İşe İade Arabulucu Avukat Ankara | Ankara Avukat

0312.995.0202

Detaylar İçin Arayın

0545.229.2505

Detaylar İçin Arayın

Ara

İşe İade Arabulucu Avukat Ankara

İlkay Hukuk Bürosu Makaleler
İlkay Hukuk Bürosu > İş Hukuku  > İşe İade Arabulucu Avukat Ankara

İşe İade Arabulucu Avukat Ankara

İşe İade Arabulucu Avukat Ankara

İşe İade Arabulucu Avukat Ankara, İşe İade talebiniz var ise, iş mahkemesine dava açılmadan önce arabulucu merkezlerine başvuru yapılarak, öncelikle işe iade talebinizi uzlaşma yani arabuluculuk sistemi ile çözüme kavuşturulması gerekmektedir.

İşe İade Talebi ve Arabuluculuk Süreci | İşe İade Arabulucu Avukat Ankara

Başlangıç olarak İşe iade taleplerinde işçi bir çok konuda haklı çıkmaktadır.

Bu durumu örnek yargıtay içtihatlarının örnek kararlarında görülmektedir. İşe iade müessesi işçinin işveren tarafında keyfi olarak işten çıkarılması önlemek olarak da düşünülebilir. İşçinin iş sözleşmesinin fesih sebepleri incelendiğinde, en çok performans düşüklüğü görülmektedir.

Yine yargıtay içtihatlarına göre, performans konusunda işverenin belirlemiş olduğu kriter yok ise bu başlık altında çıkaramaz. Haksız çıkarılması durumunda ise 4+4 tutarında maaş ve tazminat ödemek zorunda kalabilir.

Bu kısa açıklamalar ışığında işe iade taleplerine daha kalıcı ve uzlaşmacı bir çözüm olarak arabuluculuk süreci zorunlu olarak getirilmiştir. İşe iade davası öncesi 1 ay içinde arabulucuya işe iade talebi ile başvuru yapılması zorunludur. Uzlaşma olmaması halinde ise işçi işverene karşı işe dönüş için 2 hafta içinde iş mahkemesine müracaat etmesi gerekmektedir. (İşe İade Arabulucu Avukat Ankara)

İşe İade Davasında Yetkili Mahkeme Nasıl Belirlenir?

Modern hukuk sistemi ülkenin en önemli yapı taşlarından birisi olan çalışma dünyasında da çok önemli etkilere ve düzenlemelere imkan veriyor.

Özellikle de 21. Yüzyıl Türkiye’ sinde hem çalışanların hem de işverenlerin mevcut haklarının korunması hedefi ile Türk hukuk sistemi dahilindeki kanun düzenlemeleri bulunuyor ki bunlardan birisi de 5221 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’ dur.

Bu şekilde her alana özel olarak uygulamada ve yürürlükte bulunan kanunlar yer alırken, Türk hukuk sisteminde bir diğer önemli noktada hangi uzmanlık alanının davaya bakacağı değil, neredeki mahkemenin bakacağı/görevli olduğu şeklindedir.

Bu çerçevede de iş davalarına yönelik olarak kanun dahilinde çeşitli düzenlemelerde bulunulmuş ve dava açmayı düşünen çalışanlar hem dava sürecinin işleyişi hem de kısa sürede tamamlanması gibi çok önemli faktörler dolayısı ile davalarını mutlaka iş davalarında deneyimi bulunan avukat desteğinden yararlanarak gerçekleştirmeleri önerilir.

Türk Medeni Kanunu kapsamında çalışan tarafından iş davasının açılışı, çalışanın ikamet adresi olan bölgedeki mahkeme aracılığı ile açılabileceği gibi çalışanın işini gerçekleştirmekte olduğu işyeri için yetkili mahkemede de açabilme hakkı bulunur.

