Savurganlık ve Kötü yönetim kısıtlılık sebebi midir? Kısıtlılık kararı hangi hallerde verilir?

Savurganlık ve Kötü yönetim kısıtlılık sebebi midir? Kısıtlılık kararı hangi hallerde verilir?
TMK'nın 409. maddesi, bir kişinin kötü yönetim veya savurganlık sebebiyle kısıtlanabilmesi için öncelikle dinlenmesi gerektiğini belirtir. Yani, kötü yönetim ya da savurganlık nedeniyle bir kısıtlama kararı verilebilmesi için, bazı şartlar vardır.

Kısıtlama, hukuk sistemimizde bireylerin hem kendilerini hem de toplumu korumak amacıyla bazı yetkilerinin sınırlandırılması anlamına gelir. Bu sınırlama, bireyin kendi iyiliği ve toplumun güvenliği için mahkeme kararıyla gerçekleşir. İşte, bu süreçle ilgili merak edilen sorular ve detaylı açıklamaları:

Kısıtlama Kanun Maddesi Nedir?

Kısıtlama, Türk Medeni Kanunu (TMK) Madde 406'da tanımlanmıştır. Bu maddeye göre, savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşam tarzı veya malvarlığını kötü yönetmek gibi sebeplerle kendisini veya ailesini yoksulluğa düşürme tehlikesi altına sokan, bu yüzden sürekli koruma ve bakıma muhtaç hale gelen veya başkalarının güvenliğini tehdit eden her ergin, kısıtlanabilir. Kısıtlama, bireyin ve toplumun korunması amacıyla mahkeme kararıyla uygulanan bir tedbirdir.

Kötü Yönetim Kısıtlılık Sebebi midir?

TMK'nın 409. maddesi, bir kişinin kötü yönetim veya savurganlık sebebiyle kısıtlanabilmesi için öncelikle dinlenmesi gerektiğini belirtir. Yani, kötü yönetim ya da savurganlık nedeniyle bir kısıtlama kararı verilebilmesi için, kısıtlanacak kişinin mahkeme tarafından dinlenmesi zorunludur. Bu, adil yargılama ilkesinin bir gereğidir ve kişinin kendini savunma hakkını teminat altına alır.

Kısıtlılık Kararı Hangi Hallerde Verilir?

TMK madde 405'e göre, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı gibi sebeplerle işlerini göremez durumda olan, sürekli koruma ve bakıma muhtaç olan veya başkalarının güvenliğini tehlikeye atan kişiler hakkında kısıtlama kararı verilebilir. Bu, kişinin kendi iyiliği ve toplumun güvenliği için önemli bir hukuki düzenlemedir.

Kısıtlama Nedenleri Nelerdir?

TMK'nın 432. maddesinde kısıtlama sebepleri sınırlı sayıda belirtilmiştir. Bunlar arasında akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, ağır ve tehlike arz eden bulaşıcı hastalıklar ve serserilik bulunur. Kısıtlama, belirtilen durumlar dışında keyfi olarak uygulanamaz ve her durumda mahkeme kararı gereklidir.

Kısıtlı Olanlar Kimlerdir?

Kanun koyucu, TMK'nın 405. maddesinde ve devamında kısıtlı olabilecek kişileri açıkça belirtmiştir. Bunlar; akıl hastalığı veya akıl zayıflığı, savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşam tarzı, kötü yönetim, özgürlüğünü kaybedenler ve kişinin kendi isteği üzerine kısıtlılık durumlarıdır.

Hukukta Savurganlık Ne Demek?

Hukukta savurganlık, bir kişinin mal varlığını kötü yönetmesi, aşırı ve düşüncesizce harcamalar yapması sonucu kendisini ve ailesini maddi zarara uğratması durumudur. TMK madde 406, savurganlığın, kişinin veya ailesinin yoksulluk içinde yaşamasına neden olabilecek derecede olması halinde kısıtlama sebebi olabileceğini belirtir.

Kısıtlılık Kararını Kimler İsteyebilir?

Kısıtlılık kararı, genellikle kişinin yakınları, vasiler veya avukatlar tarafından talep edilebilir. Mahkeme, bu talebi değerlendirirken, kısıtlılığa neden olan durumların ortadan kalkıp kalkmadığını dikkate alır ve buna göre bir karar verir.

Kısıtlılık Kararı Ne Zaman Kalkar?

Kısıtlılık kararı, kişinin erginlik yaşına ulaşması, hapis cezasının sona ermesi gibi durumlarla otomatik olarak kalkabilir. Ayrıca, kısıtlılığa neden olan durumların ortadan kalkması durumunda da mahkeme kararıyla kısıtlılık kaldırılabilir.

Mahkemede Kısıtlama Ne Demek?

Mahkemede kısıtlama, bir kişinin maddi ve yaşamsal menfaatlerinin korunması amacıyla işlem ehliyetinin sınırlanması ve bu kararın mahkeme tarafından verilmesidir. Kısıtlanan kişinin sınırlanan faaliyetleri, mahkeme tarafından atanan bir vesayet makamı tarafından yerine getirilir. Bu, özellikle kişinin veya toplumun zarar görmesini önlemek için önemli bir hukuki tedbirdir.

