İşe İade Davası Nasıl Açılır?

İlkay Hukuk Bürosu Makaleler
İlkay Hukuk Bürosu > İşe İade Davası  > İşe İade Davası Nasıl Açılır?

İşe İade Davası Nasıl Açılır?

İşe İade Davası Nasıl Açılır?

İşe İade Davası Nasıl Açılır

İşe İade Davası Nasıl Açılır konusuna giriş yaparken işe iadenin amacı İşçi ve işveren arasındaki ilişkiyi, yapılan iş akdinin içeriğini ve işçi ile işveren arasındaki çıkan uyuşmazlıkları, sorunları adaletli bir şekilde çözmeye çalışan kanun koyucu İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik Hukuku alanında birden fazla kanun çıkartmıştır.

Bu kanunlarda az önce ifade ettiğimiz üzere işçi ile işveren arasındaki ilişkiyi baz almıştır. İşçi ile işveren arasında birtakım sorunlar meydana gelmekte ve bu da yargıya intikal etmektedir. Bu uyuşmazlıklardan bir tanesi de işçi benimsediği alıştığı ve haksızlık sonucu elinden alınan işi için işe iade davası talebidir.

İşveren tarafından belirsiz süreli iş sözleşmesinde verilen feshin, işçinin yetersizliğinden ya da davranışlarından, hareketlerinden ya da işin, iş yerinin veya işletmenin gereklerinden kaynaklanmakta olan geçerli bir nedene dayandığı somut deliller ile ispat edilebiliyor olması davanın olumsuz sonuçlanmasına sebep durumlardan biridir.

Yukardaki bilgilere ekleyeceğimiz bir başka konu ise,  İşveren fesih bildirimini yazılı şekilde yaparak ve fesih nedeninin açık bir şekilde ve kesin olarak belirtmesi gerekmektedir. Bu açıklamalar ışığında işe iade kararının olumlu sonuçlanmasını en çok etkileyen durumlardır. Verilen örnek kararlarda Feshin son çare olması için işveren tarafından işçiye şartları mevcut işine uygun farklı bir iş olanağı sunması işten çıkarmanın son çare olarak başvurulması gerektiği belirtilmiştir.

İŞE İADE DAVASI ÖNCESİ ARABULUCULUĞA BAŞVURU ZORUNLULUĞU

İşe iade davası açılmadan arabulucuya başvurma çıkan yasa ile zorunlu hale gelmiştir. 01.01.2018 tarihinden itibaren arabulucuya başvurma dan işe iade davası açılması usulden davanın red edilmesine sebep olacaktır.

İşe iadesi kanunda ön görülen zorun süreçte arabulucu başvurusu, adliyelerde bulunan arabuluculuk merkezine başvuru dilekçesi ile başvuru yapılarak, daire başkanlığınca arabulucu atanmasını talep eder. Arabulucu görevi alır almaz, toplantı tarihi belirler ve taraflara bildirilir. İşçi arabulucuya başvurusu sonucu ya kendisi bizzat, yada avukatı aracılığı ile toplantıya katılması gerekmektedir.

Arabulucu bu işe iade talebini en geç 4 hafta içerisinde karara bağlanması gerekmektedir.

Arabulucu başvurusunda şu sonuçlara çıkabilir, işçinin işe iade talebini işveren kabul edebilir, diğer bir sonuç işe iade talebini kabul etmez, en son sonuç olarakda işe iadeyi kabul ederek belirlenen tazminatı ödemeyi kabul eder.

İşçi eğer arabulucuda uzlaşma olmaması halinde almış olduğu tutanak ile 2 hafta içerisinde iş mahkemesine dava açması gerekmektedir.

İşe İade Davası Nasıl Açılır, İşe iade davası nedir?

İşe iade davasının açılabilmesi için gerekli koşullar nelerdir? İşe iade davası hangi görevli ve yetkili mahkemede bakılır gibi birçok soruyu bu makalede cevaplamaya çalışacağız.

