Ayrı Yaşama Nedeniyle Boşanma

İlkay Hukuk Bürosu Makaleler
İlkay Hukuk Bürosu > Aile ve Boşanma Hukuku Davaları  > Ayrı Yaşama Nedeniyle Boşanma

Ayrı Yaşama Nedeniyle Boşanma

Ayrı Yaşama Nedeniyle Boşanma

Ayrı Yaşama Nedeniyle Açılan Boşanma Davaları

 

Ayrı Yaşama Nedeniyle Boşanma | Evlilik birliğini sonlandırmak isteyenler Türk Medeni Kanunu’nda açık bir şekilde belirtilmiş olan boşanma sebeplerinden birini öne sürerek boşanma davalarını açabilirler. Ancak bu davalar mahkemeler tarafından kabul edilmeyerek ya da başka sebeplerle reddedilebilir.

 

Bu durumda eşlerin üç yıl boyunca aynı gerekçeyle tekrar bir boşanma davası açması mümkün değildir. Kişiler bu süreçte ayrı yaşarlarsa bu durumu gerekçe göstererek tekrar ortak hayatın kurulamaması noktasıyla yeniden boşanma davası açabilirler.

 

Kişilerin ayrı yaşaması hususu Türk Medeni Kanunu içinde yer alan boşanma sebeplerinden evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine bağlı olarak değerlendirilmektedir.

 

Bu gerekçenin ortaya çıktığı durumlarda sadece tek bir eşin bile mahkemeye boşanma davasını açmak üzere başvurması ile davaların açılması mümkün olmaktadır. Kanun bu gerekçeyi boşanma davaları için geçerli bir neden sayarken eşlerin birbirinden ayrı yaşadıklarını göz önünde bulundurup evliliğin hali hazırda fiilen bitmiş olduğu yönünde bir fikre sahip olur.

 

Eşler ayrı yaşıyor olsalar ve mahkeme tarafından da bu durum fiili bir ayrılık olarak görülse de bu sebeple boşanma davalarını açabilmek için mutlaka bazı şartların yerine getirilmiş olması gerekmektedir.

 

Buna göre eşlerin daha önce bir boşanma davası açmış olması ve bunun reddedilmiş olması gerekmektedir. Bunun dışında davanın kim tarafından açıldığı önemli olmamakta ve hatta her iki eş tarafından da davanın açılması mümkün olmaktadır.

 

Ayrı yaşama nedeniyle açılacak olan boşanma davalarında ortak hayatın kurulmamış olması dikkate alınacak en önemli noktadır.

 

Yani daha önceki boşanma davasının reddedilmesinin ardından aynı evde yaşamaya devam eden kişiler için bu kabul edilebilir değildir. Mahkemenin ortak hayatın sürdürülemediği yönünde kanıları elde etmeye yarayan ispatlara ihtiyacı vardır.

 

Aynı şekilde 3 yıllık sürede devamlı olmasa da zaman zaman görüşmek de ortak hayatın kurulamadığı fikrine karşı olmaktadır. Konuyla bağlantılı olan Boşanma Davasında 3 Yıllık Süre konusu hakkında ki makaleyi okuyabilirsiniz.

 

Ayrı Yaşama Nedeniyle Açılan Boşanma Davalarının Şartları

 

Ayrı yaşama nedeniyle açılan boşanma davalarında ayrılıkla ilgili olarak bir yıldan üç yıla kadar bir süre tanınmaktadır. Sürenin başlangıcı olarak ayrılık kararının kesinleştiği süre dikkate alınır. Sürenin bitmesi ise ayrılık durumunun bitmesiyle sona ermektedir.

 

Eşlerden herhangi biri ortak hayatın yeniden kurulmaması halinde bu gerekçeyle davasını açabilmektedir. Ayrı yaşama nedeniyle açılan boşanma davalarının açılmasında daha önce bir boşanma davasının açılmış olması

 

Ve bunun reddedilmesi şartı arandığı için mutlaka o davaya ilişkin ispatların ve hususların da ayrıca değerlendirilmesi yapılmaktadır.

 

Ayrı Yaşama Nedeni Davanın Açılmasına Tek Başına Yeterli Olur Mu?

 

Tek başına ayrı yaşama nedenini ortaya atan tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmaları mümkün olmamaktadır.

 

Fakat bazı ek şartların ortaya çıkması halinde boşanmanın bu yöne çevrilmesi söz konusu olabiliyor.

 

Evlilik birliğinin temelinden sarsılması gerekçesi boşanma davalarında öne sürülmekte olan nispi boşanma sebeplerin olmaktadır.

 

Yani kişilerin öncelikle terk sebebi ile boşanma davalarının açılması şartlarının yerine gelmiş olup olmadığına dikkat etmesi gerekir.

 

Terk eylemi mutlak boşanma sebebi sayılmaktadır. Terk koşullarının oluşmadığı hallerde ancak ayrı yaşama gerekçesini öne sürerek bununla birlikte evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni başlığı altında boşanma davalarının sürecini başlatmak mümkün olabiliyor.

 

Türk Medeni Kanunu’nda belirtilmiş olan hükümlere göre kanunda belirtilmiş olan haklı boşanma sebeplerinden biri öne sürülerek açılmış davalarda ret kararının verilmesi halinde üç yıllık süre boyunca kişilerin tekrar aynı gerekçeyle bir dava açması mümkün değildir.

 

Ret kararının kesinleşmesini takip eden üç yıllık süre içinde eşler arasında ortak bir hayat kurulmamışsa bu durumda evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı dikkate alınarak eşlerden birinin bile talep etmesi halinde boşanma davalarının açılması sağlanabilmektedir.

 

Bu durum eylemli ayrılık sebebi ile boşanma davalarına konu olmaktadır. Türk Medeni Kanunu hükümleri aynı zamanda ayrılıkla ilgili süreler konusunda da bazı düzenlemeler yapmıştır. Buna göre bir yıldan üç yıla kadar bir süre için karar verilmesi söz konusu olabiliyor. Belirlenen sürenin bitmesi ile birlikte kendiliğinden sona eren ayrılık süreleri de bitmiş sayılır.

 

Ortak hayatın kurulamadığı hallerde her iki eşin de dava açması söz konusu olabiliyor. Boşanmanın sonuçlarına ilişkin detaylarda kişilerin önceden açılmış olan davalardaki durumları da dikkate alınarak bir karara varılır.

 

Bir sonraki makalemiz olan anlaşmalı boşanma davası nasıl açılır konusunu okuyabilirsiniz.

'

Avukata İlk Soruyu Siz Sormak İster Misiniz?

Avukata Soru Sor