Taşeron İşçi Kıdem Tazminatı Alabilir Mi? Kamuda Çalışan Taşeron İşçilerin Hakları Nelerdir?

Taşeron İşçi Kıdem Tazminatı Alabilir Mi? Kamuda Çalışan Taşeron İşçilerin Hakları Nelerdir?
Taşeron işçilerin hakları, fazla mesai, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve diğer yasal alacakları içerir. Bu hakların korunması ve işçilere ödenmesi konusunda asıl sorumluluk, taşeron işçinin doğrudan işvereni olan alt işverene aittir.

Kamuda taşeron işçi, kamu kurumları tarafından gerçekleştirilen hizmet alım ihalelerini kazanan özel sektör şirketlerince istihdam edilen, fakat fiilen kamu kurumlarının işyerlerinde çalışarak kamu hizmeti sunan kişilerdir.

Bu işçiler, özel sektör firmalarının çalışanları olmalarına rağmen, günlük işlerini devletin birimlerinde ve adına yerine getirirler. Bu durum, kamu ve özel sektör işbirliğinin bir yansımasıdır ve kamu hizmetlerinin etkin, verimli bir şekilde sunulmasına olanak tanır.

İşçi Alacaklarında Sorumluluk Kimdedir?

Yeni düzenlemelere göre, taşeron işçinin kıdem tazminatı da dahil olmak üzere, işçilik alacaklarından son olarak hizmet verdiği kamu kurum ve kuruluşu sorumludur. Bu kurum, işçinin son aldığı ücreti ve diğer haklarını dikkate alarak, kamu kurum ve kuruluşlarında geçen toplam çalışma süresi baz alınarak hesaplanan kıdem tazminatını işçinin banka hesabına doğrudan yatırır. Bu düzenleme, taşeron işçilere daha güvenceli bir çalışma ortamı sağlamayı amaçlar.

Kamuda Çalışan Taşeron İşçilerin Kıdem Tazminatını Kim Öder?

Kamuda çalışan taşeron işçilerin kıdem tazminatı, işçinin hizmet verdiği son kamu kuruluşu tarafından ödenir. Bu, aynı ya da farklı kamu kuruluşlarında geçen hizmet sürelerinin birleştirilerek kıdem süresi ve tazminatının hesaplanmasını içerir. Bu ödeme, işçinin çalışma hayatında elde ettiği toplam hizmet süresini temel alır ve işçinin son çalıştığı kamu kurumu tarafından gerçekleştirilir.

Kamuda Çalışan Taşeron İşçilerin Hakları Nelerdir?

Taşeron işçiler, fazla mesai, ücret alacakları, kıdem ve ihbar tazminatı, asgari geçim indirimi (AGİ) alacakları, primler ve ödenmemiş diğer tüm yasal haklar dahil olmak üzere geniş bir haklar yelpazesine sahiptir. Bu haklar, işçilerin emeklerinin karşılığını almalarını ve adil bir çalışma ortamı içinde bulunmalarını sağlamak amacıyla konulmuştur. Sorumluluk, öncelikle taşeron işçinin doğrudan işvereni olan alt işverende bulunsa da, kamu idaresi ve yüklenici firma işçilik alacakları konusunda birlikte sorumlu tutulabilir.

Taşeron İşçi Kıdem Tazminatı Alabilir mi?

Evet, taşeron işçiler, hizmet alımı kapsamında çalışmalarının bir sonucu olarak, kıdem tazminatı da dahil olmak üzere, işçilik alacaklarını talep edebilirler. İşçi, alacaklarının tahsili için tercihine bağlı olarak doğrudan kamu idaresine, taşeron işverene veya her ikisine birden başvurabilir. Bu süreçte, işçiye borçlu olan taraflar - kamu idaresi ve yüklenici firma - borcun tamamı ödeninceye kadar birlikte sorumludur.

Taşeron İşçi Kıdem Tazminatı Alabilir Mi?

Kamuda çalışan taşeron işçiler günümüzde hep farklı sorunlarla sık sık gündeme gelmektedirler. Kamuda çalışan işçilerin en büyük sorunları arasında kıdem ve ihbar tazminatlarının kim tarafından ödeneceği, diğeri ise kamuda kadroya geçip geçmeyecekleri.

Kamuda sigortalı olarak çalışan taşeron işçiler sosyal sigortalar onların da sosyal haklarını gözetmektedir. Her sigortalı işçi gibi taşeron işçilerin de kıdem tazminatını hak etmeleri halinde almaları mümkündür. Yalnız bu noktada çalışma sistemindeki ikilik nedeniyle kafalarda soru işareti oluşabilecektir. O nedenle ilk olarak taşeron işçi kavramını açıklamak gerekir.

Taşeron İşçinin Kıdem Tazminatı Alma Şartları

Taşeron işçi de diğer işçiler gibi sorumluluklarını yerine getirip işveren tarafından işten çıkarıldığında kıdem tazminat hakkına kavuşacaktır. Tabii ki işe başladıktan 1 sene sonra bu kıdem tazminatı hak edecektir.

Taşeron işçi işe girdiğinde alt işveren farklı, işten ayrıldığında farklı olabilir. Bu durumda işçi belirli bir süre aynı kurumda çalışmışsa bu duruma bakılmaksızın o kurumun işlerini yapmakla yükümlü şirket tazminattan sorumlu olacaktır.

Tazminat miktarı şirketin ödeme gücüne ve çalışma sürenize göre belirlenecektir. Mahkemeden tazminatı kazandığınıza dair bir sonuç çıkarsa yapmanız gereken şey banka hesabınıza tazminatın yatacağı günü beklemektir. Bazen mahkemenin kararda belirttiği süre içerisinde tazminat hesabınıza yatmaz.