İşe İade Davası Nedir Nasıl Açılır

Kanun koyucu işveren ile işçi arasında gerçekleştirilmiş olan iş akdinin 4857 sayılı İş kanununda hüküm altına alınan nedenler dışında feshedilemeyeceğini ifade etmektedir.

Kanun koyucu iş sözleşmesinin feshinin gerekçeli ve haklı bir nedene dayanması gerektiğini kısacası söylemeye çalışır. İşveren haksız bir nedene dayanarak işçiyi işten çıkarmasının yani iş akdinin haksız yere fesih edilmesinin hukuki açıdan hiçbir geçerliliği olmamaktadır.

Medeni Türk hukuku kapsamında dahilinde sonucu yönünden hem işçiyi hem de işvereni önemli oranda etkilemekte olması sebebi ile işe iade davası çok büyük bir öneme sahiptir.

Günümüz Türk hukuk sisteminde oraya çıkan pek çok farklı etken çerçevesinde kanun dahilinde 2 aylık süreç içerisinde kararının alınması ve 1 aylık Yargıtay tarafından incelenmesi süresi ardından tamamlanması gerekliliğine karşın, genel olarak çok daha uzun süreleri alabilmektedir.

İşe iade davasının sonuçları ile ilgili olan bu süreç içerisinde işçinin başka bir iş yerinde çalışmaya başlaması dolayısı ile bazı hallerde işverenin işçiyi işe başlatma şeklinde almış olduğu karar sonucunda işçinin işe başlamasının olanaklı bulunmadığı gibi, bunun tam tersi olarak işvereninin de söz konusu dönem içerisinde söz konusu olan yapısı dolayısı ile işçiyi tekrar işe başlatmasının olanaklı olmadığı durumlar ortaya çıkabiliyor.

Bu durumların haricinde idari bir karar kapsamında işçiyi işe başlatmaktansa parasal tutarların ödemesinin yapılması da tercih edilebilmektedir.

4857 sayılı İş Kanunun 20. Maddesinde kanun koyucu işverenin işçiyi haksız yere işten çıkması sonucunda işe geri dönmesi için açmış olduğu davaya işe iade davası denmektedir. Kanun koyucunun işverenin işçiyi haklı bir nedene dayanarak işten çıkartmasına izin verdiğini yukarıda söylemiştik.

4857 sayılı İş kanunun 18. 19. 20. 21. 22. Ve 29. Maddelerinde işverenin hangi nedenlere bağlı olarak işçinin işveren tarafından işten çıkartabileceğini ve nasıl işten çıkartılabilmesi için hangi süreçleri yapması gerektiğini hüküm altına almıştır.

İşe İade Davasının Açılabilmesi İçin Gerekli Şartlar Nelerdir?

Öncelikle ilk şart işverenin haklı bir sebebe dayanmadan ya da herhangi bir sebep gösterilmeden işçi ile gerçekleştirmiş olduğu iş akdini fesih etmesi gerekir.

ikinci şart da işverenin çıkarttığı işçi ile aynı konumda olan çalışan en az 30 işçisinin bulunması gerekir.

Üçüncü şart çıkarılan işçinin çıkarıldığı iş yerinde en az 6 aylık aynı yerde bir kıdeme sahip olması gerekir. Yani işçi bulunduğu bölümde en az 6 ay çalışmış olması gerekir.

İşçi ile işveren arasında gerçekleştirilen iş sözleşmesi ya belirli süre ile yapılır. Yani örneğin 5 yıllık bir iş sözleşmesi yapılmaktadır. Ya da bu iş sözleşmesi belirsiz süre yapılır. Burada işçinin ne kadar çalışacağı belirsizdir. İşe iade davasının açılabilmesi için iş akdinin belirsiz yapılmış olması gerekir.

İşe iade davasının açılabilmesi için gerekli bir diğer şart da işçinin işveren tarafından çıkartılmış olması gerekir. İşçinin kendi istifa etmemesi gerekir. Fesih bildirimin de yazılı bir şekilde yapılması gerekir.

