Tüketici Avukatı Ankara

İlkay Hukuk Bürosu Makaleler
İlkay Hukuk Bürosu > Tüketici Hukuku Davaları  > Tüketici Avukatı Ankara

Tüketici Avukatı Ankara

Tüketici Avukatı Ankara

Tüketici Avukatı Ankara – Tüketicilerin korunması hakkında düzenlenen bu kanun ile tüketicinin sağlıklı ve güvenli şekilde besin alabilmesi, ekonomik çıkarlarının korunabilmesi, aydınlatıcı, eğitici, çevresel tehditlere karşı koruyucu, zararlarını tazmin edici önlemlerin alınması ve tüketicilerin kendilerinin korumak adına girişimlerde bulunmalarını özendirmek için düzenlenmektedir.

Mevcut kanunlar tüketicilerin güvenliği konusunda politikaların oluşmasını sağlamak ve gönüllü örgütlenmelerini teşvik etmek amacı da gütmektedir. Kanunda belirtilen ve tüketici ile ürün üreticisi ve satıcı arasındaki ilişkilerde çıkacak ihtilafların giderilmesi konusunda, ihtilafa düşülen veya şikayete konu olan ürünün bedeline göre tüketici hakem heyetine şikayette bulunabileceği gibi ürünün bedelinin miktarına göre tüketici mahkemesine de dava açabilmektedir.

Tüketici Hakem Heyeti Kararı İle İcra Takibi

Açılacak tüketici davalarında en önemli konu davalara doğru zamanda müdahale edilebilmesidir. Tüketici davaları konusunda deneyimli olan avukatlar ile bu konudaki davaların oldukça kolay bir şekilde görülmesi mümkün olabilmektedir. Doğru ve zamanında yapılan müdahaleler ile davalar istenilen şekilde sonuçlanabilmektedir.

Tüketici Hakkı Danışma?

Bir tüketici olarak firmalar ile yaşanılan sorunlar, ihtilaflar ve şikayet gibi konularda açılacak davaların başarılı şekilde yönetilmesi ve sonucunda istenilen sonucun alınabilmesini sağlamaktadırlar. Hukuk sistemimizde bulunan kanunları en iyi şekilde bilen ve bu kanunlar ile hakların alınmasını sağlayan avukatlar ile çalışılması oldukça yararlı olmaktadır.

Açılacak tüketici davalarında, davanın hızlı bir şekilde yürütülmesi sonuca ulaştırılması avukat marifeti ile sağlanabilmektedir. Açılacak tüketici davalarının ciddiye alınması oldukça önemlidir. Tüketici Davası dilekçesinin yetersiz ve içeriğinin kanunlara ve şekil ile usul kurallarına aykırı olması durumunda davanın uzaması ve hak kayıplarının yaşanması mümkün olabilmektedir. bu sebeple başarılı ve sorunsuz bir şekilde davaların yürütülmesi ve dilekçelerin hazırlanması için konusunda uzman olan avukatlar ile çalışılması gerekmektedir.

Tüketiciye Karşı Kimler Sorumludur?

Tüketici haklarının düzenlenmesinde ve diğer kanunlarda kamu tüzel kişilerinin, ticari ve faaliyet olarak tüketiciye hizmet sunmakta olan tüzel kişilerin, aynı amacı güden gerçek kişilerin yaptıkları satışlar ve sundukları hizmetler nedeni ile tüketiciye karşı sorumlulukları bulunmaktadır.

3 Kat Kartel Tazminatı Davası

3 Kat tazminat davaları, zararın tam olarak hesaplanamayacağı ve zararın ancak uzman bilirkişiler tarafından yapılacak incelemeler ve kabuller ile ortaya çıkacak olması durumunda belirsiz alacak davası olarak açılması gerekmektedir. Usul yönünde zor ve dikkatli olunması gereken bir dava olmaktadır. bu davanın açılmasında ve yürütülmesinde hukuk bilgisi yüksek olan bir avukat yardımı alınması yararlı olacaktır. tüketicilerin bu davaları yalnız yürütmeleri oldukça zor olmaktadır.

Kaymakamlık Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Kararı

Hazırlanacak dava dilekçelerinde mutlaka 4054 sayılı kanunun 58. Maddesi gereğinde 3 katı kadar tazminat isteği açıkça belirtilmelidir. Mahkemeler dilekçelerde belirtilen taleplere bağlı olduğundan, dilekçede bu yönde bir belirtme yapılmadığında mahkeme bunu işleme koymayacaktır. Bu davalarda davanın açılacağı yer, davayı açacak olan kişi veya kuruluşa göre değişebilmektedir.

