El Atma Nedir? - El Atmanın Önlenmesi | Ankara Avukat

0312.995.0202

Detaylar İçin Arayın

0545.229.2505

Detaylar İçin Arayın

Ara

El Atma Nedir? – El Atmanın Önlenmesi

İlkay Hukuk Bürosu Makaleler
İlkay Hukuk Bürosu > Gayrimenkul Hukuku Davaları  > El Atma Nedir? – El Atmanın Önlenmesi

El Atma Nedir? – El Atmanın Önlenmesi

El Atma Nedir? - El Atmanın Önlenmesi

El Atma Nedir? – El Atmanın Önlenmesi, Haksız El Atmanın Önlenmesi Dava Dilekçesi, Kamulaştırmasız El Atmanın Önlenmesi, El Atmanın Önlenmesi Harç, Haksız El Atmanın Önlenmesi ve Ecrimsil.

El atmanın önüne geçmek durumu bir kişinin malına haksız olarak müdahale edilmesi halinde ortaya çıkmaktadır. Halk arasında meni müdahale davası olarak da bilinmektedir. Mülkiyet hukukunda yer alan yasa hükümleri ile koruma altına alınmıştır. Malik mülkiyet hakkı ile beraber doğan yetkilerini kullanamaz ise, ya da yararlanılması engellenirse, el atma önlenme davası açma hakkı bulunur.

El Atma Nedir? – El Atmanın Önlenmesi

El Atma Davasının Açılması İçin Eşya Üzerinde Bütün Haklara Sahip Olmak Gerekir

El atma davası önlenmesi için ilk şart kişinin mülkiyet üzerinde hak ve diğer bütün yetkilere sahip olması gerektiğidir. Bu yüzden davanın malik tarafından yahut malikin mirasçıları tarafından açılması söz konusudur. Burada dikkat edilmesi gereken nokta hangi eşyaya malik olunduğundan çok, kişinin sahip olduğu mülkiyet hakkıdır. Mülkiyet hakkı mal sahibine yasal sınırlar çizer ve maldan dilediğince yararlanma hakkı ve yetkisini sunar.

Eşyaya Herhangi Bir Saldırı Düzenlenmemiş Olmalıdır

El atma nasıl yazılır diye merak edenler, öncelikle dava açılması için ikinci gerekli şartı bilmeliler. Bu şart haksız müdahale ve saldırı kavramları ile ilgilidir. İşbu davanın açılması için, kişinin sahip olduğu eşya hakkında (haklı ve yerinde bir gerekçeye dayanmaksızın) saldırı gerçekleştirilmemiş olması ve bu saldırının hala devam ediyor olmaması gerekir. Saldırının ne şekilde yapıldığının yasalar önünde bir önemi bulunmaz. Burada amaç, mülkiyet hakkını korumaktır.

El atman önlenmesi amacı ile açılan davalarda, saldırıda bulunan kişinin kusurlu olma zorunluluğu bulunmaz. İşbu dava kusur ile ilgili olmayıp salt olarak mülkiyet hakkının korunması ile ilgili olarak açılan bir dava olarak karşımıza çıkmaktadır.

El Atma Davalarında Davacı ve Davalı Sıfatı

El atma nedir el atmanın önlenmesi sorusunun cevaplandırılmasında davacı ve davalı sıfatını iyi tanımak gerekir. Davacı mülkiyet hakkı saldırıya uğrayan malik ya da maliğin mirasçıları olabilir. Davalı sıfatı mahkemede söz konusu olmuş mülkiyete saldırıda bulunan gerçek kişilere denir. Bu kişiler tüzel kişilikler de olabilmektedir. Açılan davalar Asliya Hukuk Mahkemeleri tarafından görülür. Kural ise genel yetki kurallarının uygulamasından oluşur.

Kamulaştırma kararı olmadan elatma kanunu gereği taşınmaza bu karar uygulanmış ise,  taşınmazın maliki haksız elatmanın önlenmesini isteyebilir yada el atma nedeniyle taşınmazın bedelini günün rayiç bedellerinin tespit edilerek bedelinin ödenmesini talep edebilir.

El Atmanın Önlenmesi Davası Kimler Açabilir?

El atmanın önlenmesi davasını taşınmazın sahibi ya da ortak sahiplerinden herangi birisi, taşınmaz tapusuz ise zilyeti elinde bulunduran, yada sahibi olduğunu ispat etmesi için verilen sürede zilyetin maliki olduğunu ispat edenler, taşınmaza el atan idareye karşı açılır.

Dava talebinde taşınmazana elatıldığı ispat edilerek, mülkiyet hakkına değer verilerek elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinin kabul edilmesi kararını mahkemeden isteyebilir.

El Atmanın Önlenmesi Davası Nerede Hangi Mahkemede Açılır?

El Atmanın önlenmesi davası taşınmazın yer aldığı yer asliye ya da sulh hukuk mahkemelerinde görülür. Dava açılmasınında herhangi bir hak düşürücü süre ile sınırlandırılmamıştır.

El Atmanın Önlenmesi Davasında Ecrimisil İstenir Mi?

El Atma Davası taşınmazın bedeliyle birlikte kullanımdan kaynaklı süreler için ecrimisil yani kira talebinde de bulunabilir. Ecrimisil isteği zamanaşım süresi nedeniyle en fazla geriye dönük beş yıl için istenebilir.

