Hizmet Tespit Davası Zamanaşımı İspat | Ankara Avukat

Hizmet Tespit Davası Zamanaşımı İspat

Hizmet Tespit Davası Zamanaşımı İspat

Hizmet Tespit Davası Zamanaşımı İspat Nasıl Olur? Hizmet tespit davası açmak, işverenin işçisini sigortasız olarak ya da eksik prim ödemesi yaparak çalıştırması sonucunda mümkün olmaktadır.

Kişi sigortasız olarak SGK’ya bilgilendirilmeden çalıştırılmış ise kıdem, tazminat ya da işçi alacağı gibi davalar açılmadan önce hizmet tespit davası açılmalıdır.

Kimler Hizmet Tespit Davası Açabilir, Dava Kime Karşı Açılır?

Hizmet tespit davası 2019 yılında işverene karşı açılabilmektedir. Geçmişte Sosyal Güvenlik Kurumu’na karşı açılan bu dava, günümüzde direk işverene karşı açılmaktadır. 5510 sayılı iş kanunu kapsamında faaliyet gösteren işyerlerinde çalışan işçiler, sigortasız çalıştırılmaları durumunda hizmet tespit davası açarak haklarını hukuken arayabilmektedirler.

Hizmet tespit davası için yetkili ve görevli olan mahkeme İş Mahkemesi’dir. Eğer bulunulan yerde İş Mahkemesi yoksa hukuk mahkemeleri bu davalarda yetkili ve görevlidir.

İşverenin ya da işçinin çalıştığı işyerinin bulunduğu ikamete bağlı olan yer mahkemelerinden herhangi birinde bu dava açılabilmektedir. Hizmet tespit davası zamanaşımı 2019 yılında 5 yıl olarak belirlenmiştir.

İşçinin 5 yıl içerisinde hizmet tespit davasının açılması gerekmektedir. Aksi takdirde davalı olan işveren davanın reddi için zamanaşımı itirazı yapabilmektedir.

Hizmet Tespit Davasında Zamanaşımı Nasıl İspatlanır?

Davalı olan işveren hizmet tespit davasının reddi için zamanaşımını itirazı yapabilmektedir. İşveren zamanaşımını ispat edebilmek için işçinin iş akdinin sona erdiği tarihi gösteren belgeyle ispat yapabilmektedir.

İşçinin iş akdi sona erdikten sonraki 5 yıl içerisinde dava açılmamış ise dava hakkı zamanaşımına uğramış demektir. Bu sebeple hizmet tespit davası zamanaşımı ispatı için işçinin iş akdinin sona erdiği tarih önem taşımaktadır.

Hizmet Tespit Davası Açılabilmesi İçin Şartlar Nelerdir?

Hizmet tespit davası açılabilmesi için bazı şartlarda uygunluk oluşması gerekmektedir. Hizmet tespit davası şartları şu şekilde sıralanabilmektedir;

  • Dava açılacak olan işyerinin 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası hükümleri kapsamına uygun şartlarda olması gerekmektedir.
  • İşçinin sigortasız olarak hizmet vermiş olması gerekmektedir.
  • İşçinin sigortasız olarak hizmet verdiği süreçte SGK tarafından tespit edilmemiş olması gerekmektedir.
  • Hizmet tespit davası açılabilecek olan sigortalar uzun vadeli olan sigortalardan olmalıdır.

Makalede Hizmet Tespit Davası Zamanaşımı İspat konusuna yer verilmiştir. Diğer bilgilendirici makaleler için Ankara Avukat ve İş Hukuku Avukatı ve danışma konularında sayfaları ziyaret edebilirsiniz.

Hizmet Tespit Davası Zamanaşımı İspat

ÖZET: Kurum’a bildirilmeyen hizmetlerin, sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesi davaları, hizmetlerin geçtiği yılın sonundan başlayarak, hak düşürücü süre içinde açılmalıdır. Bu davalar kamu düzenine ilişkin olduğundan, deliller re’sen toplanır.

Zamanaşımının kesilmesine ve durmasına ilişkin hükümler uygulanmaz. işveren tarafından ibraz olunan, sigortalının 11.6.1985 tarihinde işe girişini öngören işe giriş bildirgesinde, 26.6.1985 tarihinde Kurum’a verildiğine dair kaşe mevcut bulunmakta ise de sigortalının Kurum nezdindeki şahsi dosyasında sözkonusu işe giriş bildirgesinin mevcut olmaması, keza davalı Kurum vekilinin de cevap dilekçesinde, işverence verilmiş herhangi bir işe giriş bildirgesine Kurum kayıtlarında rastlanılmadığını bildirmesi karşısında mevcut çelişki giderilmelidir.

Bu konuda yapılacak araştırma sonucunda davalı Kurum’a, hak düşürücü süre dahilinde verilmiş yönetmelikle saptanmış belgeler bu meyanda işe giriş bildirgesinin mevcut olmadığının saptanması halinde ise; mahkemece kabulüne karar verilen 11.6.1985 ile 14.7.1987 tarihleri arasındaki çalışma süresi yönünden de, hizmetin geçtiği yılın sonu olan tarihten, davanın açıldığı 16.8.1995 tarihine kadar 5 yıllık hak düşürücü sürenin fazlasıyla geçtiği açık olduğundan, dava bu nedenle reddedilmelidir.

