Eser Sözleşmesi Alacak Davası | Sözleşme Hukuku Ankara Avukat

0312.995.0202

Detaylar İçin Arayın

0545.229.2505

Detaylar İçin Arayın

Ara

Eser Sözleşmesi Alacak Davası

İlkay Hukuk Bürosu Makaleler
İlkay Hukuk Bürosu > İcra Hukuku  > Eser Sözleşmesi Alacak Davası

Eser Sözleşmesi Alacak Davası

Eser Sözleşmesi Alacak Davası

Eser Sözleşmesi Alacak Davası sözleşmelerin feshinde ortaya çıkan alacak ve sözleşmenin feshinden kaynaklı alacak uyuşmazlıkları olarak ortaya çıkmaktadır.

Sözleşme Hukukunda, sözleşmenin hazırlanması, fesih sebepleri, işin tamamlanmaması eksik ifa gibi olumsuzlardan dolayı hukuki bir yaptırım olan Sözleşmelerin, hukuk normları dahilinde hazırlanması ve geçerliliği tartışma konusu olmaması için avukat ve danışmanlık hizmeti ile sürecin sürdürülmesi gerekmektedir.

Son dönemlerde Eser sözleşmesinde kaynaklı açılan davalar incelendiğinde, estetik ameliyatları nedeniyle eser sözleşmesi tüketici mahkemesine açılan davalar ile inşaat hukukunda kaynaklı eser sözleşmesi davaları dikkat çekmektedir.

Eser sözleşmeleri genel hatları ile Yüklenici kişi ya da kişiler bir eser meydana getirme yükümlülüğünde olurken iş sahibi de bu eser karşılığında bir bedel ödemeyi taahhüt eder. Bir tür taahhüt sözleşmesi olarak değerlendirilmelidir.

Eser sözleşmesi nedir?  

Eser sözleşmeleri, Türk Borçlar Kanun’unun 470. maddesinde tanımlanmış ve iş veren kişi ile yüklenici ya da yükleniciler arasındaki ilişkiyi düzenleyen sözleşme türüdür.

İşin ayıplı ve aykırı yapılması durumunda eser sözleşmesinden dönme hakkı nasıl kullanılır?

Sözleşme Hukuku Avukatı AnkaraSözleşmelerde, mesleki ve teknik birikime dayanılarak bir yüklenicinin belirlenen şartlarda bir edinim meydana getirmesi ve belirlenen zamanda teslim etmesi beklenir.

Ortaya çıkan edinim, işi veren kişi tarafından kabul edilerek bunun karşısında bedel ödenmesi taahhüt edilir. Eser sözleşmeleri sürekli edinim gerektirse gibi tüm sözleşmeler gibi bir bitiş tarihi mevcuttur.

İşin sahibi yükleniciye hangi durumlarda ihtar verebilir?

Eser sözleşmelerinde, işin sahibi bazı durumların gerçekleşmesi halinde yükleniciye ihtar verme hakkına sahiptir.

Yüklenicinin hatası nedeniyle sözleşmede belirtilenden farklı ya da ayıplı  bir eser meydana getirileceği açıkça anlaşılıyorsa, yükleniciye meydana gelen aykırılığın uygun bir süre içerisinde giderilmesi ve düzeltilmesi için ihtar gönderebilir.

Eserin ayıplı olması nedeniyle oluşacak hasarın yükleniciye ait olacağı da gönderilen ihtarda açıkça ifade edilmelidir.

İhtar sonrası iş sahibi sözleşmeden dönebilir

İhtar gönderilmesine neden olan durumlar eser sözleşmesinde açıkça belirtilmiş olmasa bile işin sahibi erken dönme gerekçesi olarak değerlendirip eser sözleşmesinin sona erdirilmesini talep edebilir.

İhtara rağmen erken dönme hakkı kullanılmazsa ne olur?

İş sahibi ihtarın ardından erken dönme hakkını kullanmamış olabilir. Ancak eser teslim alındığında ihtar gönderilmesine yol açan ayıp ve aykırılık iş sahibine yine de sözleşmeden dönme hakkı tanıyabilir.

Bu durumda iş sahibi,  eserin kullanılamayacak derecede ayıplı, aykırı olması gerekçesiyle yine sözleşmeden dönebileceği gibi, ayıp ve aykırılık nedeniyle sözleşmede belirlenen bedel üzerinden indirim talep de edebilir.

