Nafakanın Kaldırılması Veya Azaltılması

Nafakanın Arttırılması, Nafakanın Kaldırılmasında, Yetkili mahkeme, taraflardan birinin yerleşim yeri mahkemesidir. Hakim, istem halinde, irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir.

Nafakanın Kaldırılması Veya Azaltılması, gelirinin arttığı, ekonomik durumunun olumlu olarak değiştiği yada 176/3. maddesi uyarınca; İrat biçiminde ödenmesine karar verilen maddi tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü halinde kendiliğinden kalkar; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz yaşam sürmesi halinde mahkeme kararıyla kaldırılır.

Nafaka davası, mirasçılıktaki sıra göz önünde tutularak açılır. Dava, davacının geçinmesi için gerekli ve karşı tarafın mali gücüne uygun bir yardım isteminden ibarettir. Nafakanın, yükümlülerin bir veya bir kaçından istenmesi hakkaniyete aykırıysa hakim, onların nafaka yükümlülüğünü azaltabilir veya kaldırabilir. Dava, nafaka alacaklısına bakmakta olan resmi veya kamuya yararlı kurumlar tarafından da açılabilir.

NAFAKANIN KALDIRILMASI DAVASI YARGITAY KARARLARI

T.C. YARGITAY 3.Hukuk Dairesi Esas: 2016/5804 Karar: 2016/9829 Karar Tarihi: 23.06.2016

YOKSULLUK NAFAKASININ KALDIRILMASI VEYA AZALTILMASI – YOKSULLUK NAFAKASININ TAKDİR EDİLDİĞİ TARİHTEN SONRA DAVALININ GELİRİNİN ARTTIĞI EKONOMİK DURUMUNUN OLUMLU OLARAK DEĞİŞTİĞİNİN DAVACI TARAFINDAN KANITLANAMADIĞI – DAVANIN KABULÜNÜN İSABETSİZLİĞİ – HÜKMÜN BOZULDUĞU

ÖZET: Eldeki davada, ….tarihinde açılmıştır ve yapılan araştırmada davacının yemek sektöründe çalıştığı, ….- TL geliri olduğu,…..- TL kira ödediği; davalının ise,…..- TL ücret ile çalıştığı, ailesi ile yaşadığı belirlenmiştir. …kayıtlarında da davalının 2010 yılında 9 ay çalıştığı, … yıllarında da düzenli çalışmaları olduğu görülmektedir. Bu durumda, yoksulluk nafakasının takdir edildiği tarihten sonra davalının gelirinin arttığı, ekonomik durumunun olumlu olarak değiştiği davacı tarafından kanıtlanamamıştır. Mahkemece, yoksulluk nafakasının kaldırılması ya da azaltılması için yasal neden bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken; yasal olmayan gerekçeler ile, davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

…’nun 176/3. maddesi uyarınca; İrat biçiminde ödenmesine karar verilen maddi tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü halinde kendiliğinden kalkar; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz yaşam sürmesi halinde mahkeme kararıyla kaldırılır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun, 07.10.1998 tarih ve ….sayılı kararında da kabul edildiği gibi yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür (eğitim) gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanları yoksul kabul etmek gerekir.

Hemen belirtmek gerekir ki; Hukuk Genel Kurulu’nun yerleşik kararlarında “asgari ücret seviyesinde gelire sahip olunması” yoksulluk nafakası bağlanmasını olanaksız kılan bir olgu kabul edilmediği gibi asgari ücretin üzerinde gelire sahip olunması da yoksulluk nafakası bağlanmasını olanaksız kılan bir olgu olarak kabul edilmemiştir. (…). Bu durumda, ancak nafakanın miktarını tayinde etken olarak dikkate alınmalıdır.

