Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Cezası

Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması

MADDE 245 – (DEĞİŞİK MADDE RGT: 08.07.2005 RG NO: 25869 KANUN NO: 5377/27) (KOD 1)
(1) Başkasına ait bir banka veya kredi kartını, her ne suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimse, kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın bunu kullanarak veya kullandırtarak kendisine veya başkasına yarar sağlarsa, üç yıldan altı yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.

(2) Başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üreten, satan, devreden, satın alan veya kabul eden kişi üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.

(3) Sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan bir banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlayan kişi, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, dört yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. (ASLİYE CEZA MAHK.)

(4) Birinci fıkrada yer alan suçun;

a) Haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin,

b) Üstsoy veya altsoyunun veya bu derecede kayın hısımlarından birinin veya evlat edinen veya evlâtlığın,

c) Aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin,

Zararına olarak işlenmesi hâlinde, ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz.

(EKLENMİŞ FIKRA RGT: 19.12.2006 RG NO: 26381 KANUN NO: 5560/11)
(5) Birinci fıkra kapsamına giren fiillerle ilgili olarak bu Kanunun malvarlığına karşı suçlara ilişkin etkin pişmanlık hükümleri uygulanır.

Yargıtay Kararı – Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Cezası

T.C. YARGITAY

8.Ceza Dairesi

Esas:  2016/2566

Karar: 2016/7186

Karar Tarihi: 01.06.2016

RESMİ BELGEDE SAHTECİLİK SUÇU – SANIĞIN SUÇA KONU KREDİ KARTININ MAĞDUR BANKA TARAFINDAN ÇIKARTILIP KURYE ŞİRKETİ TARAFINDAN TESLİM EDİLDİĞİ SIRADA YAKALANDIĞI – SANIĞIN EYLEMİNİN TCK MADDESİNDE YAZILI SUÇU OLUŞTURDUĞUNUN GÖZETİLMEDİĞİ – HÜKMÜN BOZULDUĞU

ÖZET: Suça konu kredi kartının mağdur … Bankası tarafından çıkartılıp kurye şirketi tarafından teslim edildiği sırada yakalanan sanığın eyleminin TCK.nun …madde ve fıkrasında yazılı suçu oluşturduğu gözetilmeden oluşa uygun düşmeyen TCK.nun …madde ve fıkraları uyarınca mahkumiyet hükmü kurulması, hükmün bozma sebebidir. (5237 S. K. m. 35, 245)

 

Katılana ait kimlik bilgilerini taşıyan sürücü belgesindeki bilgileri kullanmak suretiyle internet ortamında … A.Ş, … Bankası, … Bank, … Bank ve … Bank A.Ş’ye kredi kartı müracaatında bulunduğundan bahisle açılan davalar hakkında her zaman karar verilmesi mümkün görülmüştür.

Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden, adına sahte belge düzenlenen …’ın bu suç yönünden katılma hakkı olduğu oyçokluğuyla kabul edilerek yapılan incelemede:

Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak:

1- Suça konu kredi kartının mağdur … Bankası tarafından çıkartılıp kurye şirketi tarafından teslim edildiği sırada yakalanan sanığın eyleminin TCK.nun 245/2. madde ve fıkrasında yazılı suçu oluşturduğu gözetilmeden oluşa uygun düşmeyen TCK.nun 245/1, 35. madde ve fıkraları uyarınca mahkumiyet hükmü kurulması,

2- Suça konu kartın teslimi sırasında kuryeye ibraz ettiği sahte kimlik belgesinin aldatma yeteneği bulunup bulunmadığının takdir ve tayini hakime ait olup, sahte olduğu iddia olunan belge duruşmaya getirilip mahkemece incelenip özellikleri zapta geçirilerek denetime olanak sağlayacak şekilde dosya içerisinde de bulundurulması ve belgenin niteliğine göre TCK.nun 204/1. madde ve fıkrasında düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturup oluşturmayacağının karar yerinde değerlendirilmesi gerekirken, sanığa ait olan sürücü belgesini incelemek suretiyle eksik incelemeye daya- narak resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması,

3- Kabule göre de; resmi belgede sahtecilik suçu yönünden kendisini vekil ile temsil ettiren ve suçtan doğrudan zarar gören katılan yararına karar tarihinde yürür- lükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi,

Yasaya aykırı, katılan vekili ile sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321 ve 326. maddeleri gereğince “kredi kartının kötüye kullanılması suçundan” kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla BOZULMASINA, 01.06.2016 gününde 1 ve 2 no’lu bozmalar yönünden oybirliğiyle, 3 no’lu bozma yönünden oyçokluğuyla karar verildi.

KISMİ KARŞI DÜŞÜNCE

Sahtecilik suçları 765 sayılı TCK’nda olduğu gibi 5237 sayılı TCK’nda da kamu güvenine karşı suçlar bölümünde düzenlenmiştir. Bu suçlarla korunmak istenen hukuksal yarar, kamu güvenidir. Belgede sahtecilik suçunun maddi konusu belgedir. Belgenin gerçekliğine ilişkin toplumda oluşan güvene “kamu güveni” denilmektedir. Belgenin ceza hukuku koruması altına girmesinde kamu güveninin ve kanıt niteliğinin korunması ve hakların zarar görmesi tehlikesinin doğması gibi birden fazla nedeni bulunmakla birlikte, kamu güveninin korunmasına ilişkin yarar öncelik taşımaktadır. Dolayısıyla sahtecilik suçlarında korunmak istenen hukuksal yararın kamu güveni olduğu, öğretide baskın görüştür. (Yorumlu Uygulamalı TCK (2010), Yaşar/Gökcan/Artuç, Cilt IV, s. 5619, Savaş, Mollamahmutoğlu, TCK’nun Yorumu, 1995, Cilt 3, s. 2868, Gökçen, Belgede Sahtecilik Suçları, 2010, s. 95 v.d.) Gerek 765 TCK gerekse 5237 sayılı TCK döneminde Yargıtay uygulaması da bu yöndedir.

