İş Davalarında İşyerinde Çalışmayan Tanık

İş Davalarında İşyerinde Çalışmayan Tanık
İş Davalarında İşyerinde Çalışmayan Tanık İş Davalarında İşyerinde Çalışmayan Tanık beyanları ile ilgili olarak Yargıtay 9.Hukuk Dairesi işyerinde çalışmadıklarından ve davacının akrabası olduklarından davacının hafta tatillerinde çalıştığı yönündeki beyanları dikkate alınamaz. Bu nedenle hafta tatil alacağı talebinin reddi gerekir, şeklinde karar...
İş Davalarında İşyerinde Çalışmayan Tanık Geçerli Olur Mu? İş mahkemelerinde iş yerinde çalışmayan tanık kavramı için hukuksal olarak bazı düzenlemeler yapılmıştır. İşçi ve işveren arasında meydana gelen:
  • Kıdem tazminatı,
  • İhbar tazminatı,
  • Yıllık izin davası,
  • Prim davaları,
  • Bayram ve resmi tatil ücretleri davalarında tanık gerekebilmektedir.
İşe iade davaları kapsamında da tanıkların olması dava için oldukça önem teşkil etmektedir. Ancak iş davalarında işyerinde çalışmayan tanık dava için yeterli etkiyi göstermez. Ancak aynı işyerinde çalışmış ancak ayrılmış olan işçiler tanık olarak kabul edilebilir. Tanık beyanları ile ilgili olarak Hukuk Muhakameleri Kanunu’nun 240. Ve 265. Maddelerinde durum ifade edilmiştir. Bu noktada Hukuk Muhakemeleri Kanunu kapsamında tanık listesi verildikten sonra dinlenecek karşı taraf tanığının davada 'kendi menfaati' bulunduğunu belirtmesi gerekmektedir. Bu sayede de objektif tarafsızlığını ifade ederek; tarafsızlığı iddia edebilir ve tanık olabilir. Ancak iş mahkemelerinde her zaman aynı yerde çalışan işçinin olması daha başarılı olacaktır.

İş Davasında Akrabanın Tanıklığı Geçerli Olur mu?

İş davasında akraba tanıklığı geçerli olabilmektedir. İşçi, fazla mesai alacaklarının ispatlanması için akrabalarını ya da yakınlığı olan kişiyi tanık olarak mahkemeye çıkabilir. İşçi ve işveren ilişkileri kapsamında arabuluculuk uygulaması etkin olarak kullanılmamalıdır. Bu durum olmadığı zaman dava açılması gerekebilmektedir. İşçi işveren uyuşmazlıkları durumlarında kıdem tazminatı ve fazla mesai alacakları için açılmış olan davalarda tanık olması önem teşkil eder.

İş Davalarında Kimler Tanık Olabilir?

İş mahkemesi ilk duruşma kapsamında tanıkların olması davada olumlu bir hava yaratmaya destek olabilir. Tanıklık davalarda zorunludur. Tanık gösterilmiş olan kişinin mahkemeye gitmesi zorunlu olmaktadır. Şayet tanık olan kişi davaya gitmezse polis ya da jandarma zoruyla götürülebilir. Şayet kişi davaya gidemezse bu durumu yazılı olarak bildirmesi gerekmektedir. Ancak her türlü mazeret kabul edilmemektedir. Ciddi ve gerçek mazeretler geçerli olmaktadır. Yalan tanıklık hukuksal olarak suçtur. Bu noktada hakim yalan söylendiğini düşünürse, işlem yapılması için Cumhuriyet Savcılığı’na başvuruda bululabilir. Bundan dolayı iş mahkemeleri için tanık yazarken mutlaka davaya katılabilecek kişileri yazmanız gerekmektedir.

İş Davalarında İşyerinde Çalışmayan Tanık 

İş Davalarında İşyerinde Çalışmayan Tanık  beyanları ile ilgili olarak Yargıtay 9.Hukuk Dairesi işyerinde çalışmadıklarından ve davacının akrabası olduklarından davacının hafta tatillerinde çalıştığı yönündeki beyanları dikkate alınamaz. Bu nedenle hafta tatil alacağı talebinin reddi gerekir, şeklinde karar verilmiştir.

