İstihkak Davası: İstihkak iddiası ne zaman, kimler nasıl nereye yapar?

İstihkak Davası: İstihkak iddiası ne zaman, kimler nasıl nereye yapar?
İstihkak davasında görevli mahkeme icra mahkemesi; yetkili mahkeme ise icra takibinin bulunduğu veya hacizli malın bulunduğu yer icra mahkemesidir. İstihkak davası sonuçları malı elinde bulunduran kimsenin el değiştirmesine neden olur.

İstihkak Davaları konusunda, İstihkak davasının açılması malın asıl maliki ile zilyetliği elinde bulunduran kimse hakkında meydana gelen uyuşmazlığı çözmeye yönelik olarak açılan davalardandır.

İstihkak davaları miras hukukuyla ilgili gayrimenkullerden kaynaklanabileceği gibi medeni hukuktan doğan eşya ile ilgili de açılabilmektedir. İstihkak davası- istihkak davaları hukukun farklı alanlarında açılabilen davalardır.

İstihkak Davası Nedir?

Bir borçlu hakkında haciz yapıldığında, borçlunun olduğu düşünülen bir mala haciz konulur ve borçlu yahut bir başka üçüncü kişi o malın üçüncü kişiye ait olduğunu iddia ederse, bu malın mülkiyetinin belirlenmesi için açılan davaya istihkak davası denir.

İstihkak İddiası Nasıl İleri Sürülür?

İstihkak iddiasını, tutanağa geçiren icra müdürlüğü; durumu alacaklıya ve borçluya/üçüncü şahsa bildirir. Alacaklı ve borçluya yapılan bu bildirimde, istihkak iddiasında bulunulduğu ve bu istihkak iddiasına itirazlarının olup olmadığı, varsa itirazlarını üç gün içerisinde bildirilmesi gerektiği yer alır.

İstihkak Davası Nedir Şartları?

İstihkak Davası, dolaysız zilyet durumunda olmayan malikin, malik olmayan zilyede karşı mülkiyet hakkına dayanarak açabildiği ve haksız olarak ele geçirilen veya alıkonulan eşyanın geri verilmesini sağlama amacını güden, ayni nitelikte bir eda davasıdır.

İstihkak İddiası Hangi İcra Dairesine Yapılır?

İstihkak davasında görevli mahkeme icra mahkemesi; yetkili mahkeme ise icra takibinin bulunduğu veya hacizli malın bulunduğu yer icra mahkemesidir.

İstihkak İddiasında İcra Dairesi Kaç Gün Süre Verir?

Malın Üçüncü Kişinin Elinde Olması: İstihkak iddiası neticesinde icra müdürlüğü alacaklıya doğrudan 7 günlük süre verir ve bu 7 günlük sürede alacaklının istihkak davası açması gerekir.

İstihkak İddiasında Kimler Bulunabilir?

Üçüncü kişi lehine istihkak iddiasını; borçlu, borçlu ile birlikte malı elinde bulunduran kişi, bizzat 3. Kişi veya gerçek ya da tüzel üçüncü kişi adına istihkak iddiasında bulunmaya yetkili olan kişi ileri sürebilir.

İstihkak İddiası Nasıl İspatlanır?

İstihkak davasında genel kural uyarınca ispat yükü davacının üzerindedir. İstihkak davası mülkiyet hakkına dayandığı için bu davada davacının ilk olarak ispat etmesi gereken husus dava konusu mal üzerinde mülkiyet hakkına sahip olduğudur.

İstihkak İddiası Ne Zaman Yapılır?

Üçüncü kişi, takibin ertelenmesi veya devamına ilişkin icra mahkemesi kararının tefhim veya tebliğinden itibaren 7 gün içinde aynı mahkemede istihkak davası açabilir. İstihkak davası açılmadığı takdirde alacaklıya karşı istihkak iddiasından vazgeçmiş sayılır.

Miras Sebebiyle İstihkak Davası Nasıl Açılır?

Miras sebebiyle istihkak davası açılması mirastan hak kazanan kimselerin hak ettikleri mallar hakkında zilyedi elinde bulunduran kimse aleyhine açtıkları davalardır.

Dava tüm mirasçılar bir araya gelinerek açılabileceği gibi bir tek mirasçı tarafından da açılabilir. Tapusuz taşınmazlar ile ilgili kamulaştırma kararı verilmişse ve zilyet bu kamulaştırma bedeline haksız yere sahip olmuşsa zilyedi elinde bulundurarak kamulaştırmadan pay alan hakkında da istihkak davası açılması mümkündür. İstihkak davası miras hukukuyla ilgili ise asliye hukuk mahkemeleri görevlidir.

İstihkak davası sonuçları bağlayıcı olan ve malı elinde bulunduran kimsenin el değiştirmesini netice veren davalardır. Dava dilekçesinin mahkemeye sunulması ve davaya konu olayların her türlü delille ispatı dava dilekçesinde yapılmalıdır.

Davacının mülkiyet sahibi olduğunu ispat etmesi bu davalarda zorunlu unsurlardandır. Bu sebeple haksız yere davalının zilyedi elinde bulundurduğunun ve asıl malikin davacı olunduğunun ispatı gerekmektedir.

İstihkak Davası İstihkak Davalarında Yetkili ve Görevli Mahkeme Neresidir?

