Atla

Görevi Kötüye Kullanma Suçu


Görevi Kötüye Kullanma Suçu

Görevi Kötüye Kullanma Suçu

Görevi Kötüye Kullanma Suçu

GÖREVİ KÖTÜYE KULLANMA - DOSYA İÇERİSİNDE MEVCUT ADLİ TIP RAPORU HERHANGİ BİR ŞEKİLDE TARTIŞILMADAN SOYUT OLARAK GÖREVİ KÖTÜYE KULLANMA SUÇUNUN UNSURLARI OLUŞMADIĞINDAN BAHİSLE BERAAT KARARI VERİLMESİNİN GEREKÇE NİTELİĞİNDE OLMADIĞI - İSTİNAF TALEBİNİN KABULÜ - HÜKMÜN BOZULMASI

ÖZET: Yerel mahkemece soruşturma aşamasında dinlenen ve özellikle rahatsızlanma sonucu ölen N. K.'ya ilk müdahaleyi yapan hemşireler G. A. ve P. Ö. ile talimat verdiği iddia olunan Başhekim U. Y. dinlenmeden ve dosya içerisinde mevcut Adli Tıp Raporu herhangi bir şekilde tartışılmadan soyut olarak görevi kötüye kullanma suçunun unsurları oluşmadığından bahisle beraat kararı verilmesinin CMK'nın 230. maddesi anlamında gerekçe niteliğinde olmadığı açık olmakla, bu yönüyle katılanın istinaf talebinin kabulü ile CMK'nın 289/1-g, 280/1-d maddeleri uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE karar verilmiştir.

Görevi Kötüye Kullanma Suçu Yargıtay Kararları

T.C. YARGITAY Ceza Genel Kurulu Esas:  2012/11-1347 Karar: 2014/30 Karar Tarihi: 04.02.2014

GÖREVİ KÖTÜYE KULLANMA SUÇU - GÖREV YERLERİNDE ÇALIŞMAYA BAŞLAYAN SANIKLARIN HASTALARI GÖRMEDEN HASTALIK TANISIYLA UYUMLU İLAÇ YAZMASI - ECZANE SAHİPLERİNE MENFAAT SAĞLANILMASI VE KAMU ZARARINA NEDEN OLUNMASI - ÖZEL DAİRE KARARINDA İSABETSİZLİK OLMAMASI

ÖZET: Doktor olarak ilk görev yerlerinde çalışmaya başlayan sanıkların, aralarında maddi bir ilişki bulunduğu her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerle ispatlanamayan eczane sahiplerinin gönderdiği ya da hasta yakınlarının bizzat getirdikleri sağlık karnelerine, hastaları görmeden, büyük bölümü konulan hastalık tanısıyla uyumlu ilaç yazma şeklindeki eylemlerinin, sosyal güvenlik kuruluşlarınca ödenen katkı payının doğması, bu şekilde eczane sahiplerine menfaat sağlanması ve kamu zararına da neden olunması hususları gözetildiğinde görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğunun kabulünde zorunluluk bulunmaktadır. Bu itibarla, Özel Daire kararında bir isabetsizlik olmadığından itirazın reddine karar verilmelidir.  

YARGITAY: GÖREVİ KÖTÜYE KULLANMA SUÇU T.C. YARGITAY 4.Ceza Dairesi Esas:  2012/27318 Karar: 2013/21253 Karar Tarihi: 15.07.2013

GÖREVİ KÖTÜYE KULLANMA SUÇU - BELEDİYE BAŞKANI OLARAK GÖREV YAPAN SANIK - EYLEMLERİN SANIKLAR TARAFINDAN İŞLENDİĞİNİN KANUNA UYGUN OLARAK YÜRÜTÜLEN DURUŞMA SONUCU SAPTANDIĞI - HÜKMÜN ONANMASI GEREĞİ

ÖZET: Sanıklara yükletilen görevi kötüye kullanma eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı anlaşıldığından hükmün onanmasına karar verilmiştir.

SIKÇA SORULAN SORULAR

Sanığın savunması, hukuk ve icra dosyaları, bilirkişi raporu, sanığın hapis hakkı, katılan beyanları, oluş ve tüm dosya kapsamına göre; hukuk mahkemesi dosyasında ihtiyati tedbir için yatırılan teminatın 3. kişilerin çeklerle ilgili katılana ait şirket aleyhine icra takibi yapmalarını engellememesi nedeniyle, mahkemeden iadesinin talep edilmesinin şirket zararına sebep olmadığı ve ayrıca sanığın vekalet ücretinin bulunduğunun kesinleşmiş mahkeme kararıyla sabit olması nedeniyle şirket adına yaptığı tahsilatlardan Avukatlık Kanunu 166. maddesi uyarınca hapis hakkı kapsamında ücretini almasının suç teşkil etmediği gözetildiğinde atılı suçlardan unsur yokluğu nedeniyle verilen beraat hükümlerinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 

Katılan şirkete ait ... yabancı dil kursunda ön muhasebe elemanı olarak çalışan sanığın, suç tarihinde aynı kursta öğretmen olarak çalışan ...’e maaş avansı olarak 2.350 TL, kat görevlisi olarak çalışan ...’e de maaşına istinaden 900 TL ödendiğine ilişkin sahte tediye makbuzları düzenleyip, bu paraların katılan şirket kasasından çıkışını sağlayarak uhdesinde tutup, hizmet ilişkisinin gereği olarak kendisine teslim edilmiş olan para üzerinde zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunduğu, sanığın bu surette hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve özel belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddia ve kabul olunan somut olayda,

Sanığın tüm aşamalarda suçlamaları kabul etmediğine ilişkin savunmaları, suça konu belge üzerindeki yazı ve imzaların sanığın eli ürünü olmadığına ilişkin bilirkişi raporu ve şirket kayıtları üzerinde her hangi bir inceleme yaptırılmaması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, öncelikle kursta muhasebe elemanı olarak sanık dışında başka bir çalışanın olup olmadığı, tediye makbuzlarını muhafaza ve doldurma görevinin kime ait olduğu, çalışanlar ... ve ...’e daha önceki ödemelerin hangi ödeme kanalı ile yapıldığı hususlarının tespiti ile, kursa ait defter ve belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, suça konu 02/03/2011 tarihli tediye makbuzlarında yazılı tutarlarda paraların kasadan ödenip ödenmediğinin. 

