Satış Sözleşmelerindeki Ayıplardan Satıcının Sorumluluğu

Satış Sözleşmelerindeki Ayıplardan Satıcının Sorumluluğu
Satış Sözleşmelerindeki Ayıplardan Satıcının Sorumluluğu | Satış sözleşmesi adını verdiğimiz sözleşme türü, Türk Borçlar Kanunu’nun 207. Maddesinde ve devamında düzenlenmiş olan sözleşmedir. Öncelikle, “sözleşme” kavramının tanımlanmasında fayda var.

Satış Sözleşmesi Nedir? | Satış Sözleşmelerindeki Ayıplardan Satıcının Sorumluluğu

Satış Sözleşmelerindeki Ayıplardan Satıcının Sorumluluğu | Satış sözleşmesi adını verdiğimiz sözleşme türü, Türk Borçlar Kanunu’nun 207. Maddesinde ve devamında düzenlenmiş olan sözleşmedir. Öncelikle, “sözleşme” kavramının tanımlanmasında fayda var. Türk Borçlar Kanunu’nun birinci maddesine göre, bir şeye “sözleşme” denilebilmesi için iki tane olmazsa olmaz koşul bulunur: Karşılıklılık ve birbirine uygunluk. Taşlar yerine oturduğuna göre, “sözleşme” kavramının tanımını şöyle yapabiliriz: “Karşılıklı ve birbirine uygun en az iki irade açıklamasına, sözleşme adı verilir.” İki irade açıklamasının, sözleşme teşkil edip etmediğinin tespitinin yapılabilmesi için, açıklamaların KARŞILIKLI ve UYGUN olduğunun denetlenmesi gerekir. Eğer açıklamalar karşılıklı ve birbirine uygunsa, geçerli bir sözleşme kurulmuş demektir. Tarafların irade açıklamalarının birbirine uygun olmasından kastedilen, tarafların sözleşmenin objektif olarak tüm esaslı noktalarında bir görüş birliği içerisinde olmalarıdır. Esaslı nokta nedir öyleyse? Esaslı nokta, sözleşmenin asıl unsurlarını içeren, yani o sözleşmenin kurulması için asıl nedeni oluşturan olaylar ve olgulardır. Örneğin, bir satış sözleşmesinin esaslı noktası, “satışı yapılacak şeyin satışı üzerindeki uzlaşıdır. Eğer bu noktada bir irade uygunluğu yoksa sözleşme zaten hiç kurulmamış demektir. Bu nedenle,  kendisine bir sözleşmenin geçerli olup olmadığı ile ilgili olarak uyuşmazlık gelen yargıç, öncelikle bu hususun varlığını kontrol eder. Yani, tarafların gerçekten irade açıklamalarının birbirine uygun olup olmadığı hakkında emin olur. Sözleşme deyince, akla ilk gelen sözleşmelerden biri, satış sözleşmesidir. Satış sözleşmesi, TBK md.207’de de tanımlandığı üzere, taraflar arasında bir şeyin “satılmasını” konu edinen sözleşmedir. Burada, satıcı olan kişinin üzerine  “şeyi” satma, borçlu olanın üzerine ise “şeyi” satın alma yükümlülüğü yüklenmiştir. Eğer, satış sözleşmesinin gerekleri olması gerektiği gibi yerine getirilmezse, burada artık bir “ayıp” söz konusu olacaktır ki, bu da yazımızın asli konusunu oluşturmaktadır. | Satış Sözleşmelerindeki Ayıplardan Satıcının Sorumluluğu

Ayıp Kavramı Ne Anlama Gelmektedir?

Bir satış sözleşmesinin ortaya çıkardığı borç, satılan şeyin gereği gibi karşı tarafa teslim edilmesidir. Bu sözleşmenin gereklerinin olması gerektiği gibi yerine getirilmemesi, bir “ayıp” doğurur. Eğer satıcı, satılacağı üzerinde uzlaşı sağlanmış olan şeyi, olağan dışı bir zarar olduğu halde teslim ederse, ya da alıcının bu üründen beklediği yararı ortadan kaldırıcı bir durumda teslimatı yaparsa, bir “ayıp” ile sorumlu olacaktır. Aynı şekilde, satıcı, alıcıya karşı herhangi bir şekilde belirtmiş olduğu niteliklerin satılanda bulunmaması, ya da eksik bulunması sebebiyle, ortaya çıkmış olan “ayıptan” sorumlu olduğu gibi, kullanım amacı bakımından gereken tüm ya da bir kısım faydaları ortadan kaldıran veya azaltan tüm ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Önemle belirtelim ki, satıcı AYIBI BİLMİYOR DA OLSA AYIPTAN DOLAYI SORUMLULUĞU DEVAM EDER. Belirtelim ki, satıcının ayıptan dolayı sorumlu olması, kolaylıkla gerçekleşebilen bir durum olmadığı gibi, satıcının da hakkaniyetsiz olarak aleyhine bir durum doğması amacını gütmez. Yani, “hukuk herkesi korur” ilkesinden hareket edilmelidir. Bu ilkeden yola çıkılacak bir yorumla diyebiliriz ki, teslimat esnasında basit bir kontrol ile tespit edilecek ve satıcının da haberdar olmadığı ayıplardan dolayı satıcı sorumlu olmaz. Çünkü alıcının da bir KONTROL YÜKÜMLÜLÜĞÜ bulunmaktadır. Bunun aksine bir durumun kabul edilmesi, adalet duygularını kolaylıkla incitebilir. Alıcı, bu “gizli ayıbı” daha sonradan fark ettiğinde, UYGUN BİR SÜRE İÇERİSİNDE bunu satıcıya bildirmekle külfetlidir. Eğer bildirmezse, bundan doğan tüm haklarını yitirir. Eğer olağan bir gözden geçirme ile değil, kullanım ile fark edilebilecek bir ayıp varsa da, derhal bildirim yapılmalıdır. Türk Borçlar Kanunu’nun 227. Maddesi uyarınca, alıcının “satılanı iade ederek sözleşmeden dönme”, “satılanın bir benzeriyle değişimini isteme”, “ayıp oranında indirim isteme” ve “olanak varsa ayıbın onarımını isteme” hakları bulunmaktadır. | Satış Sözleşmelerindeki Ayıplardan Satıcının Sorumluluğu

Bu haber toplam 195 defa okunmuştur
Etiketler :
HABERE YORUM KAT
İLETİŞİM: 0 312 229 25 05 CEP: 0 545 229 25 05 ADRES : Adres: Eti, Strazburg Cd. N:10/9, 06101 Çankaya/Ankara