Atla

Boşanmada Yaşanan Sorunlar


Boşanmada Yaşanan Sorunlar

Boşanmada Yaşanan Sorunlar

Boşanmada Yaşanan Sorunlar

Boşanma aşamasına girecek eşlerin boşanma sürecinde, cevabı aranan bir çok sorunlar ve sorular bulunmaktadır. Tabiki, insanın hayatından ilk defa başına gelecek en önemli sorunun kolay ve sıkıntısız atlatılması doğru kişi olan avukat ile yapılacak danışma ve hukuki bilgi desteği ile kolayca atlatabilirsiniz. Aile hukuku o kadar geniş bir konu ve kavrama sahipitr ki, her konun kendine özgü pratik çözümleri vardır. Boşanma aşamasına giren eşin kafasında oluşturduğu ve özellikle vurguladığı konu belki boşanmanın konusu bile olmayabilir. Veya çok önemli bir konuyu avukatın yapacağı teknik itirazlar ile kolayca aşabileceğnizi bilmeniz gerekmektedir.

Bazen boşanan eşlerin kendi avukatının duruşmada sergilediği davranış ve beyanlarını beğenmeyebilir. Şu unutulmaması gerekir ki, boşanma hukukunda yargılamanın yazılı ve belli dava usulüne göre yapılmaktadır. Verilen dava dilekçesi, cevap dilekçeleri yada dilekçede ki taleplerin tümü yazılı yapılmaktadır. Sözlü yargılama ve karar duruşması ise, sadece verilen dilekçelerin kısa özetidir. Bu sözlü beyanlar dilekçelerin genel özetin şeklinde anlatılmalı ve verilen beyanların da duruşma zaptına geçmesi önemli bir husustur. 

Yapılan savunma ve talepler, yapılan itirazlar, davada ki usullerin yazılı olması durumunda, verilen mahkeme kararına yapılacak itiraz da istinaf ve yargıtayca bozma sebebini oluşturacaktır. Boşanma davası içerisinde en çok geçen kelimeleri ve kısa sorunlar cevaplar şu şekilde toplanmıştır. 

Aile hukuku içerisinde yer alan Boşanma davası, Avukatlık ve danışmanlık boşanma davası açma faydalı olacaktır. Boşanma konusunda en çok merak edilen soruların içerisinde, boşanma davası nasıl açılır, boşanma davası başvurusu nasıl yapılır konularıdır. Öncelikle Boşanma davası açmak için en önemli sorun, eşlerin boşanmaya karar vermesi gerekmektedir.  Bu süreçte karı-koca olarak siz boşanıyorsunuz. Mümkünse buna üçüncü kişileri ya da aileleri karıştırmayın. Bu durum sizin olumsuz duygular hissetmenize ya da yanlış hukuki bilgiler edinmenize sebep olabilir. Özellikle konu boşanma olunca maalesef etrafta çok fazla bilgi kirliliği dolaşmaktadır. Boşanma kararınız kesin belirlenmiş ise, boşanma dava dilekçesi hazırlanarak Aile mahkemesine dava açılır.

Boşanma davası dilekçesi örneği ile davanın açılmasından ziyade boşanma avukatı desteği alınmasında fayda vardır. Boşanma davası açmak için gerekli evraklar olarak, dava dilekçesi, kimlik belgesi ile başvuru yapılır. Boşanma davası için nereye başvurulur merak edilen konuda ise eşlerin birlikte oturduğu Aile mahkemesinde açılacağı belirlenmiştir.

Boşanmaya iki taraflı karar verdiyseniz, boşanma sürecinin unsurları olan, tazminat, mal paylaşımı, velayet, nafaka konularını konuşup tam bir karara bağlayın. Anlaşmaya vardıysanız anlaşmalı boşanabilirsiniz. Aksi takdirde iş çekişmeli boşanma davası olacağından, mahkeme süreci sizin için bir hayli yıpratıcı olabilir.

Çekişmeli Boşanma davanız, aldatma sonucu boşanmaya dayanıyorsa, bazı konular üzerinde durmamız gerekiyor. Örneğin Size sadakatsizlik olarak görünen şey, kanunda da aynı şekilde mi yorumlanıyor. Yada aldatma sayılan ya da sayılmayan birtakım davranışlar olduğunu biliyormusunuz. O yüzden, zina gerekçesiyle boşanmaya karar vermeden evvel bunları bilmenizde fayda var.

Aldatılmanın ispatı ise ayrı konu başlığıdır. Şunu belirtmek gerekirse deliller yasal adımlarla elde edilmeli ve sunulmalıdır. Bugün, aldatılmaya maruz kalan kişi ya da kişilerin aldatma nasıl ispat edilir, nelerin mahkemece delil sayılacağı bir hayli merak edilmektedir.