Bu durumda da haciz işlemlerini başlatma hakkınız doğacaktır. Şirket size ödeme yapmazsa adli yollardan hak ettiğiniz miktarı almanız mümkündür. Aynı şekilde şirkete işe iade davası da açabilir, taşeron olarak çalışma hakkınız haksız yere elinizden alınmışsa tekrar işinize dönebilirsiniz. Taşeron İşçi Kıdem Tazminatı Alabilir Mi?

Taşeron İşçi Kıdem Tazminatı Alabilir Mi? Sıkça Sorulan Sorular

İŞÇİ ALACAĞI DAVASI - TARAFLAR ARASINDA YAPILAN İŞ SÖZLEŞMESİNDE DAVACININ DAVALI BAKANLIĞA BAĞLI OKULDA İHALE İLE İŞ ALAN ALT İŞVEREN ŞİRKETLERDE TEMİZLİK İŞÇİSİ OLARAK ÇALIŞACAĞI - SÖZLEŞMENİN BELİRLİ SÜRELİ YAPILMASINI GEREKTİRİR OBJEKTİF KRİTERE RASTLANMADIĞI - BİLİRKİŞİ TARAFINDAN HESAPLANAN FAZLA MESAİ ALACAĞINA HAKKANİYET İNDİRİMİ UYGULANDIĞI

ÖZET: Somut olayda, taraflar arasında yapılan iş sözleşmesinde davacının, davalı bakanlığa bağlı okulda ihale ile iş alan alt işveren şirketlerde temizlik işçisi olarak çalışacağı öngörülmüş, sözleşmenin diğer hükümlerinin incelenmesinden sözleşmenin belirli süreli yapılmasını gerektirir objektif kritere rastlanmamış olup, mahkemece davacının hizmet sözleşmesinin belirsiz süreli kabul edilmesi yerinde bulunmuştur.

Her ne kadar davalı bakanlık vekili fazla mesai ve UGBT ücreti alacağının davacının çalıştığı okulun karşısında bulunan okulda çalışan tanık beyanlarının hükme esas alındığını bu tanıkların davacının çalışma saatleriyle ilgili net ve doğru bilgiye sahip olamayacaklarını belirtmişse de, fazla mesai ve UGBT alacağının ispat yükünün davacı işçide olduğu.

Davacı tanıklarının karşı ve yakın okullarda çalışan davacıyla aynı işi yapan hizmetli-temizlikçi olarak çalıştıkları, fazla mesai ve UGBT alacağına ilişkin davacı iddiasının davalı tarafça dosyaya sunulan saat kaydı içermeyen puantaj cetvelleri ile davacı tanıklarının beyanlarıyla uyuştuğu, Diğer taraftan bilirkişi tarafından hesaplanan fazla mesai alacağına İDM.ce % 40 oranında, UGBT alacağına ise %10 oranında hakkaniyet indiriminin de uygulandığı görülmekle buna yönelen davalı bakanlık vekilinin istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

ALACAK DAVASI - DAVACI ASIL ALT İŞVERENLİK İLİŞKİSİNİN MUVAZAALI OLDUĞUNU İLERİ SÜRMÜŞ İSE DE MUVAZAALI İLİŞKİ BULUNDUĞU İDDİASINI KANITLAYAMADIĞI - MUVAZAALI İLİŞKİ BULUNDUĞU İSPATLANAMADIĞINDAN DAVACININ KIDEM VE BAKİYE ÜCRET ALACAKLARININ GERÇEK ÜCRETİNE GÖRE HESAPLANMASINDA BİR İSABETSİZLİK BULUNMADIĞI - İLK DERECE MAHKEMESİNİN VAKIA VE HUKUKİ DEĞERLENDİRMESİNDE USUL VE ESAS YÖNÜNDEN YASAYA AYKIRILIK BULUNMADIĞI

ÖZET: Davalı tarafından "TRT Genel Müdürlüğü Binaları ve Müştemilatının Mekanik Tesisatının, Elektrik Trafolarının, YG, AG Sistemlerinin, telefon santralinin vb. Bakım ve Onarımlarının 12 adet personel ile yürütülmesi İşi" hizmet alım sözleşmesi ile dava dışı iş ortaklığına verilmiş, davacı iş ortaklığı işçisi olarak davalıya ait işyerinde teknisyen olarak çalışmıştır.

Davalı ile dava dışı ihbar olunan iş ortaklığı arasında 4857 sayılı Yasa'nın 2/6. Maddesi uyarınca asıl-alt işveren ilişkisi bulunmakta olup davalı asıl işveren davacının alacaklarından müteselsilen sorumludur. Bu nedenle davalının davada taraf sıfatı bulunmaktadır.

Davacı asıl alt işverenlik ilişkisinin muvazaalı olduğunu ileri sürmüş ise de muvazaalı ilişki bulunduğu iddiasını kanıtlayamamıştır. Muvazaalı ilişki bulunduğu ispatlanamadığından davacının kıdem ve bakiye ücret alacaklarının gerçek ücretine göre hesaplanmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Davacının belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalıştığı ve iş sözleşmesinin kıdem tazminatına hak kazanmayacak şekilde sona erdirildiği ispatlanamadığından kıdem tazminatı ve eksik ödenen bakiye ücretinin hüküm altına alınması doğrudur.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, mantıksal ve hayatın olağan akışına uygun, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, tarafların istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir. Taşeron İşçi Kıdem Tazminatı Alabilir Mi?

Bu haber toplam 504 defa okunmuştur
Etiketler :
HABERE YORUM KAT
İLETİŞİM: 0 312 229 25 05 CEP: 0 545 229 25 05 ADRES : Adres: Eti, Strazburg Cd. N:10/9, 06101 Çankaya/Ankara