Öte yandan, sigortalı tarafından 19.6.1987 tarihinde bu çalışma süresinin bir kesimine ilişkin olarak işçilik haklarının tahsili için işveren aleyhine dava açılmış ise de bu durum hak düşürücü sürenin işlemesine engel değildir. Şöyleki, 506 sayılı Kanun madde 79/8’de öngörülen süre, hak düşürücü süre niteliğinde olup zamanaşımı süresinin kesilmesi veya durmasına ilişkin kurallar burada uygulanamaz. 

Yargıtay Kararı – Hizmet Tespit Davası Zamanaşımı İspat

ÖZET: Her davanın kendine özgü koşullar içereceği gözetilerek, davadaki iddiaların ve her bir davacı işçinin durumu irdelenerek, toplanan delillerin bireyselleştirilmesinin zorunlu bulunmasına rağmen, mahkemenin bir dosya üzerinden tanıkları dinleyip, bunu fotokopi ile çoğaltıp, tüm dosyaların içerisine koyması ve bu şekilde usule aykırı ve yetersiz olarak alınan tanık beyanlarına dayanılarak davanın reddine karar verilmesi hukuka aykırı olmuştur.

Davacının, muhtelif tarihli işe giriş bildirgeleri ile, Diyarbakır’ın muhtelif ilçelerinde telefon şebekesi tesis şantiyelerinde çalıştığı, davaya konu olan ve kayıtlarda gözükmeyen çalışmaları açısından, dosya içerisinde mevcut prim tahakkuk cetveline göre, 1990/1-2 dönem bordrosunun bulunmadığı, 1994/1-2-3 dönem 360 gün 1995/1 dönem 120 günlük çalışmalarının 15826158 sigorta sicil nolu F. Y.’na ait hizmet cetvelinde davacının ismi ile geçtiği anlaşılmakla;

Dönem bordrosu bulunmayan 1990/1-2 dönem yönünden red kararı verilmesi isabetli ise de, hatalı sicille bildirilen hizmetin davacıya aidiyeti yönünde yöntemince araştırma yapılması,

Bu dönemde işyerinde çalışan şef, ustabaşı ve yakın çalışma arkadaşları dinlenip gerektiğinde F. Y.’nun yöntemince davaya katılımı sağlanarak beyanlarının alınması ve deliller hep birlikte değerlendirilerek varılacak sonuç uyarınca karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik araştırma ve inceleme ile davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

Hizmet Tespit Davası Zamanaşımı İspat Sıkça Sorulan Sorular

ALACAK DAVASI – İŞÇİ İLE İŞVEREN İLİŞKİSİNDEN KAYNAKLANAN ALACAK İSTEMİ – FAZLA ÇALIŞMA ALACAĞI OLDUĞUNU İDDİA EDEN İŞÇİNİN BU İDDİASINI İSPATLA YÜKÜMLÜ OLDUĞU.

ALACAK KALEMİNİN YAZILI BELGELERLE KANITLANAMAMASI DURUMUNDA TARAFLARIN TANIK BEYANLARI İLE SONUCA GİDİLMESİ GEREKTİĞİ – TANIK BEYANLARINA GÖRE HESAPLANAN FAZLA MESAİ ÜCRET ALACAĞI TALEP KOŞULLARININ OLUŞTUĞU.

Bu itibarla davalı tarafça yazılı belge sunulmadığından istinaf talebi içeriği de dikkate alındığında tanık beyanlarına göre hesaplanan fazla mesai ücret alacağı talep koşullarının oluştuğu, denetime elverişli olan teknik bilirkişi raporundaki hesaplamalara uygun olarak verilen ilk derece mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olması nedeniyle istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.

HİZMET TESPİTİ İSTEMİ – RESEN ARAŞTIRMA İLKESİ – DAVACININ ÇALIŞMALARINDAN HABERDAR OLABİLECEK KİŞİLERİN TANIKLIKLARINA BAŞVURULACAĞI.

DAVACININ İŞVERENİNİN TAM OLARAK BELİRLENEREK ÇALIŞMANIN KISMİ OLUP OLMADIĞININ TESPİTİ GEREĞİ

ÖZET: Mahkemece, resen araştırma ilkesi doğrultusunda yapılacak yeni araştırmalar ile davalılara ait evin bulunduğu sitede site yönetimi, site görevlileri (temizlik görevlisi, güvenlik görevlisi gibi) tespit edilip, tanık sıfatıyla bilgilerine başvurulmalı,

Davacıların çocuklarının olup olmadığı, varsa anneannelerinin çocuklara bakabilecek durumda olup olmadığı nüfus kayıtları ile belirlenmeli, yine davacının işvereninin … mı, yoksa … mı olduğu tam olarak belirlenerek, çalışmanın varlığı ve çalışmanın kısmi olup olmadığı yöntemince araştırılmalı, toplanan tüm kanıtlar birlikte değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre bir karar verilmelidir.

AVUKATA İLK SORUYU SİZ SORMAK İSTER MİSİNİZ?

AVUKATA SORU SORUN

Bize Ulaşın




BİZE ULAŞIN

İletişim Bilgileri