıya aittir. İspat yapılırken, evliliğin devam etmediğine dair gereken tüm kanıtlar ve belgeler kullanılmalıdır. Fiili ayrılığın boşanma davası için tek başına bir sebep olmadığı unutulmamalıdır. Ortak hayatın kurulamaması sebebiyle davalar, boşanma talebinin reddi itibari ile 3 yıl geçtikten sonra açılır. Ortak Hayatın Yeniden Kurulamaması | Günümüz modern yüzyıl Türkiye' sinde evlilik birliğini kurmuş olan kişiler. Evlilik birliğinin sürdürülebilir olmaması hallerinde Türk Medeni Kanununun kendisine vermiş olduğu hak çerçevesinde boşanma davası ile evlilik birliğini sonuçlandırabilme hakkına sahip olabiliyor. Evlilik birliğinin sürdürülememesinin.

Ortak Hayatın Yeniden Kurulamaması Davası Nasıl Görülür?

Türk Medeni Kanunu kapsamında belirtilen durumlara uygun olması durumunda taraflardan birisi boşanma davası açabiliyor. Bu noktada günümüzde daha önce açılmış olan ve Aile Mahkemesi tarafından reddi kararı, Alınan boşanma davasının ardından tarafların tekrar bir araya gelmemeleri yani fiili ayrılık söz konusu ise boşanma davasının durumunun ne olacağı merak ediliyor. Boşanma sebepleri arasında bulunan sebeplerden herhangi birisi çerçevesinde açılmış olan. Ve Aile Mahkeme tarafından reddi ile kesinlik kazanmış olan bir boşanma davası ardından kişilerin en az 3 yıl süreli olarak boşanma davası açabilmeleri mümkün değildir. Hatta söz konusu reddedilmiş. Boşanma davasının sona ermesinin ardından en az 3 yıl geçmiş olsa dahi her ne nedenden kaynaklı olursa olsun. Yaşamı tekrar kurulmanın yerine getirilmemesi halinde eşlerden birisinin bu sebebe bağlı olarak açacağı boşanma davası üzerinde boşanma kararı Aile Mahkemesi tarafından alınır.

Önceki Boşanma Davası Yeni Davada Etkili Olur Mu?

Önceki boşanma davasının hangi neden ile ve hangi tarafın açmış olduğunun ise bu yeni boşanma davası süreci açısından herhangi bir önem ya da etkisi ise bulunmamaktadır. Bunun yanı sıra daha önce açılmış olan boşanma davasının mutlak suret ile kesinleşmiş karara sahip olması gerekmektedir. Açılan boşanma davası ardından alınan kararın tebliği ardından gerçekleştirilmiş ve tarafların temyiz hakkını kullanmadan. Veya temyiz haklarını kullanmaları durumunda Yargıtay tarafından yapılan incelemeden geçilmesi koşulu ile kararın kesinlik kazanmış olması gerekliliği bulunmaktadır. Eğer daha önce açılan boşanma davasında kararın kesinlik kazanmamış olması durumunda ise aradan ne kadar süre geçmiş olduğu fark etmeksizin bu sebebe bağlı olarak boşanma davası açılabilmesi mümkün olmaz. Aynı zamanda da daha önce açılan boşanma davasının kararının kesinleşmesinin üzerinden en az 3 senelik bir süre içerisinde ortak hayat yeniden kurulamamış olması gerekir. Ortak hayatın hangi sebebe bağlı olarak kurulamamış olmasının ise yeni açılan boşanma davasında bir önemi bulunmaz. Ortak yaşamın kurulamama sebebi ile ilgili olarak özel şekilde Aile Mahkemesi tarafından bir kusur incelemesi de gerçekleştirilmez. Ortak yaşamın kurulması tarafların evliliği sürdürme konusundaki hür idaresi ile bir araya gelmesi. Aynı evi paylaşmaya yeniden başlaması, beraber tatile gitmesi gibi hür irade ile ortaya koyulan fiilleri kapsamına alır. Tarafların bu niyeti taşımadan aynı ortam içerisinde yer almaları, görüşme gerçekleştirmeleri ortak yaşamın tekrar kurulması kapsamında bulunmaz ve bu anlamı taşımaz. Bu gibi şartların meydana gelmesi durumunda taraflardan herhangi birisi bu sebebe bağlı boşanma davası açma hakkına sahiptir. Bu noktada daha önceki boşanma davasının hangi tarafın açmış olduğunun bir önemi bulunmaz. Fiili ayrılık söz konusu olması dolayısı ile boşanma kararı alınabilmesi açısından yalnızca bu şartların bulunması gerekirken, aynı zamanda da boşanma kararı açısından yeterlilik teşkil eder. Bu boşanma davasında boşanma kararı alınabilmesi için aynı zamanda da kusur araştırması yapılması gerek bulunmaz. | Ortak Hayatın Yeniden Kurulamaması

Yargıtay Kararı - Ortak Hayatın Yeniden Kurulamaması

BOŞANMA DAVASI - EYLEMLİ AYRILIK SEBEBİ İLE BOŞANMA - İLK DAVANIN RET SEBEBİNİN ÖNEMLİ OLMADIĞI - KOŞULLARIN OLUŞMAMASI HALİNDE DAVANIN KABULÜ GEREĞİ ÖZET: İlk davanın ret sebebi önemli olmadığı gibi ortak hayatın yeniden kurulamamasının nedeninin de bir önemi yoktur. Önceki ret edilen davada davalı kadın vasisine tebligatlar yapılmış olup, karar kesinleşmiştir. Sair koşullarında oluşması halinde davanın kabulü gerekir. Bu sebeple taraflara delilleri sorulup, gösterdikleri takdirde bütün deliller toplanıp sonucuna göre karar verilmesi gerekir.

Bu haber toplam 181 defa okunmuştur
Etiketler :
HABERE YORUM KAT
İLETİŞİM: 0 312 229 25 05 CEP: 0 545 229 25 05 ADRES : Adres: Eti, Strazburg Cd. N:10/9, 06101 Çankaya/Ankara