Atla

Zina Nedeniyle Boşanma Davası Sonuçları Nelerdir?


Zina Nedeniyle Boşanma Davası Sonuçları Nelerdir?

Zina Nedeniyle Boşanma Davası Sonuçları Nelerdir?

Zina Nedeniyle Boşanma Davası Sonuçları Nelerdir?

Zina nedeniyle boşanma davasının sonuçlarına ilişkin tartışmalara davacı ve davalı açısından ayrı olarak bakmayı yararlı buluyoruz.

 a) Davacı açısından zina nedeniyle boşanma davalarının sonuçlarına ilişkin tartışmalara önce davacı açısından değinilmelidir

Davacıya Manevi Tazminat Verilebilir Mi? Zina nedeniyle açılan boşanma davalarıyla ilgili olmak üzere boşanma davasının sonuçları kapsayan tartışmalardan bir diğeri de manevi tazminat talep edilip edilemeyeceği sorunudur.

 Zina, evlilik birliğinde sadakat yükümlülüğü bulunan eşlerin en ağır şekilde ihlali zina iledir.  Zina nedenine dayanarak her boşanma davasında kusursuz eş menfaatine manevi tazminat verilmesinin zorunlu olmadığı görüşü daha hâkimdir.

Eşinin zinasını önemsemeyen bundan duyguları incinmeyen eş boşanma davası açsa bile manevi tazminat alamaz. Ahlak anlayışı çok zayıf ve geniş olduğu kanaati herkesçe bilinen bir kimseye eşinin zinasından dolayı tazminat verilmesinin hâkimin takdirinde olduğu unutulmamalıdır.

Yargıtay ise önceki kararlarında kocanın zinası nedeniyle eşine manevi tazminat verilemeyeceği görüşünde idi. Kocanın başka bir kadınla zinada bulunması doğrudan doğruya eşine karşı işlenen bir hareket değildir. Başka bir ifadeyle, kocanın sadakatsiz davranışları ile kadının çevrede zor duruma düşmesi arasında uygun neden sonuç ilişkisi yoktur.

Bunun için, mahkemenin görüşü kabul olunduğunda, uyuşturucu madde kullanan veya hırsızlık yahut benzeri suç işleyen eşin dahi boşanma durumda eşine manevi tazminat ödemesi gerekir ki, kanun koyucunun gayesi bu değildir.

Bu nedenledir ki kanun maddesine yanlış anlam verilerek manevi tazminata karar verilmiş olması Yargıtay’da bozmayı gerektirir. 

Zina eden eş diğer eşin saygınlığına, haysiyetine ve şerefine yapılmış en ağır saldırı olduğunu düşündüğümüzde zina durumunda diğer eşe manevi tazminat verilmesi görüşü hâkim olur.

Yargıtay, sonradan istikrar kazanan kararlarında sadakatsiz hareketlerin, diğer eşin kişilik haklarına ve aile bütünlüğüne ağır bir saldırı oluşturduğundan dolayı manevi tazminat verilmesini gerektiren bir davranış sayılması gerektiği noktasına gelmiştir.

Davacıya Maddi Tazminat Verilebilir Mi?

Manevi tazminata ilgili tartışmalı durumun maddi tazminata ilişkin olmadığı yönündedir. Zina sebebiyle boşanma davasında kusursuz ya da az kusurlu eşin, zina yapan eşten şartlar mevcut ise maddi tazminat isteme hakkını vardır.

b) Davalı açısından zina nedeniyle boşanma davasının sonuçlarına ilgili tartışmalara davalı bakımından açıklayacağız.

Davalıya Tedbir Nafakası Verilebilir Mi?

Zina nedeniyle boşanma davası açıldıktan sonra karı veya kocadan her biri dava devam ettiği sürece diğer eşten ayrı yaşamak hakkını sahiptir.

Zina nedeniyle boşanma davası açılınca aile mahkemesi hâkimi davanın devamı süresince gerekli olan tedbirleri kendiliğinden alır. Kadının ya da erkeğin zina bulunduğu mahkûmiyet kararı ile kesin bile olsa ihtiyacı olan kadın ya da koca için uygun miktarda tedbir nafakasına dava başlamasından itibaren kendiliğinden hükmeder.

Hastalık, yaşlılık, işsizlik gibi sebeplerin varlığı durumda koca olan eş yararına da tedbir nafakası verilebilir. Eşlerin ergin olmayan müşterek çocuğu var ise yanında olması şartıyla talep olmasa bile çocuk menfaatine de uygun oranda tedbir nafakasına dava başlamasından itibaren hükmedilir.