Günümüzde İş Kanunu kapsamında çalışanlara verilmiş olan bir hak olsa dahi çalışanların iş akdi fesihleri dolayısı ile işe iade davası açmaları çok da basit bir süreç teşkil etmemektedir. Çünkü birden fazla etkenin bir araya gelmesini gerektiren bir ön sürece sahip olan işe iade davası şartlarına sahip olunması gerekliliği bulunur.

Bu çerçevede de işyerinde en az 30 çalışanın bulunması, işten çıkartılmış kişinin, o iş yerinde en az 6 aydır çalışıyor olması ve  çalışanın mutlaka iş sözleşmesinin belirsiz süreli iş akdi şeklinde olması gerekmektedir

İşe İade Davasında Yetkili ve Görevli Mahkeme Hangisidir?

İşe İade Davası Nasıl Açılır ve görevli mahkeme, Hukuk Muhakemeleri Kanununda yetkili ve görevli mahkemeler belirlenmiştir. İşe iade davasında görevli mahkeme İş Mahkemesidir, İş Mahkemesinin bulunmadığı yerlerde bu davaya Asliye Hukuk Mahkemesi bakmaktadır.

Yetkili mahkeme de bu davalar da işverenin ya da iş yerinin bulunduğu bölgedeki mahkemelerde görülür.

İşe İade Davasının Açılabilmesi İçin Gerekli Süre Nedir?

İşe iade davası işçinin kendisine feshin tebliğ edilmesinden itibaren 1 ay içerisinde açılmalıdır. Makalemizde işe iade davası nasıl açılır ile ilgili bilgi amaçlı yer verilmiştir.

İşe İade Davasını Kazanan İşçinin İşe Başlamaması

Türkiye’ de İş Kanunu kapsamında hem işverenlerin hem de çalışanların tüm yasal haklarının koruma altında olması sağlanmaktadır.

Özellikle de günümüz modern yüzyıl koşulları çerçevesinde çalışma yaşamında haksız yere işten çıkartılan- iş akdi sözleşmesi fesih edilmiş olan çalışanların haklarını koruyabilmesi ve geri alabilmesi amacı ile İş Kanunu’ nun 20.maddesi çerçevesinde işe iade davası açma hakkı veriyor.

Bu doğrultuda da işvereni tarafından iş akdinin herhangi bir neden göstermeksizin ya da gösterilen nedenin geçerliliğinin bulunmaması halinde işe iade davası açma hakkı bulunuyor.

Ancak işe iade davası hakkının kullanılması için İş Kanunu kapsamında belirtilmiş olan şartlara uygun olunması büyük bir önem taşımaktadır.

İşe İade Davasının Neticeleri

İşe iade davası İş Kanunu kapsamında iş akdinin haksız şekilde feshi gerçekleştirilen çalışanın, işine geri dönüş yapabilmesi, söz konusu boşta kalınan süreçteki ücretlerin tahsili ve tazminat hakkı bulunmaktadır.

Bu doğrultuda işe iade davasının sonucunda işverene yönelik olarak ya işçiyi yeniden işe alma ya da işçiyi işe başlatmama tazminatını ve boşta geçen sürelere dair tazminatı ödemesi şeklinde iki seçenek sunulmaktadır.

Ayrıca işe iade davası sonucu itibari ile işe iade başvurusunun işçi tarafından en geç 10 gün içerisinde gerçekleştirilmesi gerekir.

İşe Başlanmazsa Ne Olur?

İşe iade davası sonucunda işine iadesi yönünde karar alınmış olan işçinin kendisine verilen 10 günlük başvuru süreci içerisinde işe başlama başvurusunu yapmaması halinde işveren tarafından işe başlamama tazminatı ve işçin boş geçirdiği zamanların ödemelerini yapması hükmü de bozuluyor. Bu yüzden işe iade davası sonucunda çalışanların mutlak suret ile işe başlama süresi içerisinde işe başlama başvurularını yapmaları ve gerekli koşulda işe başlamaları gerekiyor.