İstihkak davasında yetkili mahkeme istihkak davasının konusuna göre belirlenmektedir. İcra ve iflas hukukundan kaynaklanan istihkak davalarında icra mahkemeleri görevli iken miras hukukundan kaynaklanan istihkak davalarında genel görevli mahkemeler asliye hukuk mahkemeleridir.

Yer yönünden yetkili mahkemeler ise dava türüne göre haciz işleminin gerçekleştirdiği veya zilyedin taşınmaz veya taşınır üzerinde tasarrufta bulunduğu yer mahkemesidir.

İstihkak Davası İstihkak Davaları Ne Kadar Sürer?

İstihkak davası ne kadar sürer konusunda davanın açıldığı mahkemeye ve davanın konusuna göre farklı süreçler söz konusudur. İcra hukukunda açılan istihkak davasına itiraz halinde dava süreci uzamakta ve dava geç sonuçlanabilmektedir.

Aynı şekilde miras hukukundan kaynaklanan istihkak davaları da oldukça geç sonuçlanan davalar olduğundan istihkak davasının miras hukuku, icra iflas hukuku alanlarında uzman avukatlık ofisleriyle takip edilmesinde fayda vardır.

Makalede İstihkak Davası İstihkak Davaları konusuna yer verilmiştir. Diğer bilgilendirici makaleler için Ankara Avukat ve İcra Hukuku Avukatı ve danışma konularında sayfaları ziyaret edebilirsiniz.

İstihkak Davası İstihkak Davaları Karara Karşı İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin çeklerde meşru hamil ve hak sahibi olduğunu, müvekkilin keşideciye satmış olduğu mallar ve mal teslim tutanakları ve kesilen faturalar ile çekteki meşru hamil ve alacaklı olduğunun ortada olduğunu, Çeklerin müvekkil şirketin rızası hilafına elinden çıktığını, müvekkil şirket yetkilisinin arabasında yapılan hırsızlık olayı neticesinde çalındığını ve müvekkil şirket adına sahte kaşe ve sahte imza ile ciro edilerek 3. kişilere devredildiğini,

Ayrıca müvekkilin çekte sahte şekilde tanzim edilen devir cirosu ile devir etmiş göründüğü .... LTD. ŞTİ. ile hiçbir ticari bağlantısı ve ilişkisi bulunmadığını, bu durumun çeklerde açıkça kanunen tanınan 3. kişinin iyi niyetini koruma şekilde bir kazanım oluşturmak için tamamı sahte kaşe ile oluşturulmuş bir ciro silsilesi yaratılmış olduğunu,

Dava konusu çeklerin ciro silsilesinin muntazam bulunmadığını, müvekkil adına yapılan sahte devir cirosu ile ciro silsilesinin kopmuş olduğunu, sahte ciro ile teslimin, senet metninden anlaşılan mutlak def' i niteliğinde olduğunu ve tüm hamillere karşı ileri sürülebileceğini, iyi niyet iddiasının dermeyan edilemeyeceğini, TTK 737. maddesinde belirtildiği üzere;

borçlunun emre yazılı senetten doğan alacağa karşı ancak senedin hükümsüzlüğüne taalluk eden veya senet metninden anlaşılan defiler ve alacaklı kim ise ona karşı haiz bulunduğu defileri ileri sürebileceğini, buna göre emre yazılı çekleri müvekkil şirketin rızası hilafına ele geçirenlerin sahte kaşe ve imza ile oluşturulan devir cirosu şeklindeki cirolarının kanunun tabir ettiği anlamı ile senet metninden anlaşılan mutlak defiler niteliğinde olup herkese karşı ileri sürülebileceğini,

Davalının çekleri ödemeden men talimatı olmasına rağmen iktisap etmesinin davalının ağır kusurunu ve kötü niyetini ortaya koymakta olduğunu, İleri sürerek İlk derece mahkemesi red kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Yargıtay Kararı - İstihkak Davası İstihkak Davaları

ÖZET: Bu durumda, dava 6.8.2002 tarihinde açıldığından davacı 3.kişi İİK.nun 96.maddesinde yazılı 7 günlük hak düşürücü süreyi geçirdiğinden 'süre yönünden davanın reddi' gerekirken aksine düşüncelerle davanın kabulüne karar verilmesi ve hakimin görevinden dolayı re'sen dikkate alması gerekli bu hususu gözden kaçırması hatalıdır.

İİK.nun 96/3.maddesi hükmüne göre, 'istihkak iddiası yapıldığı veya istihkak davası açıldığı tarihte, istihkak davacısı ile birlikte oturan kimseler aynı anda malın haczedildiğini öğrenmiş sayılmaları' gerekir. Aynı maddede 'haczin yapıldığını öğrenen 3.kişinin 7 gün içinde istihkak iddiasında bulunmadığı takdirde aynı takipte bu iddiayı ileri sürmek hakkını kaybedeceği' öngörülmüştür.

Bu durumda, dava 6.8.2002 tarihinde açıldığından davacı 3.kişi İİK.nun 96.maddesinde yazılı 7 günlük hak düşürücü süreyi geçirdiğinden 'süre yönünden davanın reddi' gerekirken aksine düşüncelerle davanın kabulüne karar verilmesi ve hakimin görevinden dolayı re'sen dikkate alması gerekli bu hususu gözden kaçırması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

Bu haber toplam 317 defa okunmuştur
Etiketler :
HABERE YORUM KAT
İLETİŞİM: 0 312 229 25 05 CEP: 0 545 229 25 05 ADRES : Adres: Eti, Strazburg Cd. N:10/9, 06101 Çankaya/Ankara