Zina nedeniyle açılan boşanma davalarında boşanma kararı kesinleşinceye kadar eşler arasındaki evlilik birliği devam ettiği gerçeği gözden kaçırılmak suretiyle kadın yararına tedbir nafakasının zina eden kadına (koşulları varsa erkek eşe) nafaka verilmesi düşünülemez gerekçesiyle reddedilen mahkeme kararlarıyla sıklıkla karşılaşmaktayız.

 Aile mahkemesi hâkimi zina eden kadına tedbir nafakasını kendiliğinden verebilirken askerlik görevini yapan kocaya ilişkin tedbir nafakasını gözden kaçırmamalıdır.

Zina Yapan Davalıya Velayet Verilebilir Mi?

Zina eden kadın veya kocaya müşterek çocuklarının velayetinin verilip verilemeyeceği de çok tartışmalı bir konudur. Davalı eşin zina etmesi velayetin ona verilmesini kesin olarak engellemez.

Velayetin verilmesinde sadece çocuğun güvenliği ve ali menfaatleri gözetilir. Zina nedeniyle boşanma davalarında velayet açısından ayırt edici bir niteliği yoktur. Genel hükümlere göre çocuğun velayeti ebeveyne verilir.

Zina Sebebiyle Boşanma Davasında Ayrılık Kararı Verilebilir Mi?

Zina nedeniyle açılan boşanma davalarında da hâkim ayrılık kararına hükmedebilir. Zina nedeniyle boşanma davasında ayrılık kararı verilemeyeceğini ileri süren görüş boşanma hukukunun temel kurallarıyla örtüşmez.

Boşanma hukukunun temel kurallarından biri şudur ki; boşanma davası açmaya hakkı olan eş, isterse boşanma, isterse ayrılık kararı talep edebilir. Bu durumda eşi zina eden karı ya da koca dilerse boşanma, dilerse ayrılık isteyebilir.

Zina nedenine dayalı olarak açılan boşanma davası yalnız ayrılığa ilgiliyse aile mahkemesi hâkimi tarafından ,(dava dilekçesinde zina eylemi ile ilgili ne kadar kötüleme yapmış olsanız bile), boşanmaya karar verilemez.

Hasta Eşin Ameliyatıyla İlgilenmemek Nedeniyle Boşanma Davası

Zina sebebine dayalı olarak açılan dava boşanmayla ilgili ise ancak ortak hayatın yani evlilik birliğinin yeniden tesis edilme bulunduğu durumda aile mahkemesi hâkimi tarafından ayrılık kararı verilebilir.

Kanun zina nedenine dayalı olarak açılan dava boşanmaya yönelikse, ancak ortak hayatın ve evlilik birliğinin yeniden kurulması ihtimali bulunduğu takdirde ayrılığa karar verilebileceğini ifade etmiştir.   Boşanma nedeni kanıtlanmış olur ise, hâkim boşanmaya veya ayrılığa karar verebilir.

Yargıtay çok eski bir kararında zina nedeniyle açılan boşanma davasında ayrılık hükmü verilemeyeceğine karar vermiştir. Ancak boşanma nedenleri arasında zina nedenine farklılık getirmek pozitif hukukun dışına çıkmak olduğundan "boşanma nedeni kanıtlanmış olur ise, hâkim boşanmaya veya ayrılığa karar verebilir kuralı geçerliliğini korumaktadır.

SIKÇA SORULAN SORULAR

BİZE YAZIN

Av. İlkay Uyar Kaba
Av. İlkay Uyar Kaba

2006 yılında Ankara merkezli kurulan hukuk bürosunun kurucu Avukatı'dır. Hukuk alanında Başarının bir ekip işi olduğuna inanarak, personellerini belli alanlarda uzmanlaşmasını sağlamak için departmanlar kurularak branşlaşmaları sağlanmıştır.Hukuk Büromuz Aile hukuku ve Tazminat hukuku konularında, uzun yıllara dayanan dava çeşitliliği nedeniyle kararlardan oluşan geniş arşive sahip olup, bir çok davada almış olduğu önemli kararlar örnek içtihatlar olarak yayınlanmıştır.Hukuk departmanları olan icra, tazminat, iş kazası, genel dava, tüketici bölümlerinde oluşan her biri kendi alanında tecrübe edinmiş avukat ve yardımcı personeller görev yapmaktadır. Kendine güvenmek başarmanın yarısıdır. Başarı ise karşınızda ki kişiye güven verir. Başarı ve güvenin olduğu yerde olursanız doğru yol almanız kolay olur. İ.K.

İLGİLİ KONULAR
YORUMLAR
Yorum Bırak