Açığa imzanın Kötüye Kullanılması

  •  Açığa İmzanın Kötüye Kullanılması, Zorla Senet İmzalatmak ile ilgili suç duyurusu ihbar veya şikâyet, Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluk makamlarına yapılabilir.
  • Belirli bir tarzda doldurulup kullanılmak üzere kendisine teslim olunan imzalı ve kısmen veya tamamen boş bir kağıdı, verilme nedeninden farklı bir şekilde dolduran kişi, şikayet üzerine, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
  • İmzalı ve kısmen veya tamamen boş bir kağıdı hukuka aykırı olarak ele geçirip veya elde bulundurup da hukuki sonuç doğuracak şekilde dolduran kişi, belgede sahtecilik hükümlerine göre cezalandırılır
  • Valilik veya kaymakamlığa ya da mahkemeye yapılan ihbar veya şikâyet, ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir.
  • Yurt dışında işlenip ülkede takibi gereken suçlar hakkında Türkiye’nin elçilik ve konsolosluklarına da ihbar veya şikâyette bulunulabilir.
  • Bir kamu görevinin yürütülmesiyle bağlantılı olarak işlendiği iddia edilen bir suç nedeniyle, ilgili kurum ve kuruluş idaresine yapılan ihbar veya şikâyet, gecikmeksizin ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir.
  • İhbar veya şikâyet yazılı veya tutanağa geçirilmek üzere sözlü olarak yapılabilir.
  • Yürütülen soruşturma sonucunda kovuşturma evresine geçildikten sonra suçun şikâyete bağlı olduğunun anlaşılması halinde; mağdur açıkça şikâyetten vazgeçmediği takdirde, yargılamaya devam olunur.
  • Şikayet hakkının hukuken korunabilmesi ve yerinde kullanıldığının kabul edilebilmesi için, şikayet edilenin cezalandırılmasını veya sorumlu tutulmasını gerektirecek yeterli kanıtların olması zorunlu değildir. Şikayeti haklı gösterecek bazı emare ve olguların zayıf ve dolaylı da olsa varlığı yeterlidir.
  • Açığa imzanın Kötüye Kullanılması ile ilgili Suç duyurusunda bulunulurken söz konusu suçun yasada sayılan maddi ve manevi unsurları değerlendirilmeli, suçun bütün unsurlarıyla ortaya çıktığına ilişkin iddialar maddeler halinde, gerçeğe uygun bir bütünlük içerisinde ortaya konmalı, kişisel değerlendirmelerden ve hukuki sorumluluk doğurabilecek ifadelerden kaçınılmalıdır.

Açığa imzanın Kötüye Kullanılması -Soruşturma Evresi

  1. Açığa imzanın Kötüye Kullanılması davasında delillerin toplanmasını isteme,
  2. Soruşturmanın gizlilik ve amacını bozmamak koşuluyla Cumhuriyet savcısından belge örneği isteme,
  3. Vekili bulunmaması halinde, cinsel saldırı suçu ile alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda, baro tarafından kendisine avukat görevlendirilmesini isteme,
  4. 5271 sayılı Ceza Muhakesi Kanunu’nun 153. maddesine uygun olmak koşuluyla vekili aracılığı ile soruşturma belgelerini ve elkonulan ve muhafazaya alınan eşyayı inceletme,
  5. Cumhuriyet savcısının, kovuşturmaya yer olmadığı yönündeki kararına kanunda yazılı usule göre itiraz hakkını kullanma.

Yargıtay – Açığa imzanın Kötüye Kullanılması

T.C. YARGITAY 11.Ceza Dairesi Esas:  2012/27281 Karar: 2014/11427 Karar Tarihi: 10.06.2014

AÇIĞA ATILAN İMZANIN KÖTÜYE KULLANILMASI SUÇU – YÜKLENEN SUÇUN TAKİBİNİN ŞİKAYETE BAĞLI OLDUĞU – ŞİKAYETİN SÜRESİNDE OLUP OLMADIĞI – UZLAŞTIRMA HUSUSUNUN DEĞERLENDİRİLMESİ – YÜKLENEN SUÇUN YAZILI DELİLLE İSPATI GEREĞİ

ÖZET: Yüklenen suçun takibi şikayete bağlı bir suç olup şikayetin süresinde yapılıp yapılmadığının belirlenmesi, suçun uzlaşma kapsamında olduğu anlaşıldığından uzlaştırma hususunun değerlendirilmesi, uzlaştırmanın gerçekleşmemesi durumunda yüklenen açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçunun yazılı delille ispatının zorunlu olduğu gözetilerek delillerin buna göre araştırılıp tartışılması ve sonucuna göre hukuki durumun belirlenmesi gerekir. (5237 S. K. m. 51, 209) (5271 S. K. m. 231, 253, 254) (YİBK. 24.03.1989 T. 1989/1 E. 1989/2 K.)

Dava ve Karar: Katılanlar vekilinin temyizinin esasa ilişkin olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak;

1- Sanığın, Katılan K. E.’a bir miktar borç para verdiği, katılan K. E.’un da borcuna karşılık kendisini borçlu, diğer katılan E. A. de kefil olarak doldurup imzaladıkları ve diğer kısımlarını boş bıraktıkları miktar kısmını 35.000.00 TL olarak doldurup icra takibine kaynak şeklinde iddia ve kabul edilen somut olayda sübutu halinde eylemin 5237 sayılı TCK.nun 209/1. maddesinde düzenlenen açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçunu oluşturacağı, öncelikle yüklenen suçun takibi şikayete bağlı bir suç olup şikayetin süresinde yapılıp yapılmadığının belirlenmesi, 5271 sayılı CMK.nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca suçun uzlaşma kapsamında olduğu anlaşıldığından anılan maddeler uyarınca uzlaştırma hususunun değerlendirilmesi, uzlaştırmanın gerçekleşmemesi durumunda, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 24.03.1989 gün ve 1/2 sayılı kararında öngörüldüğü üzere, yüklenen açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçunun yazılı delille ispatı zorunlu olup, HMK.nun cevaz verdiği ayrık durumlar dışında tanıkla ispatının olanaklı olmadığı gözetilerek delillerin buna göre araştırılıp tartışılması ve sonucuna göre hukuki durumun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yetinilerek suç vasfının tarihinde de yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi,

2- Kabule göre de;

Sanık hakkında hükmolunan cezanın, sabıkasında bulunan kayıtların silinme koşullarının oluştuğu ve verilen cezanın ertelenmesi halinde bir daha suç işlemeyeceğine kanaat getirildiği belirtilerek TCK.nun 51. maddesi gereğince ertelenmesine karar verildiği halde; vaki eylemi nedeniyle daha lehe sonuç doğuran ve öncelikle uygulanması gereken 5271 sayılı CMK.nun 231/5. vd. maddelerinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin anılan maddede gösterilen objektif ve subjektif şartlar irdelenmeden ‘şartları oluşmadığından’ şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,

3- Kendilerini vekil ile temsil ettiren katılanlar lehine vekalet ücretine hükmolunmaması,

Sonuç: Yasaya aykırı, katılanlar vekilinin temyiz itirazlarının bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

 

 

Avukat