Boşanma davası nasıl açılır maliyeti konusu ise Aile mahkemesine başvuru harcı, dava avansı ve talep doğrultusunda tanık, bilirkişi, keşif ücretleri dahil edilip edilmeyeceğine karar verilerek mahkeme veznesine boşanma davası giderleri, boşanma davası harcı yatırılır. Boşanma davası masrafları açıklamasından sonra, bu masraflara dahil olmayan boşanma davası avukatlık ücreti, belirleyeceğiniz avukat ile görüşmede Ankara barosu fiyat tarifesine göre ücretlendirilir.

Boşanma davası avukatsız olur mu şeklindeki sorunun yanıtı, hukuk sistemine göre hukuk davalarında eşler dilerse boşanma sürecini avukatsız kendileri takip ederler. Bu konuda bir zorunluluk yoktur. Maddi gücü yeterli olmayan eş, şartları uygunsa boşanma davasında barodan avukat talebi için başvuru yapabilir.


 

ankara boşanma avukatı ücretleri 2018

Boşanma dava dilekçesi nasıl yazılır ya da boşanma dava dilekçesi nasıl hazırlanır konusunda en önemli cevap, boşanma ve hukuk bilgisi eğitimi almış avukat desteği ile hazırlanması davanın sürecinin doğru yürütülmesi açısından önemlidir. Çünkü boşanma davası dilekçesinde boşanma dışında varsa nafaka, velayet ve boşanma davası maddi tazminat, boşanma davası manevi tazminat konuları miktar ile birlikte talep edilmelidir. Ayrıca boşanma davası ile birlikte mal paylaşımı davası da açılabilmektedir.

 

 

Boşanma davasında Karşı Dava açılmış boşanma davasına karşı cevap dilekçesi ile birlikte açılması sebebi ile bu şekilde adlandırılır. Boşanma davası cevap süresi önemli olup bu süre 14 gündür. Boşanma davası cevap dilekçesi tazminat talebi ve Boşanma davası karşı dava dilekçesi ile istenebilmektedir. Boşanma davası cevap dilekçesi verilmemesi halinde ise karşı tarafın dava esnasında belirtilen konuları ve kusurlar kabul edilmiş sayılır.

 

Boşanma davası süreci nasıl işler ya da boşanma davasının başlangıcı nasıl olur konularına değindik. Boşanma sürecinin başlangıç kısmından sonra bir konuda açıklık getirmekte fayda vardır. Boşanma davasını geri çekme ya da boşanma davası feragat edilir mi konusuna merak edilmesi durumunda boşanma davası karar verilip kesinleşmediği sürece her aşamada, boşanma davası geri alınır. Bu durumda ortaya çıkan konu olan boşanma davası feragat vekalet ücretini ise eşler anlaşarak avukat ücretlerini ödemek zorundadırlar. Boşanma davasında doğru bilindiğini zannedilen yanlışlar vardır.

 

boşanma avukati ankara ankara

Örneğin boşanma davasında bir taraf istemezse boşanma olmaz, boşanma davası erkek açarsa veya boşanma davası kadın açarsa açan taraf kusurludur şeklinde yanlış bir inanış vardır. Boşanma davasında boşanma istenmemesi ya da hangi tarafın açtığı önemli değil, önemli olan boşanmaya sebep olaylarda kusurlu olup olmamanızdır.

Her ne kadar boşanıyor olsanız da, saygılı ve medeni davranışlar sizin lehinize olacaktır. Boşanmak, çok doğal bir eylem olmasa da bunu yıkıcı bir şekilde yapmanın size bir faydası olmayacaktır. Bu süreci, avukatınız ve gerekiyorsa uzman bir psikolojik danışmanla atlatmanız boşanma sonrasında her açıdan toparlanmanızı hızlandıracaktır.

Boşanma davası forum İnternet okunan bilgilerin birçoğu yanlış olabilmektedir. Boşanma davası avukatları veya bu konuda tecrübe sahibi Ankara boşanma avukatı ve danışma halinde yukarıdaki birçok konuda ki sorulara cevap bulunmuş olacak ve davanız sağlıklı yürüyecektir.

Boşanmada Çocukların Kimde Kalacağı Neye Göre Kararlaştırılır?

Boşanma davasında velayet, hakim ebeveynlerin çocuklara sunduğu maddi ve manevi olanakları dikkate alarak, çocuğun hangi ebeveynde ruh ve bedensel gelişimini iyi şekilde tamamlayacağına, çocuğun ali menfaatinin hangi ebeveynde ise ona göre kararını verir. Hâkim kararını verirken uzman pedagog bilirkişilerden görüşlerini alarak kararının sıhhatini artırır. Ayrıca hâkim belli bir yaşın üstündeki çocuğun tercihini de dikkate alarak karar verir.

