Hakaret Davası Nasıl Açılır?

İlkay Hukuk Bürosu Makaleler
İlkay Hukuk Bürosu > Ceza Hukuku  > Hakaret Davası Nasıl Açılır?

Hakaret Davası Nasıl Açılır?

Hakaret Davası Nasıl Açılır?

Hakaret nedeniyle kolluk kuvvetine veya savcılığa yapılacak suç duyurusunda önemli olan kısım hakaretin ispatıdır. Hakaret belirgin ve somut bir şekilde yapıldığı ve ispat edilmesi halinde şikayetçi olunan kişi hakkında ceza mahkemesinde dava açılacaktır. | Hakaret Davası Nasıl Açılır?

Hakaret Suçu Nedir?

Hakaret suçu, Türk Ceza Kanununda düzenlenmiştir. 5237 sayılı Kanun’da ikinci kitapta yer almaktadır. Burada ‘’Kişilere Karşı Suçlar’ a dair olan yerin ikinci kısmında yer alan sekizinci bölüm vardır.

Sekizinci bölümdeki ‘’Şerefe Karşı Suçlar’ başlığında, 125 ve devamı maddelerde düzenlenen hakaret suçu yer almaktadır. Şerefe dair suçlardan anlaşılması gereken, kişinin maneviyatına yönelik yapılan saldırıların önlenmesi ve kişilerin şeref haklarının korunmasıdır. | Hakaret Davası Nasıl Açılır?

Hangi Kelimeler Hakaret Sayılır?

Bu tanımdan yola çıkarsak hangi sözlerin hakaret sayılacağı konusunda zaman zaman tereddüt yaşanmaktadır. Örneğin verilen bir karar da, Sanığın söylediği iddia edilen “moruk” şeklinde sarf ettiği sözün hakaret kastı içermediği ve Türk Dil Kurumu sözlük anlamının argo bir kelime olarak “yaşlı erkek” anlamını içerdiği.

Gerek sözlerin niteliği, gerek sanığın amaç ve saiki göz önüne alındığında katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı davranış kapsamında kaldığı ve bu nitelikte olduğu, bu nedenle hakaret suçunun unsurlarının oluşmaması nedeni ile beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, hakaret suçunun oluştuğunun kabul edilerek mahkumiyet kararı verilmesi, doğru görülmediği belirtilmiştir.

“Allah belanı versin” şeklindeki sözlerinin, şikayetçinin saygınlığına, ahlak ve haysiyetini zarar verme boyutunda olmayıp, sözün hürmetsiz,  zarafetten uzak davranış olması sebebiyle hakaret suçunun unsurlarının bulunmaması sebebiyle, beraat kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmeyerek ceza kararı verilmesi doğru görülmemiştir.

Yine başka bir kararda “edepsiz” şeklinde sarf ettiği sözün hakaret kastı içermediği ve ağır eleştiri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği şeklinde ceza davasında karar verilmiştir. | Hakaret Davası Nasıl Açılır?

Hakaret Somut ve Belirgin Olmalıdır

Hakaret nedeniyle açılan ceza davasında suçun tespiti, ispatı ve verilen ceza ile ilgili  verilen kararda, Tanıkların aşamalardaki beyanlarında ve katılan …. yargılama sırasındaki beyanında sanığın katılanlara yönelik “… Sinkaf ederim” dediğini belirtmiş olmaları karşısında mahkemenin eylemin hakaret suçunu oluşturduğuna dair kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş olup, yapılan incelemede.

Sanığa yükletilen hakaret eylemi ile ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı.

Bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların istinaf denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğunda yerel mahkemenin vermiş olduğu kararı doğru bulmuştur. | Hakaret Davası Nasıl Açılır?

Hakaret Suçunun İspatı

Örneğin verilen bir karar da hakaretin ispatı konusunda yapılan değerlendirme de, …. yönelik “sinkaf edeceğim” şeklindeki sözünün hakaret suçunu oluşturmayıp cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit suçunu oluşturacağı, bu sözlerin sanık tarafından katılan …. söylendiğine dair de yeterli delil elde edilemediği anlaşılmakla tehdit suçu yönünden CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince delil yetersizliğinden beraat kararı verilmesi gerekirken değerlendirmenin ve kararın yanlış verildiği şeklinde karar verilmiştir.