Yargıtay bünyesinde daha önce işe iade davası neticesinde işe başlamama dolayısı ile alınmış olan örnek kararlar bulunmaktadır.

Bu kararlar çerçevesinde de çalışanın işe iade davası ile gerçekten işe başlama arzusunu taşıyor olması veya işe başlama ile ilgili olan sorumluluklarını yerine getirmesi gerekliliği bulunuyor.

Eğer bu durumların oluşturulmaz ise işe iade davası neticesinde İş Mahkemesi tarafından kendisine verilmiş olan tazminat haklarını kaybetme riski ile karşı karşıya kalması muhtemel olur.

İşe İade Davası Nasıl Açılır? | Sıkça Sorulan Sorular

İşe İade Davasında İşe başlatmama tazminatın 6 Ay olarak belirlenmesi Yargı Kararı

İşe iade davasında işe iade konusunda örnek yargı kararı; Mahkemenin, feshin sendikal nedene dayanmadığına dair gerekçesi dosya içeriğine uygun olmakla birlikte, davacının işçilik haklarının korunması için diğer işçilerle birlikte sosyal medya aracılığı ile örgütlendiği ve sosyal medyadaki yazışmaları nedeni ile,

İş sözleşmesi feshedilen bir kısım işçilere destek olması nedeni ile işten çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda fesih nedeni dikkate alındığında, işe başlatmama tazminatının dört ay yerine altı ay olarak belirlenmesi dosya içeriğine uygun olacaktır.

İşe Davasında Haksız Feshin Tespiti Ve İşe İade Kararı

Davacının BİMER’e yaptığı başvuru nedeniyle iş sözleşmesinin sonlandırılmasının ifade özgürlüğünü ihlal ettiği” iddiasıyla Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunması üzerine,

Anayasa Mahkemesi’nin 2013/6829 başvuru numarası 14/4/2016 tarihli kararıyla; “İşçi olan başvurucunun işverenin faaliyetleri hakkında BİMER’e şikayet dilekçesi yazarak kendi durumu ile ilgili sıkıntıları ve firmanın davranışlarını ihbar ettiği,

Şikayet dilekçesinin temel olarak başvurucunun kendisinin firmadaki durumu ile firmanın yaptıklarını dile getirerek ilgili kamu otoritelerinden yardım isteme mahiyeti taşıdığı, işçinin vatandaşlık hakkını kullanarak kendi inisiyatifiyle işvereni ihbar etmesi, çalışanın bilerek ya da gayri ciddi bir şekilde gerçeğe aykırı bilgi vermediği sürece haklı fesih nedeni olamayacağı.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin de aynı hususu vurgulayarak başvurucunun BİMER’e yazdığı dilekçenin içeriğindeki bazı bölümlerin başvurucunun yardım isteği niteliğinde ve hak arama özgürlüğü kapsamında olduğunu belirttiği, ancak başvurucunun “müfettiş geliyor yedirip içirip yolluyorlar bize baktıkları yok biz şikayet edersek tehdit ediyorlar bizi tamamen amele yerine koyuyorlar” şeklindeki ifadelerin Yargıtay tarafından hakaret ve sataşma içerdiğinin kabul edildiği ancak ifadelerin bağlamlarından kopartılarak incelenmesinin Anayasa’nın 13. ve …. maddelerinde yer alan ilkelerin uygulanmasında ve elde edilen bulguların kabul edilebilir bir değerlendirmesinin yapılmasında hatalı sonuçlara ulaşılmasına neden olabileceği.