Ödenmiş ise kime ne zaman ödendiğinin, sanığın çalıştığı süre içerisinde maaşlarını düzenli olarak alıp almadığı, sigorta primlerinin düzenli olarak yatırılıp yatırılmadığının araştırılması, ayrıca mahkeme tarafından getirtilerek incelenen ancak doysa içerisine her hangi bir örnek sureti konulmayan, İş Mahkemesi’nin  E. sayılı dosyası ile İstanbul İcra Müdürlüğü’nün .. E. sayılı takip dosyasının getirtilip esaslı unsurları zapta geçirilerek, inceleme konusu dava ile ilgili kısımlarının onaylı suretinin denetime imkan verecek şekilde dosya içerisine alınması ve toplanan tüm delillerin sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri verilmesi,

ÖZET: Mahkemenin gerekçeli kararında, hangi sanıkların hangi eylemlere ne şekilde katıldıkları, zincirleme suç hükümlerinin hangi sanıklar yönünden hangi eylemler nedeniyle uygulandığı, mahkum olan sanıklardan Ş. E. T.'in iki eylem yönüyle, D. Ö. hakkında ise bir eylem yönüyle kovuşturma şartının ne şekilde gerçekleştiği hususlarının denetime uygun olacak ve tereddüt doğurmayacak şekilde tartışılıp gerekçeye yazılmasının zorunluluğu hukuka kesin aykırılık oluşturduğu anlaşıldığından; başkaca yönleri incelenmeksizin hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141, 5271 sayılı CMK'nun 34/1, 230 ve 289/1 g maddeleri birlikte değerlendirildiğinde; mahkeme kararlarının denetime olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması ve bu işlevin yerine getirmesi için gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaat, sanıkların suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesinin belirtilmesi, zincirleme suç hükümlerinin uygulanma nedenleri ile delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerekmektedir.

ÖZET: Sanığa yüklenen suçun öngörülen cezasının miktarı ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu dava zamanaşımının, suçun işlendiği tarihten temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşıldığından sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi gerekir.

Sanığın işlediği kabul edilen görevi kötüye kullanma suçunun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen beş yıllık asli ve yedi yıl altı aylık ilaveli zamanaşımına tabi olduğu, durma süreleri eklendiğinde dahi suç tarihi olan 28/03/2004 ile hüküm tarihi arasında ilaveli zamanaşımı süresinin gerçekleştiği nazara alınarak kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,


BİZE YAZIN

Av. İlkay Uyar Kaba
Av. İlkay Uyar Kaba

2006 yılında Ankara merkezli kurulan hukuk bürosunun kurucu Avukatı'dır. Hukuk alanında Başarının bir ekip işi olduğuna inanarak, personellerini belli alanlarda uzmanlaşmasını sağlamak için departmanlar kurularak branşlaşmaları sağlanmıştır.Hukuk Büromuz Aile hukuku ve Tazminat hukuku konularında, uzun yıllara dayanan dava çeşitliliği nedeniyle kararlardan oluşan geniş arşive sahip olup, bir çok davada almış olduğu önemli kararlar örnek içtihatlar olarak yayınlanmıştır.Hukuk departmanları olan icra, tazminat, iş kazası, genel dava, tüketici bölümlerinde oluşan her biri kendi alanında tecrübe edinmiş avukat ve yardımcı personeller görev yapmaktadır. Kendine güvenmek başarmanın yarısıdır. Başarı ise karşınızda ki kişiye güven verir. Başarı ve güvenin olduğu yerde olursanız doğru yol almanız kolay olur. İ.K.

İLGİLİ KONULAR
YORUMLAR
  • Görevi Kötüye Kullanma Suçu - Yorum
    İHSAN SEÇKİN -
    12 Ağustos 2016

    iyi günler kolay gelsin. Görevi Kötüye Kullanma Suçu hakkında sorum olucaktı ? Bilgi verebilirmisiniz.

    Cevapla
  • Görevi Kötüye Kullanma Suçu - Yorum
    ASLI YEŞİLYURT -
    18 Ağustos 2016

    Görevi Kötüye Kullanma Suçu Sizden randevu almak istiyorum.Yardımcı olurmusunuz?

    Cevapla
  • Görevi Kötüye Kullanma Suçu - Yorum
    GÖKBERK KULA -
    21 Ağustos 2016

    Görevi Kötüye Kullanma Suçu Konuda belirttiğiniz dava hakkındaki makaleyi beğendim.

    Cevapla
  • Görevi Kötüye Kullanma Suçu - Yorum
    EYYÜP GİRGİN -
    15 Eylül 2016

    Görevi Kötüye Kullanma Suçu Bu davada ben nasıl bir yol izlemeliyim lütfen yardımcı olurmusunuz ?

    Cevapla
Yorum Bırak