Savurganlık ve Kötü Yönetim Sebebiyle Kısıtlılık Altına Alma Nasıl Olur?

Kişilerin fiil ehliyetlerinin bulunması, tek başlarına hukuki bir işlemi, herhangi bir kişinin onamasına gereksinim duymaksızın tesis edebilmeleri, hukuk hayatına geçirebilmeleri demektir.

Bu anlamda, kısıtlılık altında alınmış bir kişinin, yani eski deyimle hacir altına alınmış bir kişinin, fiil ehliyetinin kısıtlandığını söylememiz mümkündür. Peki, nedir fiil ehliyetinin kısıtlanması?

Vesayet Altına Alınma ve Vasi Atanması Nasıl Olur?

Kişinin tek başına hukuki işlem tesis edebilme yetkisinin elinden alınması, yani işlemlerinin bir kişinin (yasal temsilcinin) onayına bağlı tutulması anlamına gelir.

Kısıtlılık altına alınmış kişinin işlemlerinin geçerlilik arz edebilmesi için, ya yasal temsilcinin işleme önceden “izin” vermiş olması, ya da işlem yapıldıktan sonra “icazet” vermesi gerekir. Eğer yasal temsilci suskun kalırsa, “sükut inkardan gelir” ilkesi uyarınca, kısıtlılık altındaki kişinin söz konusu işleminin yasal temsilcisi tarafından onaylanmadığı anlamı çıkar.

Bu durumda, söz konusu hukuki işlem tabiri uygunsa askıda kalacaktır. Yani, bu işlem artık “noksanlık” yaptırımına tabi tutularak sakat hale getirilmiştir. Yukarıda ayrıntılı olarak belirttiğimiz gibi, kişinin kısıtlılık atlına sokulması önemli hukuki neticeler doğuracağından, bu kararı verecek yargıcın çok iyi düşünerek, hakkaniyet esasıyla hareket etmesi ve asıl amacının “hacir altına alınacak kişinin korunması” olması gerekmektedir. Şimdi, özetle kısıtlılık altına alınma sebeplerini görelim.

Kısıtlılık Altına Alınma Nedenleri Nelerdir?

  1. Akıl Hastalığı ya da Akılca Zayıflık

Bu durumda, öncelikle şu ayrıma değinmek gerekir. Kişinin eğer akıl hastalığı “ayırt etme gücünü ortadan kaldıracak kadar” ağır olursa, artık burada kısıtlama kurumu değil, “tam ehliyetsizlik” kurumu söz konusu olur. Yani, ayırt etme gücü bulunmayan kişinin zaten hiçbir işlemi geçerli değildir. Ancak, kişinin akıl hastalığı ayırtım gücünü ortadan kaldıracak kadar ağır değilse, “kendisine ve ailesine ya da çevresine zarar vermesini önlemek maksadıyla” kişi kısıtlanabilecektir.,

  1. Bir Yıl veya Daha Uzun Süreli Hapis Cezasına Çarptırılmış Kişi

Kişi, eğer bir yıl ya da daha uzun bir süre için hapis cezasına çarptırılırsa, kendiliğinden kısıtlılık altına alınacaktır.

  1. İlgilinin Kendi Talebi

Eğer kişinin kendisi kısıtlılık altına alınmak isterse, bunu mantıklı bir gerekçeye dayandırmak suretiyle kısıtlılık altına alınabilir. Ancak, kısıtlılık altına alınan kişi, daha sonra kendi rızasıyla kısıtlılık altından çıkamaz.

  1. Savurganlık, Alkol veya Uyuşturucu Madde Kullanımı, Kötü Yaşam Tarzı, Kötü Yönetim

Savurganlık, gelir ve kazancına uygun düşmeyen tarzda düşüncesizce tüketimde bulunma eğilimini; alkol ve uyuşturucuya bağımlılık, içki ve uyuşturucu düşkünlüğünün bağımlılık haline gelmesini; kötü yaşama tarzı, ahlaka aykırı bir yaşam stiline sahip oluşunu; kötü yönetim (suiidare) bir kimsenin bilgisizliği veya aczi yüzünden ekonomik varlığını tehlikeye düşürecek şekilde davranmasını ifade eder.

Bu hallerin de kısıtlama sebebi olması o kimsenin kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açması ve bu yüzden sürekli yardım ve bakım gerektirmesi veya başkasının güvenliğini tehdit etmesine bağlıdır.

Burada, kişinin savurganlık veya kötü yönetiminin mutlaka bilinçli bir iradeye dayanmasına gerek yoktur. Kişi bunu akılca saflığından dolayı da yapıyor olabilir. Bu gibi durumlarda, ailenin ya da çevredekilerin bizzat kendileri ilgili kimsenin kısıtlılık altına alınmasına yönelik dava açarlar. İlgili madde, Türk Medeni Kanunu’nun 406.maddesidir. | Savurganlık ve Kötü Yönetim Sebebiyle Kısıtlılık

Bu haber toplam 431 defa okunmuştur
Etiketler :
HABERE YORUM KAT
İLETİŞİM: 0 312 229 25 05 CEP: 0 545 229 25 05 ADRES : Adres: Eti, Strazburg Cd. N:10/9, 06101 Çankaya/Ankara