Ceza Genel Kurulu’nun (15.07.2008, 2008/95-195) kararlarında belirtildiği gibi, gerek 5271 sayılı Yasada, gerekse 1412 sayılı Yasada, müdahaleye yetkisi bulunan kişinin “suçtan zarar görmesi” koşulu aranmış, ancak “suçtan zarar gören” ve “mağdur” kavramlarının tanımı yapılmadığından öğretideki görüşlerden de yararlanılarak, maddede katılma yetkisi kabul edilen, “mağdur”, “suçtan zarar gören” ve “malen sorumlu olan” kavramlarının, kamu davasına katılma hususundaki uygulamaya ışık tutacak biçimde tanımlanması gerekmektedir. Mağdur; dar anlamda suçtan zarar gören, suçun maddi unsuruna muhatap olan ve bu nedenle suçla korunan hukuki yararı zedelenen kişiyi ifade etmektedir. (Öztürk-Erdem, Ceza Muhakemesi Hukuku s. 317 vd.; Özbek, Ceza Muhakemesi Hukuku, s. 235)

Sahtecilik suçlarından dolayı ancak doğrudan zarar gören, haksızlığa uğrayan kimseler varsa, bir başka ifadeyle, suçun maddi unsurunun hedef aldığı kişiler varsa bunlar davaya katılabilirler. Örneğin; sahte vekaletname ile malları devredilen, parası alınan, sahte bir çek veya bono ile hakkında takip başlatılan kimseler suçtan doğrudan doğruya zarar gördüklerinden açılan kamu davasına katılabilirler. Aynı şekilde sahte fatura, mülkiyet belgesi veya gümrük giriş beyannameleriyle yurda mal ithal edildiğinde gümrük idaresi, sahte belgelerle bankadan kredi alınması veya kredi kartı çıkarılarak kullanılmasında ilgili banka davaya katılabilir. Ancak sahte belgenin kendilerine sunulmasına (kendileri vasıta kılınmasına) rağmen başkaları zarara uğratılmışsa, sahtecilik suçlarına bakan 11. Ceza Dairesinin yerleşmiş uygulamasında, belgesi sahte düzenlen veya aracı kılınan kurum ve kuruluşlar ile kendisini temsil eden belgenin (nüfus cüzdanı, sürücü belgesi) sahibinin kamu davasına katılması kabul edilmemektedir.

Örneğin, yabancı uyruklu şüphelinin, müşteki … ismine düzenlenmiş gerçek olduğu anlaşılan pasaportu kullanarak yurt dışına gitmeye çalıştığı sırada pasaport üzerinde bulunan fotoğraftaki kişinin tam olarak benzemediği fark edilerek resmi belgede sahtecilik suçundan açılan davada verilen beraat kararını temyiz eden müşteki … ‘ün, doğrudan zarar görmediği ve kamu davasına katılma hakkı bulunmadığından, vekilinin temyiz istemi RED edilmiştir. (11. CD., 02.06.2016, 2015/4144 E., 2016/5169 K.) Dairenin bu şekilde, gerçek kişi olsun, tüzel kişi veya kamu kurumu olsun, sahtecilik suçlarından doğrudan doğruya zarar görenin, belgesi sahteleştirilen veya sahte olarak düzenlenen kişi ve kuruluşlar değil, suçun maddi unsurunun hedef aldığı kişiler olduğu yönünde çok sayıda kararları mevcut olup, uygulama bu yönde istikrar kazanmıştır. (13.07.2012, 2009/9820 E., 2012/13878 K., 28.02.2012, 2009/15835 E., 2012/2381 K., 31.03.2014, 2012/16493 E., 2014/6080 K., 24.03.2016, 2014/20221 E., 2016/2741 K. 07.03.2016, 2015/8199 E., 2016/1946 K.)

Sonuç: Bu itibarla, müşteki …’ın kaybettiği sürücü belgesini bulup, üzerindeki resmi çıkartarak kendi resmini yapıştırarak sahteleştirdiği, böylece müştekinin kimlik bilgileri ile bankalara kredi kartı müracaatında bulunduğu olayla ilgili olarak, resmi belgede sahtecilik suçundan açılan davada, sahtecilik suçlarında korunmak istenen hukuksal yararın kamu güveni olması nedeniyle suçun mağduru kamu olup, sürücü belgesi sahibi müştekinin suçtan doğrudan bir zararı bulunmadığından, bu suçtan açılan davaya katılma hakkı bulunmadığı, usulsüz olarak verilen katılma kararı temyiz hakkı vermeyeceğinden; katılan (müşteki) …’ın temyiz talebinin REDDİNE karar verilmesi gerektiğini, bu itibarla da lehine vekalet ücretine de hükmedilemeyeceğini, incelemenin sadece sanığın temyizine hasren yapılarak, 1 ve 2 no’lu bozma sebepleri ile yetinilmesi gerektiğini düşündüğümden, sayın çoğunluğun aksi yöndeki kararına katılamıyorum.

Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Cezası