Hakaret suçunun değerlendirilmesi ve ispat aracı genelde  tanık ifadeleri dayanadırılmaktadır. Tanık ifadelerinde çelişkilerin olması, yargıtay incelemelerinde bozma karara şeklinde kararlar çıkmaktadır. Mesela Verilen örnek karar da, savcı huzurunda alınan …tarihli ifadelerinde sanıkların kendilerine yönelik hakaretleri olmadığını yalnızca “lan” içerikli sözler sarf ettiklerini şeklinde beyanları olmuş.

Ancak mahkeme huzurundaki ifadelerinde işe bu konu ile ilgili olarak ilk defa beyanda bulunduklarını ve tutanağın doğru olduğunu iddia etmeleri, tanığın ise ifadesinde sanığın sinkaflı sözlerle hakarette bulunduğunu beyan etmesi karşısında, “lan” sözcüğünün hakaret suçunu oluşturmadığı da göz önünde bulundurularak,

Katılanların ifadeleri arasındaki çelişkiler giderildikten ve sinkaflı sözlerin nelerden ibaret olduğu tanığa açıklattırıldıktan sonra sanıklarının hukuki durumlarının tayini gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle mahkumiyetlerine karar verilmesi doğru görülmemiştir şeklinde karar verilmiştir. | Hakaret Davası Nasıl Açılır?

Hakaret Suçu Şikayete Bağlı Mı?

Hakaret durumunun fazla yaşanması sebebiyle herkes bu suç ile ilgili fail olabilir. Hakaret davasında mağdur, hakaret edilen kişi olarak karşımıza çıkmaktadır. Kanun, mağdur olan kişiye fazla bir özellik yüklememiştir. Sadece suçun yöneltildiği belli olan veya kesin olarak belirlenmiş olan kişidir.

Kişiye suçun yöneltilmiş olması yeterlidir. Kanunda hakaret suçu pek çok kavramla yer almaktadır. Hakaret suçunda  önemli olan kıstaslar, herhangi bir kişinin onurunu, saygın yapısını ve şerefini rencide eden nitelikte bir suç olmasıdır. Hakaret suçu, somut ve belirgin bir şekilde yapılmış bir fiil, olgu veya sövmek eylemi halinde olabilir.

Kanunda tanımlanan şekli de bu şekildedir. Sövmek ve isnat seçimlik eylemlerdir. Burada hakaret suçundan bahsedebilmek için mutlaka kişinin şeref, onur ve saygınlık yapısının rencide edilmiş nitelikte olması şartı vardır. Burada rencide ile anlatılmak istenen, mağdurun başkalarının gözünde küçük düşmüş olması demektir.

Hakarete maruz kalması anlamı taşır. Aynı zamanda da husumet oluşabilir ve düşmanlık da ortaya çıkabilir. Hakaret suçundan bahsedebilmek için bu kıstaslara bakılmaktadır. Saygınlığa, onur veya şerefe zarar vermek hakaret suçun oluşturan en önemli kıstaslarıdır. | Hakaret Davası Nasıl Açılır?

Hakaret Suçu ve Şikayet Süresi Nedir?

Hakaret suçu şikayet edilebilen bir suçtur. Mağdur hakaret eden kişiyi şikayet edebilir. Bunun bir süresi vardır. Bu süre hakareti öğrendiği andan itibaren altı ayı kapsayan bir süredir. Bu süre zarfında mağdur, şikayet hakkını kullanmalıdır. Bu süre geçerse, şikayet hakkı kaybolmaktadır.

Hakaret suçunun şikayete tabi olmadığı halleri, nitelikli hallerdir. Bu nedenle de bir süre sınırlaması söz konusu olmamaktadır. Burada geçerli olan, suç nitelikli hallerde işlenmişse Cumhuriyet Savcılığının resen soruşturma açmasıdır. | Hakaret Davası Nasıl Açılır?

Hakaret Şikayet Dilekçesi Nasıl Hazırlanır?