Makalemizde El Atma Nedir? – El Atmanın Önlenmesi konusu yer almıştır. Diğer bilgilendirici makaleler için Ankara Avukat ve Gayrimenkul Hukuku Avukatı ve danışma konularında sayfaları ziyaret edebilirsiniz. (El Atma Nedir? – El Atmanın Önlenmesi)

El Atma Nedir? – El Atmanın Önlenmesi | Sıkça Sorulan Sorular

ELATMANIN ÖNLENMESİ DAVASI - YIKIM İSTEMİ - TAŞINMAZIN ZEYTİNLİK VASFINDA OLMADIĞI - 3573 SAYILI YASANIN UYGULANAMAYACAĞI - TAŞINMAZA EL ATILDIĞININ SABİT OLDUĞU - ELATMANIN ÖNLENMESİ VE YIKIM İSTEĞİNİN KABULÜNE KARAR VERİLMESİ GEREĞİ

ÖZET: Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve yıkım istemine ilişkindir. Davacı, …parsel sayılı taşınmazı satın alma yoluyla edindiğini, yaptırdığı ölçüm neticesinde taşınmazın bir kısmını davalının kullandığının tespit edildiğini ve bu kısım üzerinde davalıya ait kiraz ve zeytin ağaçları bulunduğunu, kiraz ağaçlarını söküp davalının taşınmazına bıraktığını, zeytin ağaçlarını sökmesini davalıdan istediği halde bu ağaçları sökmediğini ileri sürerek el atmanın önlenmesi ve zeytin ağaçlarının kal’i isteği ilei dava açmıştır.

Medeni Kanunun ilgili maddesi, bir şeye malik olan kimse hukuk düzeninin sınırları içinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahip olduğuna dair hükmü öngörmüştür. Zeytin ağaçlarının sökülüp kaldırılması 3573 Sayılı Yasa gereğince bazı usul ve esaslara bağlanmıştır.

Ne var ki, çekişme konusu taşınmaz zeytinlik vasfında olmayıp anılan yasanın burada uygulanmasına yasal olanak yoktur. Davalının eşi A.. T..’ın beyanlarından zeytinleri toplamak suretiyle taşınmaza el attığı sabit olup davacının mülkiyet hakkına değer verilerek el atmanın önlenmesi ve yıkım isteğinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçelerle karar verilmesi isabetli olmayıp hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

ELATMANIN ÖNLENMESİ DAVASI - YAPILAN İNCELEMEDE DAVAYA KONU PARSELİN EVVELİYATINDA BİR BÜTÜN OLDUĞU - MAHKEME KARARI İLE PARSELİN BİR KISMININ DERE NİTELİĞİNDE TESCİL HARİCİ BIRAKILDIĞI - DOSYANIN DAVACISI OLAN TAPU MALİKLERİNİN HİSSELERİ ORANINDA TERKİN TESCİL İŞLEMİ YAPILMASI GEREĞİ - DAVADA TARAF OLMAYAN DAVACININ HİSSESİNİ DE KAPSAYACAK ŞEKİLDE İFRAZ TAPULARI OLUŞTURULDUĞU - KARARIN KALDIRILMASI

ELATMANIN ÖNLENMESİ DAVASI – YAPILAN İNCELEMEDE DAVAYA KONU PARSELİN EVVELİYATINDA BİR BÜTÜN OLDUĞU – MAHKEME KARARI İLE PARSELİN BİR KISMININ DERE NİTELİĞİNDE TESCİL HARİCİ BIRAKILDIĞI – DOSYANIN DAVACISI OLAN TAPU MALİKLERİNİN HİSSELERİ ORANINDA TERKİN TESCİL İŞLEMİ YAPILMASI GEREĞİ – DAVADA TARAF OLMAYAN DAVACININ HİSSESİNİ DE KAPSAYACAK ŞEKİLDE İFRAZ TAPULARI OLUŞTURULDUĞU – KARARIN KALDIRILMASI

ÖZET: Yapılan incelemede; davaya konu 1645 ada 21 sayılı parselin evveliyatında bir bütün iken, Rize 3. Asliye Hukuk Mh’nin 2013/166 E ve 2015/677 K sayılı kararı ile, 4.405,16 m2’lik kısmının dere niteliğinde tescil harici bırakıldığı, 1.275,76 m2’lik kısmının ise davalı idare adına tapuya tescil edildiği, ancak kararın tapuda infazı sırasında, mezkur dosyanın davacısı olan tapu maliklerinin hisseleri oranında terkin/tescil işlemi yapılması gerekirken, o davada taraf olmayan davacının hissesini de kapsayacak şekilde ifraz tapuları oluşturulduğu, buna göre Rize 3. Asliye Hukuk Mh’nin 2013/166 E ve 2015/677 K sayılı kararında belirtilen ve tescil harici bırakılan 4.405,16 m2’lik kısmın ifraz sonucu 1645 ada 66 parsel, davalı idare adına tescil edilen 1.275,76 m2’lik kısmın ise ifraz sonucu 1645 ada 67 parsel halini aldıkları, mahkeme ilamının tapu kaydına hatalı şekilde işlenmesinin sonuçlarının davacıya tahmil edilemeyeceği, bu duruma göre davacının, 1645 ada 66 ve 67 sayılı parseller üzerinde miras payı oranında tazminat alacağını hak ettiği, eş deyişle davacının, 1645 ada 66 ve 67 sayılı parsellerden kaynaklanan miras payı oranındaki tazminat alacağının dava tarihi itibarı ile miktarının hesaplanması (bu anlamda Rize 3. Asliye Hukuk Mh’nin Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen 2013/166 E ve 2015/677 K sayılı dosyasının güçlü delil niteliğinin dikkate alınması) ve davacının ıslah talebi ile de bağlı kalınarak lehine tazminata hükmedilmesi gerekirken, davanın esasına aykırı olacak şekilde davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.

[Toplam:0    Ortalama:0/5]

Avukata İlk Soruyu Siz Sormak İster Misiniz?

Avukata Soru Sor