Tüketiciler tarafından açılacak olan bu davalar, Tüketici Mahkemesine. Tacirler tarafından açılacak olan davalar, Ticaret Mahkemesine, Kamu Kurumları tarafından açılacak olan davalar ise Asliye hukuk mahkemesine açılmalıdır. (Tüketici Avukatı Ankara)

Ayıplı Mal Ne Demektir Tüketici Hukuku Avukat Ve Danışmanlık

Tüketicilerin satın aldıkları mal ve hizmet ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzlarında belirtilmiş olan veya satıcı tarafından vaat edilmiş olan standartların bildirilen niteliğe veya miktara uygun olmaması durumunda mal veya hizmet ayıplı olmaktadır. Kullanım konusunda ve kullanım amacı olarak değerinin veya beklenen faydanın altında olması veya faydayı tamamen yok eder olması malın ayıplı mal olmasını sağlamaktadır.

Alınan bir malın ayıplı olduğu görüldüğünde, malın teslim tarihi veya hizmetin ifa ediliş tarihinden itibaren 30 gün içerisinde satıcıya durumu bildirmek gerekmektedir. (Tüketici Avukatı Ankara)

Yargıtay Kararları – Tüketici Mahkemesi Avukatı Ankara

YARGITAY : TÜKETİCİ HAKEM HEYETİ KARARINA İTİRAZ DAVASI 

TÜKETİCİ HAKEM HEYETİ KARARINA İTİRAZ DAVASI – DAVALI YARARINA KARAR TARİHİNDE YÜRÜRLÜKTE BULUNAN TARİFEYE GÖRE VEKALET ÜCRETİNE KARAR VERİLMESİ – HATALI VEKALET ÜCRETİNE KARAR VERİLMESİNİN İSABETSİZLİĞİ – KANUN YARARINA BOZMA TALEBİNİN KABULÜ

 YARGITAY: MALIN AYIPLI OLMASINDAN KAYNAKLANAN DAVA

MALIN AYIPLI OLMASINDAN KAYNAKLANAN DAVA – SÖZLEŞME EKİNİN TEKNİK ŞARTNAME VE TANITIM MATERYALLERİYLE TAAHHÜT EDİLMEMESİ

OTOPARK KOTUNDA AÇIK HAVUZUN ALT KISMINDA SOSYAL TESİS TEŞKİL EDİLMESİNİN GİZLİ AYIP KABUL EDİLMESİNİN İSABETSİZ OLDUĞU. (Tüketici Avukatı Ankara)

YARGITAY: TÜKETİCİYİ KORUMA KANUNUNDAN KAYNAKLANAN DAVA

TÜKETİCİYİ KORUMA KANUNUNDAN KAYNAKLANAN DAVA – DAVALI BANKANIN DAVACIDAN TAHSİL ETTİĞİ YENİDEN YAPILANDIRMA VE ERKEN ÖDEME KOMİSYON ÜCRETLERİNİN TARAFLAR ARASINDAKİ SÖZLEŞMEYE UYGUN OLDUĞU – DAVANIN REDDİNE KARAR VERİLDİĞİ – HÜKMÜN ONANMASI

Tüketici Avukatı Ankara | Sıkça Sorulan Sorular

Tüketici Hukuku Davalarında Ayıp Ve İhbar

Uyuşmazlık satım konusu malda kısmi ayıp bulunup bulunmadığı noktasındadır. Davalı davacı tarafından düzenlenen faturalara ilişkin malları teslim almış, faturalarını defterine kayıt etmiş ve yapılan bilirkişi incelemesine göre, davacıya borçlu durumdadır.

Taraflar arasındaki ayıp ihbarın TTK.’nun 23/3 maddesinde düzenlenmiş olup, davalı tarafından anılan madde uyarınca yapılmış bir ayıp ihbarı bulunmamaktadır. Kaldı ki davalının neden olarak süresinden sonra gönderdiğini iddia ettiği kargo davacı tarafından teslim alınmamıştır.

Bu durumda davalının ödeme savunmasını kanıtlaması gerekirken ispat külfetinin tayininde hata yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Tüketici Mahkemesine Dava Nasıl Açılır (Ayıplı Mal)

Taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık iş bedelinin hesaplanmasında toplanmaktadır.

Sözleşme götürü bedelle yapılmış olup iş bedeli 4.750,00 TL olarak kararlaştırılmıştır. Sözleşme tarihi itibarıyla uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK’nın 365. uyarınca götürü bedelli işlerde, yüklenicinin hak ettiği iş bedelinin saptanması için gerçekleştirilen imalâtın eksik ve kusurlar da dikkate alınarak tüm işe göre fiziki oranının tespiti, bulunacak bu oranın toplam iş bedeline uygulanarak hak edilen bedelin saptanması ve bulunacak bu rakamdan kanıtlanan ödemeler düşülerek sonucuna göre karar verilmesi gerekir.

Mahallinde yapılan keşif sonrasında inşaat mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 13.05.2015 tarihli bilirkişi raporunda %5 nefaset kesintisi yapılması belirtildiğine göre iş bedeli olan 4.750,00 TL’den %5 nefaset kesintisinin mahsubu ve kalan 4.522,50 TL den peşin ödenen 250,00 TL’nin düşülmesi, davacı tarafından yapılan ek imalât tutarı olan 183,00 TL iş bedelinin de eklenmesi suretiyle 4.445,50 TL üzerinden itirazın iptâline karar verilmesi gerekirken fazlaya hükmedilmesi doğru olmamıştır.

