Hakaret Nedeniyle Boşanma

Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Bu nedenle Hakaret Nedeniyle Boşanma davasında hakarete uğrayan taraf uygun miktarda tazminat talep edebilir.

Yargıtay Kararı-Hakaret Nedeniyle Boşanma

Hakaret Nedeniyle Boşanma Yargıtay Kararı

1. T.C YARGITAY 2.Hukuk Dairesi Esas: 2004 / 2635 Karar: 2004 / 5769 Karar Tarihi: 04.05.2004

BOŞANMA DAVASI – KİŞİLİK HAKLARI SALDIRIYA UĞRAYAN TARAFIN KUSURLU OLANDAN MANEVİ TAZMİNAT İSTEYEBİLECEĞİ – TAZMİNAT İSTEYEN KADININ AĞIR YADA EŞİT KUSURLU OLMADIĞI – KADIN YARARINA UYGUN MİKTARDA MANEVİ TAZMİNATA HÜKMEDİLMESİ GEREĞİ – HÜKMÜN BOZULMASI.

ÖZET: Boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen kadının ağır yada eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları dikkate alınarak kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.

Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen kadının ağır yada eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK. 4 BK. 42, 43, 44, 49 Hakaret Nedeniyle Boşanma) dikkate alınarak kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.

Ana yanında kalmasının çocuğun bedeni, fikri, ahlaki gelişmesine engel olacağı yönünde ciddi ve inandırıcı deliller bulunmadığı ve hemen meydana gelecek tehlikelerin varlığı da ispat edilmediği halde ana bakım, şefkatine muhtaç 13.07.2000 doğumlu Seher’in Türk Medeni Kanununun 182, 336/2 maddeleri uyarınca babanın velayetine bırakılması usul ve kanuna aykırıdır.

Sonuç: Temyize konu kararın 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle manevi tazminat ve velayet yönünden BOZULMASINA,

2. T.C YARGITAY 2.Hukuk Dairesi Esas: 2014 / 25942 Karar: 2015 / 14322 Karar Tarihi: 02.07.2015

BOŞANMA DAVASI – KADININ ERKEĞİN ANNESİNE HAKARET ETTİĞİ AİLESİNE SOĞUK DAVRANDIĞI – ERKEĞİN AİLESİNİN MÜŞTEREK EVDE KALMALARINA TEPKİSİZ KALDIĞI VE KADININ BOĞAZINI SIKTIĞI – TARAFLARIN EŞİT KUSURLU OLDUKLARI – NAFAKASI İSTEMİNİN REDDİNİN İSABETSİZLİĞİ.

ÖZET: Mahkemece davacı kadın ağır kusurlu kabul edilerek tarafların boşanmasına karar verilmiş ise de, yapılan soruşturma ve toplanan delillerden; davacı kadının davalı erkeğin annesine hakaret ettiği, davalının ailesine soğuk davrandığı, davalı erkeğin babasının cenazesine katılmadığı, buna karşılık davalı erkeğin de ailesinin uzun süre müşterek evde kalmalarına tepkisiz kaldığı, müşterek konutun kilidini değiştirdiği ve kadının boğazını sıktığı anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında; evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına ve boşanmaya neden olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü gerekir.

3. T.C YARGITAY 2.Hukuk Dairesi Esas: 2014 / 21721 Karar: 2015 / 7039 Karar Tarihi: 08.04.2015

BOŞANMA DAVASI – ERKEĞİN EŞİNE VE MÜŞTEREK ÇOCUKLARA SÜREKLİ FİZİKSEL ŞİDDET UYGULADIĞI VE HAKARET ETTİĞİ EŞİNİN HASTALIĞIYLA İLGİLENMEDİĞİ – BOŞANMAYA KARAR VERİLECEK YERDE YETERSİZ GEREKÇEYLE DAVANIN REDDİNİN İSABETSİZ OLUŞU – HÜKMÜN BOZULDUĞU.

ÖZET: Olayların akışı karşısında davacı dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya karar verilecek yerde, yetersiz gerekçeyle davanın reddi doğru bulunmamıştır.

Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden davalı erkeğin eşine ve müşterek çocuklara sürekli fiziksel şiddet uyguladığı ve hakaret( Hakaret Nedeniyle Boşanma) ettiği; eşinin hastalığıyla ilgilenmediği “numara yapıyor gebersin kurtuluruz” dediği “eşini ve çocuklarını evden kovduğu” anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir.

Olayların akışı karşısında davacı dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya (TMK md. 166/1) karar verilecek yerde, yetersiz gerekçeyle davanın reddi doğru bulunmamıştır.

Hakaret Nedeniyle Boşanma

Hakaret Nedeniyle Boşanma

Hakaret Nedeniyle Boşanma Avukat