Munzam Zarar Davası Nasıl Açılır? Enflasyon ve Gecikme Tazminatı Nasıl Alınır?

Munzam Zarar Davası Nasıl Açılır? Enflasyon ve Gecikme Tazminatı Nasıl Alınır?
Munzam zarar, alacaklıların uğradıkları ek maddi zararların tazminini sağlayan önemli bir hukuki araçtır. Borçlunun temerrüde düşmesi sonucu ortaya çıkan bu zararlar, belirli koşullar altında ve uygun hukuki yollarla talep edilebilir.

Munzam zarar, borçlunun temerrüde düşmesi sonucunda alacaklının uğradığı maddi zararların tazminini ifade eder. Bu tür zararlar, temerrüt faiziyle karşılanamayan ek maddi kayıpları kapsar ve yalnızca maddi zararlar munzam zarar davasının konusunu oluşturur.

Manevi zararlar, munzam zarar kapsamında değerlendirilmez. Munzam zararın tespiti ve tazmini süreci, özellikle alacaklı ve borçlu arasındaki ilişkilerde önemli bir yere sahiptir. İşte munzam zarar ile ilgili sıklıkla sorulan sorular ve bu sorulara yönelik detaylı cevaplar:

Munzam Zarar Hesabı Nasıl Yapılır?

Munzam zararın hesaplanmasında, zararın varlığı ve kusurun yanı sıra zararın mal varlığında eksiltme yaratması gibi koşullar aranır. Bu zarar, temerrüt faizinden ayrı olarak değerlendirilir ve hesaplanır.

Munzam zararın hesaplamasında, temerrüt faizinin çıkarılmasının ardından kalan zarar miktarı dikkate alınır. Bu süreç, zararın net bir şekilde belirlenmesini sağlar.

Munzam Zarar Davası Zamanaşımı Ne Zaman Başlar?

Munzam zarar talebinde bulunulması için belirlenen zamanaşımı süresi 10 yıldır. Bu süre içinde alacaklılar, uğradıkları zararın tazminini talep edebilirler.

10 yıllık zamanaşımı süresi, zararın fark edildiği tarihten itibaren başlar ve bu süre zarfında dava açılmazsa, munzam zarar talebinde bulunma hakkı zamanaşımına uğrar.

Munzam Zarar Kimden Talep Edilir?

Munzam zarar, borçlunun temerrüde düşmesi ve bu durumun alacaklıya maddi zarar vermesi durumunda borçludan talep edilir.

Munzam zarara hükmedilebilmesi için temerrüdün varlığı, alacaklının uğradığı zarar, borçlunun kusuru, zarar ile temerrüd arasında illiyet bağı ve alacaklının zararı talep etmesi gerekir.

Munzam Zarar Hangi Mahkemeden Talep Edilir?

Munzam zarar davaları, genel hükümlere göre yetkili ve görevli mahkemelerde açılır.

Bu bağlamda, davanın açılacağı mahkeme, genellikle davalının yerleşim yerindeki Asliye Hukuk Mahkemesi olarak belirlenir. Alacaklının, zararın tazminini talep ettiği dava, bu mahkemelerde işlem görür.

Munzam Zarar Belirsiz Alacak Davası Olarak Açılabilir mi?

Evet, munzam zarar, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak da açılabilir.

Eğer temerrüt faizinin hesaplanması sırasında alacaklının uğradığı zararın bu faizle karşılanamayacağı anlaşılırsa, devam eden dava sürecinde ıslah talebi ile munzam zarar talebinde bulunulabilir. Ayrıca, munzam zarar, ayrı bir dava olarak da talep edilebilir.

Enflasyon Farkı Munzam Zarar mıdır?

Evet, enflasyon farkı munzam zarar olarak değerlendirilebilir. Alacağın ortaya çıktığı andan itibaren işleyen yasal faiz, alacaklının uğradığı zararı tam olarak karşılamayabilir.

Bu durumda, işlemiş olan faiz ile enflasyon arasındaki fark, munzam zarar olarak kabul edilir ve bu zararın hesaplanması sürecinde dikkate alınır.

Munzam Zarar Davası Tazminat Davası Nedir?

Munzam zarar tazminat davası hakkındaki hususlar, Borçlar Kanunu madde 105’te düzenlenmiştir.

Munzam zarar, söz konusu bir borcun zamanında ödenmemesi, temerrüde düşülmesi nedeniyle oluşan zarardır. Bir borç zamanında ifa edilmediğinde alacaklı zarara uğrar. Bu zarar munzam zarar olarak adlandırılır. Munzam zarar, müspet zarar olarak da tanımlanır.

Alacaklı, sözleşme devam etse dahi, borcun ifa edilmemesi nedeniyle oluşan zararının tazminini isteyebilecektir. Bu durum müspet ya da munzam zararın tazmini olarak adlandırılır. Munzam zararın tazmini davası şartları;

  • Borç ifa edilmemiş olmalı ya da kötü ifa edilmiş olmalı,
  • Borçlu temerrüde düşmüş olmalı,
  • Dürüstlük kaidesinden doğan borca aykırılık davranışı olmalı

Şeklinde açıklanır. Alacaklı bu noktada, ifa edilmeyen borcun tazminini değil, borç ifa edilseydi kaybetmemiş olacağı hakların ve bu nedenle uğradığı zararların tazmini ister.

