Atla

Boşanma Davaları Ankara


Boşanma Davaları Ankara

Boşanma Davaları Ankara

Boşanma Davaları Ankara


Boşanma Davası Türleri ve Sebepleri

Boşanma davaları evlilik birliği içinde bulunan çiftlerin birbirinden hukuk önünde de resmi bir biçimde evlilik birlikteliklerini sonlandırması anlamını taşımaktadır. Bu davalar çekişmeli ve anlaşmalı boşanma davası olmak üzere iki farklı şekilde görülmektedir. Türk Medeni Kanunu içerisinde dava süreci ile ilgili olarak her türlü detay belirlenmiştir. Buna göre boşanma davalarının açılması için mutlaka Türk Medeni Kanunu içindeki haklı boşanma sebeplerinden biri öne sürülerek davanın açılması gerekiyor.

  • Eşlerden birinin akıl sağlığı sorunları yaşaması,
  • Zina eylemi,
  • Hayata ve cana kast ya da kötü muamelede bulunma,
  • Yüz kızartıcı suç işlenmesi,
  • Terk eylemi,
  • Fiili olarak ayrı yaşama,
  • Evlilik birliğinin temelden sarsılması ve
  • Anlaşmalı boşanma gerekçeleri ile kişilerin boşanma davasını açması mümkün olmaktadır.

Bunların dışında boşanmaya gerekçe olarak öne sürülebilecek başka sebeplerle de boşanma davalarının açılması mümkün olabiliyor. Ancak genellikle tüm boşanma sebepleri bu genel başlıklar altında yorumlanarak dilekçelere dahil edilmektedir. Boşanma davasının dava sürecinin belirlenmesinde dilekçede belirtilmiş olan hususlar son derece önemli olduğu için mutlaka dilekçelerin detaylı ve açıklayıcı bir şekilde yazılması, dava sürecinde de gerekçe olarak gösterilmiş durumun ispatlanması gerekmektedir.

Çekişmeli Boşanma Davaları


Çekişmeli olarak boşanma davasını açacak olan kişilerin görevli mahkeme sıfatına sahip olan aile mahkemelerine başvurması gerekmektedir. Yetkili mahkemeler ise bireylerin ikamet ettiği yerde bulunan aile mahkemeleri olmaktadır. Aile mahkemelerinin bulunmadığı yerlerde Asliye hukuk mahkemeleri aynı görevi devralırlar. Boşanma talebiyle dava açmak isteyen kişilerin mutlaka boşanma dilekçesini kusursuz bir şekilde hazırlayarak mahkemeye başvurması gerekmektedir. Çekişmeli boşanma davalarının dilekçe aşamasından çok dava süreci çok daha önemlidir. Çünkü boşanma kararı ve buna ilişkin her türden hakkın kişiler arasında ne yönde hüküm verileceği belirlenirken davalar 2 ile 3 seneye kadar uzayan hukuki süreçlere ulaşabiliyor.

Anlaşmalı Boşanma Davaları


Anlaşmalı boşanma davaları olarak bilinen davalar tıpkı çekişmeli boşanma davalarında olduğu gibi kişilerin boşanma talebiyle açılmış olan davalardır. Ancak bu davaların farkı kişilerin her ikisinin de boşanma ve sonrasında gelen haklar konusunda anlaşmaya varmış olması oluyor.

Anlaşmalı boşanma davaları açılırken eşler arasında boşanma protokolü hazırlanarak mahkemeye bunun sunulması gerekmektedir. Bu sebeple anlaşmalı boşanma davasının başarılı bir şekilde kısa sürede sonlanması için mutlaka protokolün kurallarına uygun şekilde hazırlanmış olması gerekmektedir. Aksi halde dava süreci uzayacak ya da dava doğrudan reddedilecektir. Reddedilmiş davaların ardından eşlerin aynı gerekçeyle 3 sene içinde tekrar boşanma davasını açması mümkün değildir.

Aldatma Nedeniyle Açılan Boşanma Davaları

En sık görülen boşanma sebeplerinden biri de aldatma olmaktadır. Eşler arasında bir tarafın kusurlu ya da daha kusurlu olması durumunu ortaya çıkaran bu davalar doğal olarak çekişmeli olarak yürütülmektedir. Kişiler aldatma olayının gerçekleşmesinin ya da bunun öğrenilmesinin ardından aile mahkemelerine başvurup davalarını açabilirler.

Bir tarafın kusurlu olmasından dolayı mağdur olan eşin diğer eşten tazminat alması mümkün olmakta ve diğer tüm boşanma sonrası hakların da lehine çevrilmesini talep etmesi mümkün olmaktadır. Ancak tüm bunların yapılması aldatma olayının kesin bir şekilde ispatlanması ile mümkündür. Eşler arasında aldatma olayının her iki taraftan da bilinmesi halinde eşler anlaşmalı boşanma davası açma yoluna gidebilirler. Anlaşmalı boşanma protokolü içerisinde velayet, nafaka, mal paylaşımı, tazminat gibi konuların belirlenmesi sağlanır. Tüm bu süreçte kişilerin haklarını en iyi şekilde koruması için mutlaka bir avukat desteği ile süreci yönetmesi gerekmektedir.

