Nafaka Davası Faiz 

Yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre, nafaka ve nafakanın artırılması davaları kanundan doğan bir alacağın tespiti ve tahsili niteliğinde olup, davanın açıldığı tarihten itibaren hüküm ifade eder. Ancak, nafaka miktarının belirlenmesi hakimin takdirine bağlı olduğundan nafaka alacağı karar tarihinde belirli ve istenebilir olacaktır .

Nafaka Davası Faiz  – Yargıtay Kararı

T.C. YARGITAY 3.Hukuk Dairesi Esas: 2016/381 Karar: 2016/1760 Karar Tarihi: 15.02.2016

TEDBİR NAFAKASI DAVASI – KARAR TARİHİNDEN İTİBAREN YASAL FAİZE HÜKMEDİLMESİ GEREKİR İKEN DAVA TARİHİNDEN İTİBAREN FAİZ YÜRÜTÜLMESİNİN İSABETSİZLİĞİ – HÜKMÜN BOZULDUĞU

ÖZET: Yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre, nafaka ve nafakanın artırılması davaları kanundan doğan bir alacağın tespiti ve tahsili niteliğinde olup, davanın açıldığı tarihten itibaren hüküm ifade eder. Ancak, nafaka miktarının belirlenmesi hakimin takdirine bağlı olduğundan nafaka alacağı karar tarihinde belirli ve istenebilir olacaktır. Mahkemece, karar tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerekir iken dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi usul ve yasaya uygun değildir. (4721 S. K. m. 174)

Dava ve Karar: Taraflar arasındaki tedbir nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Davacı dava dilekçesi ile; davalının evi terkettiğini, masrafları karşılamadığını ileri sürerek kendisi için 1.500.00.TL, çocuklar için 750.00′ şer TL tedbir nafakasının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre, nafaka ve nafakanın artırılması davaları kanundan doğan bir alacağın tespiti ve tahsili niteliğinde olup, davanın açıldığı tarihten itibaren hüküm ifade eder. Ancak, nafaka miktarının belirlenmesi hakimin takdirine bağlı olduğundan nafaka alacağı karar tarihinde belirli ve istenebilir olacaktır . Mahkemece, karar tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerekir iken dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi usul ve yasaya uygun değildir.

Ancak, bu yanılgının düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün 2. fıkrasında yeralan; “… yasal faiziyle …” ifadelerinin tamamen çıkarılarak yerine “… karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile …” ifadelerinin yazılarak hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA,

Avukat