Terekenin Borca Batık Olması Mirasın Reddi

Mirasın Borca Batık Olması Nedir

Açılacak miras davalarına konu olan hususlardan birisi de mirasın borca batık olması durumudur. Bu durumda mirasın reddi konusu gündeme gelmektedir. Miras bırakanın mirasının borca batık olması durumunda, miras bırakan kişinin mirastaki alacaklarının ve borçlarının karşılaştırması yapıldığında, miras bırakanın alacağından daha fazla borcunun olması durumu mirasın borca batık olması olarak değerlendirilmektedir. Miras bırakan kişinin bıraktığı mirasında alacaktan fazla miktarda borç olması durumu, mirasında borca batık olduğunu göstermektedir.

Miras bırakan kişinin ölümünden sonra mirasın açıklanması sonucunda, miras bırakan kişinin tüm varlıkları tespit edilecektir. Miras bırakanın taşınır veya taşınmaz mal varlıkları, alacakları, borçları ve banka hesapları gibi tüm kalemler değerlendirilerek hesaplanmaktadır. Bu yapılan hesaplama ve işlem sonrasında miras bırakan kişinin karda olması durumunda miras, atanmış olan mirasçılar ile yasala mirasçılar arasında mirasçılık payına göre bölünerek dağıtılmaktadır. Ancak miras bırakanın borca batık olması durumunda mirasçılar tarafından istenmeyen bir durum meydana gelmiş olması nedeni ile miras bırakanın borçlarını ödemekten imtina edilebilmesi mümkündür. Burada merak edilen konulardan birisi de mirasın borca batık olması durumunda neler yapılacağıdır.

Mirasında Borca Batık Olması ve Mirasın Reddi

Miras bırakan kişinin borca batık olan mirasının önceden biliniyor olması mümkündür ve mirasında hesaplanmasından sonra mirasın borca batık olduğu da görülebilmektedir. Bu durumda miras bırakanın borçlarının ödenmemesi konusunda yapılması gereken mirasın reddedilmesidir. Mirasın reddi konusu ise ayrıca hukuki bir içeriktir ve belirli prosedürleri olan bir işlemdir. Mirasın borca batık olması durumunda açılacak olan mirasın reddi davasında zaman aşımı şartları bulunduğu için, birçok birey mirasın reddi yapamadan miras bırakan kişinin borçlarını ödetmekle sorumlu olabilmektedir.

Miras bırakan kişinin bıraktığı mirasında borca batık olduğunun kesin olarak biliniyor olması durumunda kanun mirasçıların reddi miras yapmalarına gerek duyulmadığını belirtmektedir. Bu durum mirasın kesin bir şekilde borca batık olması durumunda mirasçıların mirası kabul etme beyanı göstermemeleri gerekmektedir. Bir diğer ifade ile kanun, mirasçıların mirası kabul ettiği yönünde bir beyanlarının olmaması durumunda mirasın borca batık olduğu durumlarda mirasın otomatik bir şekilde reddedildiğini kabul etmektedir.

Mirasın borca batık olmasının kesin olmadığı durumlarda ise mirasın açıklandığı tarihten itibaren üç ay içerisinde bireyler miras davası açabilmektedirler. Dikkat edilmesi gereken bir başka konu ise, miras bırakan kişinin mirasa müdahale edilmesi durumunda reddi miras davasını açamayacağıdır. Buna örnek olarak miras bırakan kişinin ölümü sonrasında bir alacağının tahsil edilmesi durumunda, bu tahsilatı yapan kişinin mirası kabul etmiş olacağı değerlendirilmektedir. Bu kişi mirasın reddi davası açamamaktadır.

Mirasın Borca Batık Olması Nedeni İle Mirasın Hükmen Reddi

Miras hukuku uyarında miras, ölen bir kişinin geriye bırakmış olduğu mallar ve mülklere denmektedir. Mirasçılara miras kalan bu tereke taşınır veya taşınmaz mallar olabileceği gibi bir hak veya borçlarda olabilmektedir.

Mirasın kabul edilmesi ile durumunda miras olduğu gibi kabul edilecektir. Reddedilmesi durumunda ise olduğu gibi reddedilmiş olmaktadır. Mirasın bir kısmının reddedilmesi veya kabul edilmesi mümkündür. Yasal mirasçılar terekenin borca olması nedeni ile mirasın hükmen reddini isteyebilmektedir. Mirasın borca batık olması durumunda mirasında hükmen reddi davaları Sulh Hukuk Mahkemelerine açılabilmektedir.