SIKÇA SORULAN SORULAR

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların 31/08/2006 tarihindenardından evli olduklarını, bu evliliklerinden müşterek çocuklarının bulunmadığını, tarafları görücü usulü evlendiklerini, müvekkilinin aile baskısı neticesi davalı ile evlenmeyi kabul ettiğini, evlendikten ardındandavalının kendisi ailesi eşliğinde yurtdışına gittiğini, müvekkilinin ise İzmir'de kaldığını, davalının bir sene vatan dışında kaldığını bu prosesiçinde ayda bir kere müvekkilini aradığım, taraflar evlendikten bir yılardından düğün yapıldığını, düğün alış veriş esnasında sorunlaryaşandığını, düğünden ardından davalı eşliğinde müvekkilinin yurtdışında yaşamaya başladığını, davalının sıhhat meseleleri hasebiylemüvekkili ile cinsel temasa giremediğini, yaşanan sorun hasebiylemüvekkilinin İzmir'e ailesinin yanma yaklaştığını, taraflar arasında yaşanan anlaşmazlıkların gittikçe artarak evlilik birliğinin sürdürülemezhale yaklaştığını bu nedenlerle tarafların boşanmalarına, düğün sırasındatakılan ziynet eşyalarının bedeli olan 10.000 TL’nin fazlaya ait haklarıgizli kalmak kaydıyla müvekkiline verilmesini ve yeniden müvekkili lehine maaş 1.000 TL önlem ve fakirlik nafakasına, 100.000 TL parasal, 100.000 TL ruhani tazminata hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili dava dilekçesinde, tarafların iki reşit üç çocukları bulunduğunu tarafların uzunca bir süredir anlaşmazlıklarının arttığını, sosyal ve kültürel anlamda da farlılıklarının zamanla ortaya çıkması nedeniyle ortak yaşamın çekilmez hale geldiğim belirterek aralarında düzenledikleri protokol uyarınca boşanmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir

Davacı asıl 09/06/2017 tarihli duruşmadaki beyanında özetle davalı ile aralarında düzenledikleri protokol gereğince müşterek çocuklardan reşit olmayan F. Z. D.’ın velayetinin tarafıma verilmesini, şahsi münasebeti mahkemenin takdirine bıraktığını, müşterek çocuk için kararın kesinleşme tarihinden itibaren aylık 300.00 TL iştirak nafakası talebi olduğunu, müşterek hanedeki eşyaların tamamının tarafına bırakmasını, davalıdan kendi adına nafaka maddi ve manevi tazminat talebi olmadığını, anlaşma protokolünün aynen tasdikine karar verilmesini işlemiştir.

Davalı 09/06/2017 tarihli duruşmadaki beyanında; açılan davayı kabul ettiğini, boşanmak istediğini, protokolün altındaki imzanın kendisine ait olduğunu, müşterek çocuklardan F. Z.’ın velayetinin davacı annesine verilmesini kabul ettiğini, şahsi münasebeti mahkemenin takdirine bıraktığını, müşterek çocuk F. için kararın kesinleşme tarihinden itibaren aylık 300,00 TL. iştirak nafakası ödemeyi kabul ettiğini, davacıdan yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminat istemediğini, müşterek hanedeki eşyaların tamamını davacıya bırakmayı kabul ve taahhüt ettiğini, anlaşma protokolün aynen tasdikine karar verilmesini istediğini beyan etmiştir.

Davacı vekili; tarafların evliliğin başından bu yana anlaşamadıklarını, davalının ailesinin özellikle annesinin evliliğe müdahale ettiğini, davalının buna sessiz kaldığını, davalının sabit bir işinin olmadığını, bakım yükümlülüğünü yerine getirmediğini, sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığını, kendilerine ait olan tuhafiye dükkanına gelen bayanlarla çok fazla samimi olduğunu, Elit isimli bir bayanla arkadaşlık yaptığını, gece geç saatlerde eve geldiğini, uyarmasına rağmen bundan vazgeçmediğini, bunun üzerine 2014 yılı Temmuz ayında çocuklarını alarak baba evine döndüğünü, davalının babası ve kardeşleri ile birlikte eve gelip bıçakla tehdit ettiğini, 6 ay sonra aracılar devreye girince müvekkilinin eşi ile barışıp evine döndüğünü.