Öte yandan alacak bilirkişi incelemesi yapılarak tespit edildiğinden ve likid olmadığından davacı yararına koşulları oluşmayan İİK’nın 67. maddesi uyarınca icra inkâr tazminatına hükmedilemez.

Tüketici Hukukundan Kaynaklı Davalar Ve Kararlar

Davacı ayıplı aracın iadesi ile yaptığı masrafların tahsili istemiyle eldeki davayı açmıştır. Davalı aracın ayıplı olduğunu bilmediğini, aslında aracın 3.
kişiler vasıtasıyla satıldığını, kendisinin sorumluluğu olmadığınımüdafaa etmiştir.

Makine mühendisi bilirkişice uygulanan araştırmada aracın özgün şase motor numarası ile şimdiki şase motor numarası arasında değişiklikbulunduğu, bu farklılığın emniyetçe yapıldığı belirtilmiştir.

Mahkemece değişime ait trafik dosyası getirtilmeden aracın ayıplıdurumu ile satış bedeli arasında oldukça az fark bulunduğu, ayrı olarakaracın pert olduğuna değin herhangi bir belgenin de davacı yanca sunulamadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine hükümvermiştir. (Tüketici Avukatı Ankara)

Mahkemece kanıtlar tam toplanmadan noksan araştırma ile karar kuruluşedilesi olası değildir. Hal bu tür olunca mahkemece, alakalı trafik şube dairesinden şase ve motorda uygulanan farklılığa ait trafik işlem dosyası getirtilerek,farklılığın nedeni ve hangi malik doğrulusunda yapıldığı da belirlenerek neticeye göre hüküm verilmesi gerekirken, yazılı şekilde noksan incelemeyle karar tesisi usul ve yasaya uygun görülmemiştir..

Tüketici Mahkemesi Kararları

Taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık iş bedelinin hesaplanmasında toplanmaktadır. Sözleşme götürü bedelle yapılmış olup iş bedeli 4.750,00 TL olarak kararlaştırılmıştır.

Sözleşme tarihi itibarıyla uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK’nın 365. uyarınca götürü bedelli işlerde, yüklenicinin hak ettiği iş bedelinin saptanması için gerçekleştirilen imalâtın eksik ve kusurlar da dikkate alınarak tüm işe göre fiziki oranının tespiti, bulunacak bu oranın toplam iş bedeline uygulanarak hak edilen bedelin saptanması ve bulunacak bu rakamdan kanıtlanan ödemeler düşülerek sonucuna göre karar verilmesi gerekir.

Mahallinde yapılan keşif sonrasında inşaat mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 13.05.2015 tarihli bilirkişi raporunda %5 nefaset kesintisi yapılması belirtildiğine göre iş bedeli olan 4.750,00 TL’den %5 nefaset kesintisinin mahsubu ve kalan 4.522,50 TL den peşin ödenen 250,00 TL’nin düşülmesi, davacı tarafından yapılan ek imalât tutarı olan 183,00 TL iş bedelinin de eklenmesi suretiyle 4.445,50 TL üzerinden itirazın iptâline karar verilmesi gerekirken fazlaya hükmedilmesi doğru olmamıştır.

Öte yandan alacak bilirkişi incelemesi yapılarak tespit edildiğinden ve likid olmadığından davacı yararına koşulları oluşmayan İİK’nın 67. maddesi uyarınca icra inkâr tazminatına hükmedilemez.

Tüketici Davalarında Yöneticinin Dava Açma Ehliyeti, Kat Mülkiyeti Davaları

Bu hükümler göstermiştir ki, esas gayrimenkulün idaresi içersindeatanan yönetici ya da Idare Heyetinin, kaide olarak, aktif ve pasifhusumet ehliyetleri yer almaktadır.

Ancak bu ehliyetin kapsamı KMK.’nın 35. maddesi uyarınca idare işlemlerine ait temsil vazifiyeti konusunda olması esas alınırken, binadaki ortak bölümlerdeki ayıplı üretim ve noksan iş bedellerinin tahsiline ait dava açma yetkisi mevcut değildir.

Tüm bu izahlar ışığında somut hadise değerlendirildiğinde; bağımsız kısım maliklerinin, kat malikleri heyeti hükmü ile de olsa yönetime yetki vermesi ve site yönetiminin kat malikleri adına; binadaki ortak ve bağımsız bölümlerdeki ayıplı işlere ait dava açması hukuken olası değildir. Bu şekilde açılan davaya muvafakat sunarak doğrultu teşkili sağlanması da olası değildir. (Tüketici Avukatı Ankara)

Bu tür davaların özellikle kat malikleri aracılığı ile açılması lazım olur. Hal bu tür olunca mahkemece, yapı yönetiminin dava açma ehliyeti bulunmadığından aktif husumet ehliyeti yokluğundan davanın reddinehüküm verilmesi gerekirken, davanın kısmen kabulüne hüküm verilmişolması usul ve yasaya karşı olması esas alınırak bozmayı gerektirir.

0 Yorum

Yorum Bırak