Terekenin Borca Batık Olması Mirasın Reddi Davası Kanun Maddeleri

Terekenin Borca Batık Olması Mirasın Reddi konusu ile ilgili açıklama ve yargıtay kararlarına yer verilmiştir.

Terekenin Borca Batık Olması Mirasın Reddi Davası HMK’nın yürürlüğe girmesinden sonra terekenin borca batık olduğunun tespitine, “mirasın hükmen reddine” ilişkin olarak açılacak davalarda davanın değerine bakılmaksızın asliye hukuk mahkemesi görevlidir.

Ret hakkı Madde 605 – Yasal ve atanmış mirasçılar mirası reddedebilirler. Ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır.

Madde 606 – Miras, üç ay içinde reddolunabilir. Bu süre, yasal mirasçılar için mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri ispat edilmedikçe mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri; vasiyetname ile atanmış mirasçılar için mirasbırakanın tasarrufunun kendilerine resmen bildirildiği tarihten işlemeye başlar.

Yargıtay Kararı – Terekenin Borca Batık Olması Mirasın Reddi

T.C. YARGITAY 20.Hukuk Dairesi Esas: 2015/12734 Karar: 2015/11484 Karar Tarihi: 19.11.2015 – Terekenin Borca Batık Olması Mirasın Reddi Davası Hangi Mahkemede Görülür

MİRASIN REDDİ İSTEMİ – DAVA KONUSUNUN DEĞER VE MİKTARINA BAKILMAKSIZIN MALVARLIĞI HAKLARINA İLİŞKİN DAVALARDA GÖREVLİ MAHKEMENİN AKSİNE BİR DÜZENLEME BULUNMADIKÇA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞU

ÖZET: Davanın açıldığı tarihten önce yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK’nın 2. maddesinde ise asliye hukuk ve sulh hukuk mahkemesinin görevli olup olmadığının tayin ve tespiti konusunda, dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarda görevli mahkemenin aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesi olduğu hükme bağlanmıştır.

Sulh Hukuk Mahkemesince, davanın malvarlığı hakkına ilişkin olması nedeniyle asliye hukuk mahkemesinde görüleceği gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir.

Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından ise, davacının amacının mirasın kayıtsız ve şartsız olarak reddi olduğu gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur.

Türk Medeni Kanununun 605/1. maddesinde “gerçek ret”, 605/2. maddesinde ise “hükmen ret” düzenlenmiştir. TMK’nın 605/1. maddesi uyarınca miras ancak üç ay içinde reddolunabilir. (TMK m. 606) Bu dava hasımsız açılabilir. Görevli mahkeme ise sulh hukuk mahkemesidir.

Hükmen ret ise süreye tabi değildir. Hükmen ret istemli davada terekenin borcu, terekenin alacaklılarının kimliği konusunda açıklama yaptırılarak davanın alacaklılara yöneltilmesi, taraflara delil bildirme olanağı sağlanması, terekenin aktif ve pasifinin belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.

Somut olayda davacı, davayı hasımsız olarak ve dava değeri belirtilmeksizin, murisin borçlarından dolayı terekenin borca batık olduğunu ve mirasını kayıtsız ve şartsız reddedildiğini belirterek “hükmen ret” isteminde bulunmuştur. Ancak, gerek 743 sayılı Medeni Kanunda, gerekse 4721 sayılı Türk Medeni Kanununda bu tür davaların sulh mahkemelerinde görüleceği hususunda bir düzenleme bulunmamaktadır. 23.12.1942 günlü ve 24/29 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına göre, mirasın hükmen reddi davasında görevli mahkeme borç miktarına göre belirlenir. Davanın açıldığı tarihten önce yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK’nın 2. maddesinde ise asliye hukuk ve sulh hukuk mahkemesinin görevli olup olmadığının tayin ve tespiti konusunda, dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarda görevli mahkemenin aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesi olduğu hükme bağlanmıştır.

Kanunda bu konuda aksine bir düzenleme bulunmadığına göre, HMK’nın yürürlüğe girmesinden sonra terekenin borca batık olduğunun tespitine, “mirasın hükmen reddine” ilişkin olarak açılacak davalarda davanın değerine bakılmaksızın asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Bu durumda uyuşmazlığın, asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.

Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince İstanbul 16. Asliye Hukuk Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine 19.11.2015 tarihinde oybirliği ile, karar verildi.

Makalede Terekenin Borca Batık Olması Mirasın Reddi konusu yer almıştır.