İş Davalarında İşyerinde Çalışmayan Tanık  - Yargıtay Kararları

Davacı 23.05.2005-13.06.2011 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığını iddia etmiştir. Davalı ise davacının sigorta kayıtlarında göründüğü üzere 24.03.2008-14.06.2011 tarihleri arasında çalıştığını savunmuştur. Davacı tanıkları davalı işyerinde çalışan kişiler olmayıp davacının akrabaları olup beyanlarına itibar edilemez. Bu nedenle davacının alacakları hesaplanırken kurum kayıtlarındaki çalışma süresi dikkate alınması gerekir. Soyut tanık beyanlarına itibar edilerek hizmet süresinin hatalı belirlenmesi hatalıdır.

İş Davalarında İşçinin Çıkarılma Kodunda Çelişki

Davacı iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatlarının hüküm altına alınmasını istemiştir. Davalı ise davacının en son 13.06.2011 günü alkollü olarak işyerine geldiğini bu konuda tutanak tutulduğunu buna rağmen davacının iş sözleşmesinin kendilerince feshedilmediğini, davacının kendiliğinden işe gelmemeye başladığını davacıya kıdem tazminatını da ödemek istediklerini beyan ettiği görülmektedir. Keza davacının işten ayrılış bildirgesinde çıkış kodu 29 olarak (davacının iş sözleşmesinin ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırılık nedeniyle işverence feshi) gösterilmiştir. Davacının işyerini terk ettiği, bir daha gelmediği ve iş sözleşmesini davacının feshettiği beyan edilmesine rağmen işten ayrılış bildirgesinde iş sözleşmesinin işverence feshedildiğinin gösterilmesi ayrıca kıdem tazminatının ödenmek istenmesi çelişki olup davacının iş sözleşmesinin davalı tarafından feshedildiği, feshin haklı nedene dayandığının ispatlanmadığı anlaşıldığından davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığının kabulü gerekir. Bu isteklerin reddi isabetsizdir.

İş Davalarında İşyerinde Çalışmayan Tanık 

Davacı tanıkları davalı işyerinde çalışmadıklarından ve davacının akrabası olduklarından davacının hafta tatillerinde çalıştığı yönündeki beyanları dikkate alınamaz. Bu nedenle hafta tatil alacağı talebinin reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozma nedenidir. Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA. Diğer makaleler için Ankara Avukat sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

İş Davalarında İşyerinde Çalışmayan Tanık  Sıkça Sorulan Sorular

İŞÇİLİK ALACAKLARI DAVASI - AYNI İŞVERENE KARŞI DAVALARININ OLMASI DURUMUNUN BAŞLI BAŞINA TANIKLIĞI GEÇERSİZ KILMAYACAĞI AKSİNE CİDDİ VE İNANDIRICI DELİL VE OLAYLAR BULUNMADIKÇA ASIL OLANIN TANIKLARIN GERÇEĞİ SÖYLEMİŞ OLDUKLARININ KABULÜ - DAVACI TANIK BEYANINA İTİBAR EDİLEMEYECEĞİ YÖNÜNDEKİ DAVALI VEKİLİNİN İSTİNAF İTİRAZLARININ YERİNDE OLMADIĞI. ÖZET: Aynı işverene karşı davalarının dahi olması başlı başına tanıklığı geçersiz kılmayacağı gibi tanık anlatımlarını değerden düşürücü bir sebepte sayılamayacağı, ilgili kanun maddesi uyarınca aksine ciddi ve inandırıcı delil ve olaylar bulunmadıkça asıl olanın tanıkların gerçeği söylemiş olduklarının kabulü gerekecektir. Davacı tanığının davalıya karşı davası olmadığı gibi hakkında gerçek dışı beyanda bulunduğu yönünde ciddi ve inandırıcı delil ileriye sürülüp ispatlanmamış olmakla davacı tanık beyanına itibar edilemeyeceği yönündeki davalı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davacı tanık beyanına göre bilirkişi hesap raporuyla belirlenen miktar üzerinden hakkaniyet indirimi de yapılmak suretiyle bulunan tutarın davacı lehine karar altına alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Davalı vekilinin istinaf başvurularının kısmen yerinde olduğu, mahkeme kararının kısmen usul ve yasaya aykırı olduğu ancak delillerin toplanmış olmasına göre karardaki hata ve eksikliklerin yerel mahkemesine gönderilmeksizin dosya üzerinden değerlendirilebileceği sonucuna varıldığından davanın kısmen reddi kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bu haber toplam 903 defa okunmuştur
Etiketler :
HABERE YORUM KAT
İLETİŞİM: 0 312 229 25 05 CEP: 0 545 229 25 05 ADRES : Adres: Eti, Strazburg Cd. N:10/9, 06101 Çankaya/Ankara