Eser Sözleşmesi Estetik Ameliyat TazminatSözleşmeden dönme ve indirim talep etme dışında işin sahibi yükleniciden oluşan ayıbı ve farklılığı gidermek için ücretsiz onarım ve düzeltme talep etme hakkına sahiptir.

Eserin iş sahibinin taşınmazı üzerinde yapıldığı durumlarda, eserin sökülüp takılması aşırı bir maliyete sebep olacaksa, iş sahibi sözleşmeden dönme hakkını kullanamayabilir.

Eser Sözleşmesi Alacak Davası Mahkemesi Kararı

Yapılan eser sözleşmesi nedeniyle, şirketin sözleşmeye sürekli ek talepler koyduğu, yenilikler yapmak istediği, ayrıca ek sözleşme şartı getirerek taraflar arasında yapılması gereken işi sürekli sürüncemede bıraktığı.

Bütün bunlara rağmen davalı şirket tarafından sona erdirilmesi güç hale getirilen sözleşmenin tüm şartlarını yerine getiren müvekkili şirketin, Sözleşmede belirtilen ücreti almaya hak kazanmasına rağmen davalı şirket tarafından herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine işbu davayı açtıkları.

Müvekkil şirkete ihtar ettiklerini beyan ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne, sözleşmenin haksız feshinden dolayı uğranılmış olan 38.000TL ve KDV tutarındaki kar kaybının ve ana sözleşmedeki bitim tarihinden itibaren işleyecek faiz ile birlikte davalı yandan alınarak davacı müvekkiline verilmesi…” İddia ve talep edilmiştir.

Eser Sözleşmesi Alacak Davası İstinaf Mahkemesi Kararı

ESER SÖZLEŞMESİ ALACAK DAVASI. TARAFLAR ARASINDAKİ SÖZLEŞMENİN KONUSU İNCELENDİĞİNDE HUKUKSAL NİTELİĞİ İTİBARIYLA BİR ESER SÖZLEŞMESİ OLDUĞU. ADİ ORTAKLIĞIN BİR TİCARİ ŞİRKET NİTELİĞİ BULUNMADIĞI. UYUŞMAZLIKTA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ GÖREVLİ OLUP DAVANIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNCE GÖRÜLMESİNİN MÜMKÜN OLMADIĞI.

ÖZET: Somut olaya uygulanacak olan ve sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 470. maddesi hükmünde tanımlandığı üzere; eser sözleşmesinde yüklenici, iş sahibinin ödemeyi üstlendiği ücret karşılığında bir eser meydana getirmeyi borçlanır.

Eser (istisna) sözleşmesinin konusu, bir sonuç ve her hangi bir biçim altında çalışma ile bütünleşmiş bir üründür. Bu kapsamda, genellikle emek unsuru ağır basan bir çalışma ürünü olup bütünlük arz eden ve ekonomik değeri olan her hukuksal varlık, maddi nitelikte olsun veya olmasın bir eser sayılmaktadır.

Eser sözleşmesinin açıklanan tanımı kapsamındaki unsurlarına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin konusu incelendiğinde, hukuksal niteliği itibarıyla, bir eser sözleşmesi olduğu anlaşılmaktadır.  Davacı tarafın Adi Ortaklığı olduğu ve bu anlamda adi ortaklığın bir ticari şirket niteliği bulunmadığından, uyuşmazlıkta Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olup, davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülmesi mümkün değildir.

Eser Sözleşmesi Alacak Davası | Sıkça Sorulan Sorular

ESER SÖZLEŞMESİ ALACAK DAVASI. MAHKEMECE YASAL DÜZENLEMELER UYARINCA GEREKLİ ARAŞTIRMALARIN YAPILARAK DAVACININ TARAF VE DAVA EHLİYETİNE SAHİP OLUP OLMADIĞI TESPİT EDİLMEDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMİŞ OLDUĞU.

ÖZET: Arsa sahiplerinin yer almadığı bu davada, davacıların yukarıda belirtilen ihtimallere göre aktif husumet ehliyetlerinin bulunup bulunmadığı belirlenmeden aldırılan bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.

Dava şartları 6100 Sayılı kanunun ilgili maddesinde düzenlenmiş olup, ilgili maddesine göre tarafların taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları dava şartlarındandır ve dava şartlarının aynı yasanın ilgili maddesi uyarınca mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılması dava şartı noksanlığının tespiti halinde ilgili fıkraya göre dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verilmesi,

Dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün değilse veya verilen süre içerisinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddi gerekir.

[Toplam:4    Ortalama:5/5]

Avukata İlk Soruyu Siz Sormak İster Misiniz?

Avukata Soru Sor