Şikayet dilekçesi, Cumhuriyet Savcılığı’na hitaben yazılır. Üç suret şeklinde çoğaltılma yapılarak işlem uygulanır. Bu dilekçede bazı noktalara dikkat etmek gerekir. Şikayet hakkı, zarar gören kimse için geçerli bir haktır.

Dilekçede bu kavramlar net olarak kullanılabilir. Müşteki, yakınan ve şikayetçi şeklinde kavramlar kullanarak net sınırlar çizilmelidir.

Müşteki kavramı, suçtan zara gören anlamı taşır. Dilekçeyi de suçtan zarar gören kişi vermelidir. Şikayet hakkı, o kişiye aittir. Bunların yanı sıra şikayet olunan kişi de söz konusudur. Bazen sanık ifadesi kullanılmaktadır. Fakat sanık demek için, ceza davasının açılmış olması gerekir.

Bu nedenle şikayet olunan kişi sanık sıfatı taşımamaktadır. Sanık yerine şikayet olunan kişi için şüpheli ifadesi yazılabilir.Dilekçede suç konusu belirlenirken zorlanmalar yaşanabilir. Fakat hataya düşülmesi mühim değildir. Savcılık herhangi bir düzenlemeye ihtiyaç duyarsa, doğru suç seçeneğini belirleyecektir. | Hakaret Davası Nasıl Açılır?

Hakaret Suçunda Ne Kadar Ceza Alınır? Hakaret Davası Nasıl Sonuçlanır?

Hakaret suçu TCK’nın 125. maddesinde düzenlenmiştir. 125. madde 1.fıkrada yer alan bu suçu işlemiş fail, 3 aydan başlayarak 2 yıla kadar hapis veya adli para cezası ile karşı karşıya kalabilir.

Cezanın hapis veya para cezası kısmı seçimliktir.

Bu cezalar 125. maddenin 1. fıkrası içindir. Eğer 125. maddenin 3. fıkrasında düzenlenmiş olan hakaret suçu işlenmişse, verilecek hapis cezası 1 yıldan 2 yıla kadar olmaktadır.

Eğer mahkeme suça karşılık hapis cezası seçerse, paraya çevrilme durumu söz konusu değildir. Fakat TCK 50. maddede yer alan diğer seçenek yaptırımlara dönüşüm söz konusu olabilir.

Hakaret suçuna karşılık cezanın belirlenmesi yapılan eylem ve olayın özelliğe göre değişebilmektedir.

Örneğin verilen bir karar da, Sanığın, öncelikle hasta bakıcı katılan …’e küfür edip, ardından kendisini uyaran polis memurları şikayetçiler M. ve B.’e hakarette bulunması, devamında da hakaretlerini sürdürmesi biçiminde gerçekleşen olayda, katılan ve şikayetçilere yönelik eylemlerin, aynı olay içerisinde, kesintisiz ve birbirinin devamı niteliğinde bulunması karşısında,

Sanık hakkında hakaret suçundan tek mahkumiyet hükmü kurulup, cezasından TCK’nın 43/2. maddesine göre artırım yapılması gerektiği gözetilmeden, katılan ve şikayetçilere yönelik eylemlerden dolayı ayrı ayrı cezaya hükmedilmesi şeklinde bir karar verilmiştir.| Hakaret Davası Nasıl Açılır?

Hakaret Nedeniyle Manevi Tazminat Nasıl İstenir?

Hakaret suçu nedeni ile kişilik hakları saldırıya uğramıştır. Bu nedenle saldırıya uğramış olan kişi, manevi tazminat talebinde bulunabilir.

Yargıç manevi tazminat miktarını belirlerken pek çok kıstası göz önünde bulundurabilir. Bunlar; saldırı nedeni olan eylem, olayın özellikleri, yer alan tarafların kusurlarının oranları, tarafların sıfatı, tarafların makamları ve bunlara benzer sosyal, ekonomik başka kıstaslar şeklindedir.

Tazminat tutarının belirlenmesi görüldüğü üzere pek çok koşula bağlıdır. Bu nedenle tutarı belirleyecek olan her şey olay yerinde, nesnel olarak gösterilmelidir. Burada amaç, özgün bir fonksiyon oluşturmak ve zara gören kişiyi huzura taşımaktır.