Terk Nedeniyle Açılan Boşanma Davaları

Türk Medeni Kanunu'nda özel kusurlar arasında gösterilmiş olan durumlardan biri de terk eylemidir. Evlilik birliği içinde bulunulduğu sırada yerine getirmesi gereken yükümlülüklerine yerine getirmeme kastını gözeterek evi terk eden ve haklı bir gerekçe sunmamasına rağmen tekrar geri dönmeyen eşlerin bu süreci 6 aydır devam etmesi halinde hakim tarafında bir ihtarname verilerek sorunun çözülmesi sağlanmaya çalışılır.

Ancak yine söz konusu durum devam ediyorsa bu durumda terk edilen eş konumundaki kişi tarafından boşanma davasının açılması mümkün olabilmektedir. Yasada sadece terk eyleminin gerçekleşmiş olması şartı aranmamaktadır. Buna ek olarak evlilik birliğinin içindeki yükümlülüklerinden de terk eylemini gerçekleştirmiş olan kişinin kaçmış olması gerekmektedir. Hakim tarafından ilk ihtar yapıldığı sırada terk eylemini gerçekleştirmiş olan eşe 2 aylık süre içinde aile konutuna geri dönmesi gerektiği söylenir.

Sonuçsuz kalan ihtar girişimlerinin ardından terk sebebiyle boşanmaya yönelik hükmün verilmesi söz konusu oluyor. Eğer tüm bu süreç içinde terk eylemini gerçekleştirdiği düşünülen eşin ortak yaşanılan konuta dönmesini engelleyecek davranışlarda bulunulmuşsa ya da bu kişi terk etmeye zorlanmışsa bu halde diğer eş de konutu terk etmiş sayılarak dava yürütülür. Bu halde diğer eşin de terk gerekçesi ile boşanma davasını açması mümkün olmaktadır.

Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Gerekçesiyle Açılan Boşanma Davaları

Diğer boşanma sebeplerinden farklı olarak haklı bir gerekçe olmasına rağmen Türk Medeni Kanunu içerisinde genel sebepler başlığı altında sınıflandırılmış olan evlilik birliğinin temelden sarsılması gerekçesi boşanmaya sebep olabilecek her türden durumu ve olayı ifade etmektedir. Eşlerin ortak bir hayatı artık sürdüremeyeceklerinin anlaşılması üzerine eşlerden biri tarafından boşanma davalarının açılması mümkün olabilmektedir.

Kanunda tek başlık altında evlilik birliğinin temelinden sarsılması şeklinde toplanmış olan bu boşanma sebebi içinde eşlerin sosyal, ekonomik, yaşam şartları gibi gerekçeleri öne sürerek dava açabildiği bir alan olmaktadır. Bu tür davaları açarken özellikle mahkeme tarafından eşlerin arasındaki durumun evlilik birliğinin temelinden sarsılması hususuna uyum sağlayıp sağlamadığına mutlaka dikkat edilir. Bu sebeple dava sürecinin ilk aşamasından karar aşamasına kadar bir avukatın yardımı ile sürecin yönetilmesi gerekmektedir.

Evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle bir eş dava açarsa diğer eş dava açan eşin daha kusurlu olduğunu ortaya koyan deliller sunarak davaya itiraz hakkını da kullanabilir. Fakat bu itirazı mahkeme değerlendirirken boşanmanın evlilik ve eğer varsa çocuklar için yararlı olup olmayacağından hareket ederek karar vermektedir. Bu türden bir itiraz sadece kişinin mahkemede kusurlu sayılabilecek davranışlarının göz ardı edilmesini sağlayabilecektir. Genel anlamda evlilik birliğinin temelinden sarsılması gerekçesiyle dava açılmasına sebep olan olayda hangi eş kusurlu ise o eşin dava sürecinde kusurlu olarak değerlendirilmesi kabul edilir.

Mahkeme artık toplum, evlilik ve çocukların ilerleyen zamanı için bir fayda göremediği evliliğin söz konusu olduğuna karar verirse bu noktada evlilik birliğinin temelinden sarsılması gerekçesiyle boşanma davasını sonlandırabilir.

SIKÇA SORULAN SORULAR

BİZE YAZIN

Avukat & Arabulucu İlkay Uyar Kaba
Avukat & Arabulucu İlkay Uyar Kaba

İlkay Uyar Kaba ; Aile Boşanma hukuku, Anlaşmalı Boşanma, İşçi Davalarında Arabuluculuk, Miras Hukuku Davaları, icra hukuku, İşçi Tazminat Davaları, Kıdem Ve İhbar Tazminatı, İşe İade, Miras hukuku, Tazminat Hukuku, İş Kazası Tazminat, Trafik Kazası Tazminat Davası gibi faaliyet gösterdiğimiz çalışma alanlarımızın, hukuk büroları arasında önemli bir yer sahibi olmamızı prensiplerimize borçluyuz.

İLGİLİ KONULAR
YORUMLAR
  • ECECAN BADIR -
    15 Ağustos 2016

    Boşanma Davaları Ankara Öncelikle bu bizleri aydınlattığınız için teşekkür ederim. Ankara dışına hizmetiniz var mı?

    Cevapla
Yorum Bırak