Somut olayda; tarafların arasında çekişmeli boşanma davasının görüldüğü, bu davada verilen ve 07/06/2013 tarihinde kesinleşen karar ile boşandıkları, bu karar ile kadın yararına 400.00 TL yoksulluk nafakasına hükmedildiği, boşanma davası sırasında yapılan araştırmada erkeğin yemek firmasında çalıştığının, kadının ise geçici işlerde çalıştığının belirlendiği anlaşılmaktadır. Eldeki dava ise, 26/09/2013 tarihinde açılmıştır ve yapılan araştırmada davacının yemek sektöründe çalıştığı, 2.800.00.- TL geliri olduğu, 750.00.- TL kira ödediği; davalının ise, 850.00.- TL ücret ile çalıştığı, ailesi ile yaşadığı belirlenmiştir. …kayıtlarında da davalının 2010 yılında 9 ay çalıştığı, 2011, 2012, 2013 yıllarında da düzenli çalışmaları olduğu görülmektedir. Bu durumda, yoksulluk nafakasının takdir edildiği tarihten sonra davalının gelirinin arttığı, ekonomik durumunun olumlu olarak değiştiği davacı tarafından kanıtlanamamıştır.

Mahkemece, yoksulluk nafakasının kaldırılması ya da azaltılması için yasal neden bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken; yasal olmayan gerekçeler ile, davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

Sonuç: Yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.06.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

T.C. YARGITAY3.Hukuk Dairesi Esas:  2013/12156 Karar: 2013/14691 Karar Tarihi: 23.10.2013

NAFAKANIN KALDIRILMASI VEYA AZALTILMASI DAVASI – DAVALININ GELİRİNİN SADECE NAFAKA MİKTARININ TAYİNİNDE NAZARA ALINACAĞININ GÖZETİLMEMESİ – HAKKANİYET İLKESİ GEREĞİNCE NAFAKANIN UYGUN MİKTARDA İNDİRİLMESİNE KARAR VERİLMESİ GEREĞİ – KARARIN BOZULMASI

ÖZET: Olayda davalının geliri yoksulluğu ortadan kaldırmayıp, bu durumun sadece nafaka miktarının tayininde nazara alınacağı hususu gözetilmeksizin davanın tümden kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. O halde, mahkemece yapılacak iş; tarafların sosyal ve ekonomik durumları gözetilip, nafaka takdir edilirken taraflar arasında mevcut olan denge durumu da dikkate alınarak, 4721 Sayılı Kanunun ilgili maddesinde vurgulan hakkaniyet ilkesi gereğince, nafakanın uygun bir miktarda indirilmesine karar vermek olmalıdır.

YARGITAY KARARI: NAFAKANIN ARTIRILMASI

T.C. YARGITAY 3.Hukuk Dairesi Esas:  2014/7660 Karar: 2014/14962 Karar Tarihi: 18.11.2014

NAFAKANIN ARTTIRILMASI VEYA AZALTILMASI DAVASI – DAVACI ANNENİN DE ÇALIŞTIĞI VE MÜŞTEREK ÇOCUĞUN BAKIM VE EĞİTİM MASRAFLARINA KATILMA YÜKÜMLÜLÜĞÜNÜN BULUNDUĞU – İŞTİRAK NAFAKASI MİKTARININ FAZLA OLDUĞU – HÜKMÜN BOZULMASI

ÖZET: Tarafların gerçekleşen sosyo-ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, müşterek çocuğun yaşı ve ihtiyaç düzeyine, özellikle davacı annenin de çalıştığı ve müşterek çocuğun bakım ve eğitim masraflarına katılma yükümlülüğünün bulunduğu gözetildiğinde; yerel mahkemece takdir edilen iştirak nafakası miktarı fazla olup, bu husus hakkaniyet ilkesine aykırı görülmüş, bu sebeple hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece yapılacak iş; müşterek çocuğun yaşı, eğitim durumu, ihtiyaçları, davacı çalışan anne ile nafaka yükümlüsü babanın ekonomik durumu gözetilerek, hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun nafakaya hükmetmek olmalıdır. Hüküm bozulmuştur. (4721 S. K. m. 4, 182, 330)  Nafakanın Kaldırılması Veya Azaltılması şeklindedir.