Bu çerçevede bir düşünce açıklamasının ifade edildiği, bağlamından koparıldığında “başkalarının şöhret ve haklarına” saldırı oluşturmasının bu ifadeye yönelik bir müdahaleyi tek başına haklı çıkartmayacağı, bu nedenle söz konusu ifadelerin diğer ifadelerle birlikte değerlendirilmesi gerektiği,

Başvurucunun dilekçesinin bir bütün olarak değerlendirildiğinde saldırgan bir üsluptan öte yardım isteği içeren ve çaresizliği vurgulayan ifadeler içerdiği şikayetinin ciddiyetle araştırılmadığını vurgulamak için “müfettiş geliyor yedirip içirip yolluyorlar bize baktıkları yok biz şikayet edersek tehdit ediyorlar,

Bizi tamamen amele yerine koyuyorlar” şeklinde ifadede bulunduğu nedeni ile idari açıdan hak aradığı, kullandığı ifadelerin ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı, feshin bu nedenle geçersiz olduğu anlaşılmakla sonucu itibari ile doğru olan karar ile işe iade kararının onanması.

İşe İade Davalarında İkale Sözleşmenin Sonuçları Hakkında Yargı Kararı

Somut uyuşmazlıkta; tarafların kabulünde olan ve imzalarını içeren 22.01.2016 tarihli ikale sözleşmesine göre, işverenin talebi üzerine davacı işçiye kıdem ve ihbar tazminatları ile 2 aylık ücreti tutarında ek ödeme ve ayrıca 42 günlük yıllık izin parası ile 2015 yılı performans primi alacağının ödenerek karşılıklı anlaşma şartıyla iş akdinin sona erdirildiği görülmektedir.

Davacı davalı işyerinde satış müdürü olup imzaladığı belgenin anlamını kavrayabilecek vasıflara sahiptir. Ayrıca iradesinin sakatlandığını da ispatlayabilmiş değildir. İşverenden gelen talep üzerine kararlaştırılan ödemeler birlikte değerlendirildiğinde iş sözleşmesinin tarafların anlaşması ile ikale yoluyla sona erdiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda davanın reddi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi hatalıdır.

İşe İade Davasını Kazanan İşçi İçin Sonuçları Nelerdir

İşçinin kıdem sürelerini dikkate alındığında görülen davaya uyarlanacak olursa,  6 ay ile 5 yıl arasında kıdemi olan işçi için 4, 5 yıl ile 15 yıl kıdemi bulunan işçi için 5, 15 yıldan fazla kıdemi bulunan çalışan işçi için 6 aylık ücreti tutarında işe başlatmama tazminatının hak ettiğine görüş olarak benimsenmiştri. Fesih sebebine göre bu miktarlarda azami sınır 8 aya kadar da çıkmaktadır. İşletme gerekleri ile fesihte emeklilik nedeninin gösterilmesi ve davacının emekliliğe hak kazanması halinde işe başlatmama tazminatı alt sınırdan belirlenmektedir.

Dosya içeriğine göre somut uyuşmazlıkta davacı işçinin davalıya ait işyerinde 7 yıl çalıştığı, davalı işverence gerçekleştirilen feshin geçerli nedene dayanmadığı anlaşıldığından feshin geçersizliğine ve davacının işeiadesine karar verilmesi isabetlidir.

Ancak davacı işçinin kıdemine ve fesih nedenine göre mahkemece işe başlatmama tazminatının davacının 4 aylık ücreti tutarında belirlenmesi doğru bulunmamıştır. Bu tazminatın davacının 5 aylık ücreti oranında belirlenmesinin dosya içeriğine uygun düşecektir.

İşe İade Davasında Örnek Talep ve Karar

Davacı, davacının davalı şirkette güvenlik görevlisi olarak 01/11/2013 tarihinde işe girdiğini, işverenlerin hakkında aslı olmayan çeşitli iddia ve beyanlarla ihtarnameler tebliğ ettiklerini,

Görev yerinin kasıtlı olarak değiştirildiğini, işveren tarafından çevresiyle geçinemediğini, işlerini ihmal ettiği gibi çeşitli bahanelerle ihtarnameler tebliğ edildiğini, en son …. Noterliğinden 12105 yevmiye nosu ile ihtarname ile 21/09/2015 tarihi itibarıyla tazminatsız olarak işine son verildiğini iddia ederek;

Feshin geçersizliğinin tespitine, davacının işe iadesine, işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

0 Yorum

Yorum Bırak