İş Kazası Şikayetçi Olmama | Ankara Avukat

0312.995.0202

Detaylar İçin Arayın

0545.229.2505

Detaylar İçin Arayın

Ara

İş Kazası Şikayetçi Olmama

İlkay Hukuk Bürosu Makaleler
İlkay Hukuk Bürosu > İş Hukuku  > İş Kazası Şikayetçi Olmama

İş Kazası Şikayetçi Olmama

İş Kazası Şikayetçi Olmama

İş Kazası Geçirdim Şikayetçi Olmadım Sigortam Yok Haklarım

 

İş Kazası Şikayetçi Olmama | İş güvenliği konusunda çok uzun yıllardır yaşanan sorunlar dolayısı ile son yıllarda hem yasal düzenlemeler hem de fiziki uygulamalar çerçevesinde çok önemli çalışmalar gerçekleştiriliyor.

 

Bu şekilde dünya ortalamasına göre en yüksek iş kazası oranlarına sahip olan ülkelerden birisi olan Türkiye’ de bu oranın önemli oranda düşürülebilmesi bu çalışmalar ile sağlanmıştır.

 

Türkiye’ de aynı zamanda da işçilerin geçirdikleri iş kazaları durumunda da mağduriyetlerinin giderilmesi ve zararlarının tanzim edilmesi konusunda da çok önemli uygulamalar bulunuyor.

 

Bu uygulamalar arasında iş kazası geçirmiş olan sigortalının hem ceza davası hem de maddi ve manevi tazminat davası açabilme hakkı bulunduğu gibi vefatı durumunda ise hak sahipleri tarafından destekten yoksun kalma davası açılabilmesi hakkı bulunuyor.

 

Bu noktada bazı sigortalılar tarafından iş kazasının ardından işverene karşı yapılan şikayetlerde geri çekme uygulanabiliyor.

 

Bu durumda özellikle iş kazası geçirdim şikayetçi olmadım veya şikayetimi geri çektim bu durumda ne olur gibi sorular gündeme geliyor. | İş Kazası Şikayetçi Olmama

 

Bu aşamada en önemli hususlardan birisi şikayetçi olunmamasının ya da şikayetinden vazgeçilmesi iş kazası geçiren işçinin hem maddi hem de manevi tazminat davası ve destekten yoksun kalma davası açma hakkını kesinlikle ortadan kaldırmamasıdır.

 

Genel kapsamda polis merkezinde veya savcılıkta kişinin şikayetinden vazgeçmesi tazminat hakkını ortadan kaldırmadığı gibi,

 

İş kazası sonrası açılabilen ceza davası süreci içerisinde hakim huzurunda yalnızca ‘şikayetimden vazgeçildiğinin/şikayetçi olunmadığının’ beyan edilmesi durumunda maddi ve manevi tazminat açma hakkı sabit kalmaktadır.

 

Bu noktada tazminat hakkının kaybedilebilmesi için kişi tarafından söz konusu ceza davası süreci içerisinde hakim karşısında ‘maddi ve manevi tazminat istemediğini’ beyan etmesi gerekliliği ve bu beyanın kesinlik kazanması gerekmektedir.

 

Şikayetten vazgeçme beyanları, genel olarak iş kazaları çerçevesinde sanık tahliyesinin mümkün kılınabilmesi hedefi ile gerçekleştirilip, bu noktada şikayetçi olunmadığına dair beyanlar ise bağlayıcılık teşkil etmemektedir.

 

Tahliye ile ilgili olarak bir miktar para temini gerçekleştirilmiş olunması durumunda verilen feragat ve ibraname miktar ile sınırlı olarak makbuz hükmü niteliğine sahip olur. | İş Kazası Şikayetçi Olmama

 

Trafik Kazası Geçirdim Şikayetçi Olmadım

 

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’ nun 111. Maddesi çerçevesinde hukuki sorumlulukları tamamı ile ortadan kaldıran veya kısıtlayan anlaşmaların geçersiz olduğu,

 

İbraname başlıklı belge ve ceza davasında şikayetten vazgeçilmiş olunması davacı açısından tazminat hakkı talebinin kullanımının ortadan kaldırılması gibi bir durumu söz konusu yapmaz.

 

Aynı yasanın 111. Maddesinin 2. Fıkrasına göre ise tazminat miktarına bağlantılı olup, yetersiz ya da fahiş olduğu açık şekilde belli olan anlaşma ve uzlaşmalar, gerçekleştirildikleri tarih itibari ile başlayıp, 2 yıllık süreç içerisinde iptalinin gerçekleştirilebilmesi mümkün olabilmektedir.

 

Bu durum ile ilgili olarak aynı zamanda da iptal davası açılması koşul teşkil etmeyerek, tazminat davası ile beraber anlaşmanın iptal edilmesi yönünde talebinde gerçekleştirilebilmesi mümkün olabilmektedir. | İş Kazası Şikayetçi Olmama

 

İş Kazası Geçirdim Sigortam Yok

 

İşçinin çalıştığı esnada iş kazası geçirmesi ve o sırada da sigorta primlerinin yatmamış ve sigortasız olması durumunda, öncelikle tespit davası açılması gerekmektir.

