İhtiyati Haciz Takibin İptali

İhtiyati Haciz Takibin İptali durumlarından önce İhtiyati hacizin tanımını yapmakta fayda bulunmaktadır. İhtiyati haciz, borç rehinle temin edilmemiş veya borcun ödeme vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı olan kişiler, borçlunun elinde veya üçüncü şahısta olan menkul ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.  Dava açılması durumunda, hakim ya dosya üzerinde yapacağı inceleme ile isteğin haklı olup olmadığına karar verir veya tarafları duruşmaya çağırıp, dinledikten sonra karar verir. Mahkeme ihtiyati haciz kararı verirken, ileride borçlunun ve üçüncü şahısların mağdur olamaması için; alacaklıdan, belirleyeceği miktarda teminat alınmasına da karar verir. Bu teminat, Mahkeme Veznesine yatırılmadan ihtiyati haczin icrasına geçilemez.

İcra takibi, mahkeme kararı ile iptal edilmişse artık iptal edilen takip dosyası üzerinden ihtiyati hacizlerin varlığını sürdürmesi söz konusu değildir. Bir başka anlatımla; İcra takibinin iptali kararıyla birlikte icra takibi ortadan kalktığından ihtiyati haczin infazına dair işlemler de kendiliğinden hükümsüz hale gelir.

Öte yandan, İcra iflas kanunun 264/2. maddesinde; İcra takibi  nedeniyle, borçlu ödeme emrine süresinde itiraz ederse bu itiraz hemen alacaklıya tebliğ olunur. Alacaklı, tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemeye veya genel mahkemede dava açmaya mecburdur. İcra mahkemesi, itirazın kaldırılması talebini reddederse alacaklının kararın tefhim veya tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dava açması lazımdır.” hükmü yer almakta ise de; İİK.’nun 264/2. maddesinde belirtilen prosedürün, ilamlısız icrada geçerli olup, kambiyo senetlerine dayanan icra takiplerde, itirazın kaldırılması talebi ve itirazın iptaline dair başvuru yolu olmadığından, bu icra takiplerinde uygulanma olanağı yoktur.

İcra mahkemesince, İİK.’nun 170/a maddesince takibin iptaline karar verilmekle, alacaklı genel mahkemede alacak davası açıp lehine karar almış olsada,  kararın, iptal edilen takip üzerinden işleme konulmasına yasal imkan bulunmamaktadır. İhtiyati Haciz Takibin İptali

Yargıtay Kararı – İhtiyati Haciz Takibin İptali

T.C. YARGITAY 11.Hukuk Dairesi Esas: 2016/4679 Karar: 2016/4907 Karar Tarihi: 02.05.2016

İHTİYATİ HACİZ DAVASI – MÜŞTEREK BORÇLU VE MÜTESELSİL KEFİL ESNAF OLDUĞUNDAN EŞ RIZASI ARANMAYACAĞI – KEFİL YÖNÜNDEN KEFALETE YÖNELİK BİR İPOTEK DE BULUNMADIĞI – İHTİYATİ HACİZ İSTEMİNİN REDDİNİN İSABETSİZ OLUŞU

ÖZET: Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, ihtiyati haciz isteme koşulları kanun maddesinde belirlenmiştir. Müşterek borçlu ve müteselsil kefil esnaf olduğundan eklenmiş fıkradaki “Mesleki faaliyetleri ile ilgili olarak esnaf ve sanatkarlar siciline kayıtlı esnaf veya sanatkarlar tarafından verilecek kefaletler” ibaresi doğrultusunda eş rızası aranmaz. Ayrıca kefil yönünden kefalete yönelik bir ipotek de bulunmadığından kefil bakımından davanın kabul edilmesi gerekirken, ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

 

İhtiyati haciz isteyen vekili, müvekkili banka ile borçlular arasında Kredi Sözleşmesi yapıldığını, asıl borçlunun … olduğunu, borçlu …’in müşterek borçlu müteselsil kefil olduğunu, borç miktarının ise 113.527,50 TL olduğunu, borçlulara ihtarname gönderdiklerini, ancak borcun ödenmediğini belirterek müşterek borçlu müteselsil kefilden borcu karşılayacak şekilde taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.

Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, gerek sözleşme tarihinin kefil tarafından elle yazılması ve gerekse eşin rızasının bulunması hususunun, Kefalet Sözleşmesinin kurucu ve emredici hükümleri olarak düzenlenmiş, olduğu, dosya kapsamında bu unsurların yerine getirildiği sabit olmadığı, Kefalet Sözleşmesinin geçersiz olduğu gerekçesiyle, ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir.

Kararı ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili temyiz etmiştir.

Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, ihtiyati haciz isteme koşulları İİK 257. maddesinde belirlenmiştir. Müşterek borçlu ve müteselsil kefil esnaf olduğundan TBK’nın 584. maddesine 6455 S.Y. ile eklenmiş fıkradaki “Mesleki faaliyetleri ile ilgili olarak esnaf ve sanatkarlar siciline kayıtlı esnaf veya sanatkarlar tarafından verilecek kefaletler” ibaresi doğrultusunda eş rızası aranmaz. Ayrıca kefil yönünden kefalete yönelik bir ipotek de bulunmadığından kefil bakımından davanın kabul edilmesi gerekirken, ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün ihtiyati haciz isteyen yararına bozulmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden ihtiyati haciz isteyene (alacaklı) iadesine, 02.05.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.