Bu hükümler açısından aykırılık teşkil eden sözleşmeler ise geçersiz sıfatı kazanır. Söz konusu 5221 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’ nun 5. Maddesi dahilinde atıfta bulunulan Türk Medeni Kanunu’ nun ilgili hükmü kapsamında kişinin ikamet adresi kişinin sürekli kalmak amacıyla oturduğu yer, kişinin birden fazla yerleşim yerinin olmasının söz konusu olmaması ve ticari ve sinai kuruluşlara yönelik olarak uygulanmadığı şeklinde belirtilmektedir. (İşe İade Arabulucu Avukat Ankara)

İş Davasında Yetkili Mahkeme Belirlemede Önemli Noktalar

Kişinin iş davası açmak istemesi durumunda yetkili mahkemeyi belirlemesi noktasında göz önünde bulundurması gereklilik taşıyan önemli hususlardan birisi de özellikle işveren tarafından sözleşmelere ilave edilen yetki hükümleri olur.

Pek çok işveren tarafından iş sözleşmeleri içerisinde tek taraflı şekilde çalışana söz konusu iş sözleşmesinden kaynaklı meydana gelecek uyuşmazlıklarda belirli bir bölge/yer mahkemesinin yetkili olduğu şekilde ibareler koyarak, bunları çalışanlara dayatabiliyor.

Söz konusu bu tip yaklaşımlar yetki sözleşmesini düzenlemekte olan HMK’ nın 17. Maddesi kapsamında aykırılık teşkil etmektedir. Kanun dahilinde yetki sözleşmesinin geçerliliği açısından tarafların tacir ya da kamu tüzel kişisi olması koşulunu getirmiştir. Tacir olmayan çalışanlar ile gerçekleştirilen yetki sözleşmelerinin geçersiz olduğu belirtiliyor.

İş davaları dahilinde yetki hukuki özelliği açısından aynı diğer yetki itirazları şeklinde ilk itiraz değeri taşır. Yani yalnızca yanıt dilekçesi içerisinde iddia edilebiliyor. Hakim tarafından yetki itirazlarının yapılması söz konusu olmadığı gibi talep üzerine inceleme gerçekleştirir.

Yetki itirazı gerçekleştirilmemiş olan dava yetkisiz olsa dahi, davanın açılmış olduğu mahkemede süreci başlatılır. İş davaları dahilindeki yetkili mahkeme aracılığı ile açılacak olan iş davasından evvel iş davalarına yönelik olarak deneyimli ve profesyonel bir avukat ile dava süreci hazırlığının gerçekleştirilmesi davanın süreci, süresi ve neticesi gibi tüm faktörleri açısından çok büyük bir önem taşımaktadır. (İşe İade Arabulucu Avukat Ankara)

Diğer makalelerimize Ankara Avukat sayfamızdan göz atabilirsiniz.

İşe İade Arabuluculuk ve Davaları | Sıkça Sorulan Sorular

FESHİN GEÇERSİZLİĞİ VE İŞE İADE DAVASI - İŞYERİNDE PRES OPERATÖRÜ OLARAK ÇALIŞAN İŞÇİ - FESİH İRADESİNİN İŞÇİDEN GELMEDİĞİ İŞVEREN FESHİ BULUNDUĞU

ÖZET: Davacının dilekçenin altına kanuni haklarını saklı tutarak şerh düşmüş olması ve işverenin davacıya kıdem tazminatını ödemiş olması, aynı tarihte üç kişinin istifa etmesi ve iki işçinin birbirinin aynı dilekçe sunmuş olmaları, fesihten hemen önce yapılması gereken işleri yapmadıkları iddiasıyla savunmalarının talep edilmiş olması hususları birlikte değerlendirildiğinde; fesih iradesinin davacı işçiden gelmediği, olayda işveren feshi bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Dosyada feshin haklı ya da geçerli bir sebebe dayandığı da işveren tarafından ispatlanamamıştır. Bu sebeple davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

[Toplam:0    Ortalama:0/5]

Avukata İlk Soruyu Siz Sormak İster Misiniz?

Avukata Soru Sor