 

Sigorta ve iş kazasının tespit yapıldıktan sonra tazminat davası sonucu haklarını alabilmektedir. | İş Kazası Şikayetçi Olmama

İş Kazası Şikayetçi Olmama | Sıkça Sorulan Sorular

İŞ KAZASI SONUCU MALULİYETİNDEN DOĞAN MADDİ VE MANEVİ TAZMİNATIN ÖDETİLMESİ İSTEMİ

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün onanmasına karar verilmiştir.

DAVACININ ÇALIŞTIĞI TEKSTİL İŞ YERİNDE SON İKİ YIL İÇERİSİNDE FESİHTEN ÖNCEKİ DÖNEM İÇİNDE MUHTELİF TARİHLERDE ALTMIŞ GÜNÜN ÜZERİNDE RAPOR KULLANDIĞI

Davacının çalıştığı tekstil iş yerinde, son iki yıl içerisinde ve özellikle fesihten önceki yaklaşık 6-7 aylık bir dönem içinde muhtelif tarihlerde altmış günün üzerinde rapor kullandığı anlaşılmıştır.

Davacının aralıklarla sık sık rapor alması eyleminin; yürütülen işin sürekliliği dikkate alındığında, iş yerinde olumsuzluklara ve işin yürütümünün bozulmasına yol açtığı açıktır.

Bu bağlamda işverenden artık mevcut işilişkisinin devamı beklenemez. Feshin geçerli sebebe dayandığı anlaşılmakla, işe iade isteğinin reddi gerekirken hüküm kurulması isabetsizdir.

SICAK TUĞLA KÜTLESİNİN ÇÖKMESİ ÜZERİNE ALTINDA KALAN İKİ KİŞİNİN VÜCUTLARINDA KEMİK KIRIĞI VE MEYDANA GELEN YANIK SONUCU ÖLÜMLERİ

Dosya içinde mevcut iş müfettişi tarafından düzenlenen ve işyerine ait geçmiş teftişlere yapılan atfa göre, 2010 yılında aynı iş yerinde meydana gelen iş kazası sonrasında 06.10.2010 tarihinde yapılan teftiş nedeniyle düzenlenen raporda;

İşyerine ait döner fırın II tabir edilen 4×4 metre ebatlarında ve 80 metre uzunluğundaki tünelin iç kısımlarındaki reflakter tuğlalarının sökülmesi ve yerine yenilerinin döşenmesi işi yapılmakta iken işçilerin çalışmakta oldukları iskelenin üzerine yukarıdan beton parçalarının düşerek 2 işçinin öldüğü 1 işçinin yaralanmasıyla sonuçlanan olayın gerçekleştiğinin bildirilmesine göre;

Sözü edilen iş yerine ait iş teftiş dosyası getirtilip, sanıklarca benimsenen metodun eleştirilip terkedilmesi gerektiği ve alınması gerekli önlemlere ilişkin uyarıları içerip içermediği açıklığa kavuşturulup sanıkların önceki olay tarihinde de aynı fabrikada görevli olup olmadıkları belirlenip,

Aynı uyarıların yapıldığının belirlenmesi halinde olayda bilinçli taksirin koşullarının oluşup oluşmadığı karar yerinde tartışılıp sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik araştırmayla karar verilmesi isabetsizdir.

OLAYDA BİLİNÇLİ TAKSİRİN UYGULAMA KOŞULLARININ OLUŞTUĞU

Olayda; bilinçli taksirin uygulama koşullarının oluştuğu, sanığın şikayetçi olmayan ancak nitelikli şekilde yaralanan mağdurun yaralanmasına neden olmasından da sorumlu olacağı ve yargılama yapma görevinin ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek,

Dosyanın yetkili ve görevli ağır ceza mahkemesine görevsizlik kararıyla gönderilmesi gerekirken, sanığın eylemleri birbirinden bağımsız kabul edilerek taksirle yaralama suçu yönünden düşme ve taksirle öldürme suçu yönünden de mahkumiyet kararı verilmesi kanuna aykırı olup hükmün bozulması gerekmiştir.

DAVACI TANIKLARININ DAVALI ARACININ PLAKASINI RENGİNİ TİPİNİ BELİRTEREK BU ARACIN DAVACI ARACINA ÇARPIP SÜRÜKLEDİĞİNİ ÇARPTIKTAN SONRA KAÇTIĞINI İFADE ETTİKLERİ

Davacı tanıkları olaya bizzat şahit olup, davalı aracının plakasını, rengini, tipini belirterek bu aracın davacı aracına çarpıp sürüklediğini, çarptıktan sonra kaçtığını ifade etmişlerdir.

Davalı aracının, ön motor kaputuna macun çekildiği, sol ön çamurluk, sağ ve sol yan kısımlarında sürtme izleri olduğu resmi görevlilerce tespit edilmiştir.

Davalı ön motor kaputundaki hasarın tuğla düşmesi sonucu olduğunu ileri sürmüş ise de, bunu somut delillerle usulüne uygun şekilde kanıtlayamamıştır.

[Toplam:3    Ortalama:5/5]

Avukata İlk Soruyu Siz Sormak İster Misiniz?

Avukata Soru Sor