Davalının sonrasında da evin ihtiyaçlarını karşılamadığını, elektrik ve suyun birkaç kez kesildiğini, davalının buna rağmen kendi lüksünü düşündüğünü, yardım götürme bahanesi ile 2-3 ayda bir ...'ye gittiğini,... örgütüne katıldığını söyleyip müvekkilini katılmaya zorladığını, davalının uyuşturucu kullandığını, davalının çocukları parka götürme bahanesiyle evden çıkardığını, yarım saat sonra müvekkilinin annesini arayarak, çocukları aldığını, davacının evi terk etmesini istediğini, evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle tarafların boşanmasına, müşterek çocukların velayetinin davacı anneye verilmesine, davacı için aylık 300 TL, müşterek çocuklar için aylık 200'er TL tedbir nafakasına, karar kesinleştiğinde yoksulluk ve iştirak nafakası olarak devamına, 25.000 TL maddi, 25.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili yanıt dilekçesinde; iddiaların doğru olmadığını, davacının ağır kusurlu olduğunu, müvekkilinin davacının ailesi eşliğinde oturmaya zorlandığını, davacının ve ailesinin baskısına maruz kaldığını, davacının müvekkili ile ilgilenmediğini, ailesi eşliğinde işkence ettiğini, davacının ailesinin müvekkilini istemediklerini, müvekkiline hizmetçi muamelesi yaptıklarını, her hareketini tenkit edip hor gördüklerini. Müvekkilini ziyaret bahanesi ile baba evine gönderdiklerini, davacının annesinin de altınlarını çalınır bahanesi ile müvekkilinden aldığını, davalı baba evine gittikten ardından davacının davalıyı almaya gelmediğini, boşanacağını, müvekkilini istemediğini ve bu sebepten haneyegelmemesini söylediğini, davacının farklı bir kadınla beraber yaşamaya başladığını, bu kadından da doğrultu çocuğunun dünyayayaklaştığını,davacının müvekkili aleyhine açtığı boşanma davasının da reddolduğunu, ilk olarak davacının boşanma davasının ve bütüntaleplerinin reddine, mahkeme ters kanaatte ise 500.000 TL parasal, 500.000 TL ruhani tazminat ile, Konya 3. Aile Mahkemesince hükmedilen nafakanın 5.000 TL'ye yükseltilerekfakirlik nafakası olarak devamına hüküm verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili 15.02.2016 tarihli dava dilekçesiyle, taraflar arasındaki boşanma davasının devam ettiğini, tarafların düğününde, öncesinde ve sonrasında müvekkiline evlenme sebebiyle hediye edilen altınların düğünden hemen sonra davalı tarafından alındığını ve müvekkiline verilmediğini, dava konusu ziynet eşyalarının daha sonra davalı tarafından annesi olan diğer davalı Z. M.'e verildiğini, müvekkilinin ziynet eşyalarını defalarca istemesine rağmen kendisine teslim edilmediğini.

Davalının, altınların annesinde güvende olduğunu, kendi evlerinde tutmalarının sakıncalı olacağını söyleyerek müvekkilinin taleplerini reddettiğini, söz konusu ziynetlerin video kaydında bulunduğunu belirterek müvekkiline ait olup davalılar yedinde bulunan 8 adet 20'şer gramlık bilezik, 1 adet hediyelik bilezik, 1 adet küpe ve kolyeden oluşan set, 1 adet tam altın, 1 adet yarım altın ve 51 çeyrek altının müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak müvekkiline aynen iadesine, aynen iadesinin mümkün olmaması halinde bedellerinin tespiti ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.


BİZE YAZIN

Av. İlkay Uyar Kaba
Av. İlkay Uyar Kaba

2006 yılında Ankara merkezli kurulan hukuk bürosunun kurucu Avukatı'dır. Hukuk alanında Başarının bir ekip işi olduğuna inanarak, personellerini belli alanlarda uzmanlaşmasını sağlamak için departmanlar kurularak branşlaşmaları sağlanmıştır.Hukuk Büromuz Aile hukuku ve Tazminat hukuku konularında, uzun yıllara dayanan dava çeşitliliği nedeniyle kararlardan oluşan geniş arşive sahip olup, bir çok davada almış olduğu önemli kararlar örnek içtihatlar olarak yayınlanmıştır.Hukuk departmanları olan icra, tazminat, iş kazası, genel dava, tüketici bölümlerinde oluşan her biri kendi alanında tecrübe edinmiş avukat ve yardımcı personeller görev yapmaktadır. Kendine güvenmek başarmanın yarısıdır. Başarı ise karşınızda ki kişiye güven verir. Başarı ve güvenin olduğu yerde olursanız doğru yol almanız kolay olur. İ.K.

İLGİLİ KONULAR
YORUMLAR
Yorum Bırak