Alacaklının sözleşmenin ifasından vazgeçerek, munzam zararının karşılanmasını isteme hakkı, TBK madde 125’te düzenlenmiştir. Munzam zarar davası zaman aşımı süresi 10 yıl olarak belirlenmiştir.

Menfi Zarar Tazmini Nedir?

Menfi zararın tazmini durumunda, borcun ödenmemesi kusuru karinedir. Menfi zarar kapsamına girecek olan zararlar;

  • Sözleşmenin yapılması durumunda oluşan bütün giderler,
  • Sözleşmenin borcunu ifa etmeyen kişi ile yapılması nedeniyle kaçırılan diğer fırsatlar

Şeklinde açıklanır. Menfi zarar, sözleşme hiç yapılmasaydı kişinin kaybetmeyeceği zararlar hesaplandığında ortaya çıkar. Munzam zararda bahsedilen zarar, kişi borcunu ifa etmediği için, sözleşmede yer alan borcun ifasından vazgeçilerek, borcun ifasının sağlanması dolayında harcanan masraflardır.

Örnekle, noter masrafları, avukat masrafları, kişiye borcun ödenmesi dolayında ihtar gönderme üzerine oluşan masraflar şeklindedir.

Menfi ve Müspet Zarar Birlikte İstenir mi?

Eğer sözleşme çoktan feshedilmiş durumdaysa, kişi feshedilmiş bir sözleşmeye geri dönerek, zararlarının tazmin edilmesini isteyemez.

Bu durumda munzam zarar davası tazminat davası açamaz ancak, eğer sözleşmeyi ilgili tüzel ya da gerçek kişi ile yapmamış olsaydı, bu zarara uğramayacağı gerekçesi ile, menfi zararın tazmini davası açabilir.

Menfi zarar aynı zamanda kaçırılan fırsat anlamına da gelmektedir. Bu açıklamaya göre, alacaklıya tanınmış üç ayrı yasal hak bulunur;

  • Kişi borcun gecikmesi dolayısı ile tazminat davası açabilir,
  • Borcun ifasından vazgeçerek, munzam zararının tazminini talep edebilir,
  • Sözleşmeyi fesheder, borcun ifasından vazgeçer ve menfi zararının karşılanmasını talep edebilir.

Munzam Zarar Davası Tazminat Davası Nasıl Açılır?

Munzam Zarar Davası Tazminat Davası, Görevli mahkeme genel kurallara göre belirlenir. Munzam Zarar Davasında, Alacaklının uğradığı zararın, geçmiş günler faizinden fazla olması halinde, borçlu, kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini kanıtlamadıkça, zararın tazmini ile yükümlüdür.

Ek zararın hemen değerlendirilebilmesi halinde, hakim, esasa ilişkin kararın içerisinde, munzam zararın da miktarını belirleyebilir. Munzam zarar alacağının, asıl alacak davasıyla birlikte talep edilmesi mümkün olduğu gibi, daha sonra müstakil bir davada istenmesi de mümkündür.

Munzam zarar talebi, on yıllık zamanaşımına tabidir. Munzam Zarar Davasında Sürenin başlangıcı, munzam zararın hukuki yapısından hareketle genel hüküm uyarınca alacağın muaccel olduğu zamandan başlatılacaktır.

Makalede Munzam Zarar Davası Tazminat Davası konusuna yer verilmiştir. Diğer bilgilendirici makaleler için Ankara Avukat ve Tazminat Avukatı ve danışma konularında sayfaları ziyaret edebilirsiniz.

Yargıtay Kararı - Munzam Zarar Davası Tazminat Davası

TAZMİNAT DAVASI - ÖNCEKİ MAHKEME KARARINA KARŞI TEMYİZ YOLUNA BAŞVURULMADIĞI - DAVACININ GEÇ ÖDEMEDEN ÖTÜRÜ AYRI BİR DAVA AÇMA HAKKININ KAYBEDİLMİŞ OLDUĞU YÖNÜNDEKİ MAHKEME GEREKÇESİNİN İSABETLİ OLMASI - HÜKMÜN ONANMASI

ÖZET: Somut olayda davacı tarafından araçtaki hasar bedelinin tazminine yönelik olarak daha önce dava açılarak davacı lehine tazminata hükmedilmiş olmakla birlikte, eldeki davada talep edilenin Borçlar Kanunu 105. maddesi uyarınca oluştuğu iddia edilen munzam zararın tazminine yönelik olduğu değerlendirildiğinde,

Davacı tarafından önceki mahkeme kararına karşı temyiz yoluna başvurulmadığı, bu nedenle davacının geç ödemeden ötürü ayrı bir dava açma hakkının kaybedilmiş olduğu yönündeki mahkeme gerekçesi isabetli görülmemekle birlikte, sonuç itibarı ile doğru olan kararın onanması gerekmiştir.

Bu haber toplam 974 defa okunmuştur
Etiketler :
HABERE YORUM KAT
İLETİŞİM: 0 312 229 25 05 CEP: 0 545 229 25 05 ADRES : Adres: Eti, Strazburg Cd. N:10/9, 06101 Çankaya/Ankara