Ceza gibi sayılmaz veya mal varlığı hukukuna dayanan bir zararın karşılanması anlamına gelmez. Tazminatın sınırı, tazminatın amaca hizmet etmelidir. Bu amaca göre belirlenmelidir. Tazminat tutarı, elde edilmesi istenen tatmin duygusuna ulaşabilecek şekilde olmalıdır. | Hakaret Davası Nasıl Açılır?

Hakaret Davası Nasıl Açılır? | Sıkça Sorulan Sorular

Söylenen Sözlerde Hakaret Ve Tehdit Suçundan Ceza Alır mıyım - Yargı Kararı

Hakaret suçu yönünden katılan sanık H.’in katılan A.’ye söylediği “ananı avradını sinkaf edeceğim, seni mermi manyağı yapacağım” sözünün bir bütün olarak katılanın vücut bütünlüğü ve cinsel dokunulmazlığına yönelik tehdit suçunu oluşturacağı ve bu hali ile ayrıca hakaret suçunun oluşmayacağının gözetilmemesi,

Kanuna aykırı ve katılan sanık H. Ç. ile sanık S. Ç. müdafiinin istinaf iddiaları yerinde görüldüğünden, katılan sanık H. hakkında tehdit ve hakaret suçundan kurulan hükümlerin bu nedenle BOZULMASINA, CMK’nın 280/1-a maddesi uyarınca bu aykırılıklar yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan istinaf edilen kararın açıklanan noktalarının hüküm fıkrasının,

Tehdit suçu yönünden kurulan hükmün mükerirliğe ilişkin bölümünün “ Sanığın 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/492 esas 2013/681 karar sayılı ilamı ile tekerrüre esas sabıkası bulunması nedeniyle verilen cezanın 5237 sayılı TCK’nın 58/7 maddesi gereğince; sanığın cezasını mükerrirlere özgü infaz rejimine tabi kılınarak çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” biçiminde DÜZELTİLMESİNE,

Gıyapta Hakaret Nasıl İspat Edilir - Açılan Davada Ceza Nasıl Belirlenir

Hakaret suçu mağdurun olmadığı veya mağdurun doğrudan vakıf olamayacağı bir şekilde işlendiğinde gıyapta hakaret suçu oluşmaktadır. Ancak gıyapta hakaret suçunun cezalandırılması için, failin mağdur dışında toplu veya dağınık en az üç kişiyle ihtilat ederek bu suçu işlemesi gerekmektedir.

Suçun faili ihtilatı bilerek ve isteyerek gerçekleştirmelidir. İhtilat kişilerle birebir görüşerek gerçekleşebileceği gibi, üç veya daha fazla kişiye mektup göndermek, telefon etmek, SMS veya e-mail göndermek suretiyle de gerçekleştirilebilir. Ancak ihtilat unsurunun gerçekleşmesi için, failin sözleri en az üç kişinin duyabileceği bir ortamda ve şekilde söylemesi yeterli olmayıp, muhatapların bizzat anlamaları ve vakıf olmaları lazımdır.

Somut olayda, sanığın, tanıkların ikişerli halde farklı zamanlarda sanığın işyerinde bulundukları sırada müştekiyi kastederek hakarette bulunması ve tanıkların söz konusu hakaretleri bizzat anlamaları ve vakıf olmaları karşısında, gıyapta hakaret suçu için öngörülen “en az üç kişiyle ihtilat” ögesinin oluştuğu gözetilmeden, yerinde görülmeyen gerekçeyle beraat kararı verilmesi,

Hakaret Nedeniyle Sabıkanın Olması Halinde Ceza Nasıl Belirlenir

-Sanık …’un adli sicil kaydına göre, tekerrüre olabilecek esas sabıkaları bulunduğu anlaşılmakla, karar suretleri getirtilerek tekerrür hükümlerinin değerlendirilmesi yerine, tehdit ve hakaret suçları yönünden bu hususun tartışılmaması, kasten yaralama suçu yönünden ise, tekerrüre esas sabıkanın gösterilmemesi,

2-Sanık hakkındaki hakaret ve kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlerde TCK’nun 53.maddesinin uygulanmaması,

3-Sanık hakkında kasten yaralama suçundan hüküm kurulması sırasında, nitelikli halden artırım yapılırken, bıçakla işlendiğinden diyerek TCK’nun 86/3-e maddesinin belirtilmemesi,

4-Hakaret ve tehdit suçları yönünden alt sınırdan uzaklaşılmasının gerekçesiz bırakılması,

Başka bir karda ise

Kabule göre de, tekerrüre esas sabıkası bulunan sanığa yükletilen ve seçimlik ceza içeren hakaret suçunda temel ceza olarak hapis cezasına hükmolunduktan sonra bu cezanın adli para cezasına çevrilemeyeceği gözetilmeyerek TCK’nın 50/2 ve 58/3. maddelerine aykırı davranılması,

Hakaret Suçu Uzlaşma Kapsamında mıdır - Karar Nasıl verilir

02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümlerinin yeniden düzenlenmesi, sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunması.

Hakaret suçlarının ise, suç tarihi itibariyle uzlaşma önerisinin yapıldığı sırada 5271 sayılı CMK’nın 253/3-son cümlesi uyarınca uzlaşma kapsamında bulunmadığının anlaşılması ve yeni düzenleme karşısında, hakaret suçları yönünden de uzlaştırma önerisinde bulunulmasının gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,

Hakaret Suçunu Delillendirmek İçin Sesi Kaydetme Yasal MI Hakkında Yargı Kararı

“İtiraza konu uyuşmazlık, sanık …’in katılan …’e yönelik, ses kaydından önce hakaret ettiği ve sonrasında da katılanın bu durumu delillendirmek için sanıkla aralarında geçen konuşmayı sanığın rızasına başvurmadan kayda aldığı, bu kayıt esnasında da tutanağa göre “sen bana neden karaktersizsin diyorsun ki” demek sureti ile sanığın tekrar “karaktersizsin, terbiyesizsin” dediği ve bu ikinci konuşmaya ilişkin ses kayıtlarının hüküm dayanak yapılıp yapılmayacağına ilişkindir.

Uyuşmazlığın sağlıklı bir şekilde çözümlenmesi için öncelikle haberleşme hürriyeti ve iletişimin denetlenmesi kavramlarının üzerinde durmak gerekmektedir.

Anayasa’nın 22. maddesi gereğince kural olarak herkes haberleşme özgürlüğüne sahiptir ve haberleşmenin gizliliği esastır. Ancak, yine aynı madde uyarınca, ulusal güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlakın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması nedenlerine dayalı olarak hakim kararıyla gizlilik kuralı askıya alınabilir.

Sanığın yanına tekrar giderek onun bilgisi haricinde önceden görüşmeyi kayıt altına almaya başlamıştır. Sanığa 06/02/2012 tarihli görüşme içeriğinde henüz sanığın bir hakaret söylemi yokken “abi sen bana neden karaktersiz” diyorsun ki demek sureti ile onun kendisine tekrar hakaret etmesi durumunda bunu kayda almayı amaçlamıştır.

Kişinin kendisine karşı işlenmekte olan bir suçla ilgili olarak, bir daha kanıt elde etme ve yetkili makamlara başvurma imkanının olmadığı ani gelişen durumlarda karşı tarafla yaptığı konuşmaları kayda alması halinin hukuka uygun olduğu itiraza konu edilen kararımızda da belirtilmiştir.

Oysa burada kişiler arasındaki görüşmenin ani gelişen bir durum olmadığı, katılanın amacının bir gün öncesinde sanığın kendisine hakaret ettiği iddiasını delillendirmek olduğu, ihlal edilen menfaat ile korunan menfaat dengesinde, sanığın özel hayatının gizliliğinin ve hayatının gizli alanının korunması hakkının ağır basan menfaat olduğu dolayısıyla Mahkeme tarafından hükme esas alınan görüşme kaydının hukuka uygun bir delil olmadığından hükme esas alınamayacağı anlaşılmaktadır.

[Toplam:2    Ortalama:5/5]

Avukata İlk Soruyu Siz Sormak İster Misiniz?

Avukata Soru Sor