Mahkeme Kararı İle İcra Takibi ve İtiraz | Ankara Avukat

Mahkeme Kararı İle İcra Takibi ve İtiraz

Mahkeme Kararı İle İcra Takibi ve İtiraz

Mahkeme Kararı İle İcra Takibi ve İtiraz Nedir Nasıl Yapılır? İcra takibini mahkeme kararı ile yapmak için elinizde herhangi bir Hukuk Mahkemesi tarafından lehinize verilmiş olan bir mahkeme kararı bulunması gerekir.

Karşı tarafın eğer rıza göstererek borcunu ödemeyeceğini düşünüyorsanız, kararın verilmesinden sonra almanız gereken parayı ilam ile almanız mümkündür.

İcra takibi ile konu yalnızca para borcu değil, aynı zamanda bir iş yapılması, bir eşyanın teslimi hatta çocuk teslimi dahi olabilir.

İcra takibi harç hesaplama yapılması için, mahkeme kararının kesinleşme zorunluluğu bulunmaz. İcra takibinin yapılması için, eğer mahkeme tarafından nafaka ya da benzeri ödenmesi gerekli borçlar oluşmuşsa, her döneme ait ödeme yapılması gerekir.

İlamlı İcraya Dayanak Mahkeme Kararları

Mahkemenin bizzat kendi insiyatifi doğrultusunda verdiği kararların dışında;

  • Mahkeme huzurunda yapılan sulh,
  • Kabuller,
  • Feragatler,
  • Kayıtsız şartsız para borcu,
  • Noter senedi de ilamlı icra için dayanak olabilir.

Yabancı Ülkenin Noteri İlamlı İcra Konusu Olabilir

İlamlı icranın konusu noter senedi yerine geçecek bir belge olabilir. Bu belge yabancı bir ülkede bulunan Türk konsolosluğu tarafından düzenlemiş olabilir. Yabancı ülkenin noteri de icra aliminin konusu olabilir.

Mahkeme kararı ile icra takibi ve itiraz edilmesi için ilgili makamların ve Türk Konsolosluklarının senedi onaylamaları gerekmektedir. Bu sayede tenfize gerek duyulmadan doğrudan ilamlı icra konusu olur.

Borçlu Taraf İcra Takibine İtiraz Etmezse, Hakkında İcra Takibi Kesinleşir

Nitelikli bir belge ile başvuru yapılması halinde, icra takibine itiraz için borçlu tarafa takip talebi gönderilir. Buna ek olarak ödeme emri de eklenir. Eğer belirli süre içinde borçlu taraf itiraz etmese, borçlu hakkında icra takibi kesinleşmiş olur. Bu durumda borçlunun borcu kendi rızası ile ödememesi halinde kişi hakkında haciz işlemleri başlatılır.

Haciz, SGK aracılığı ile alınan maaşın belli bir kısmına ya da sahip olunan gayrimenkuller üzerine, banka hesaplarına konulabilir. Bütün bu sayılan icrai işlemlerin borçlu hakkında yapılması için Türkiye’nin herhangi bir icra dairesine avukat aracılığı ile başvuru yapmak yeterlidir.

Mahkeme Kararı İle İcra Takibi ve İtiraz Nedir?

Mahkemelerin vermiş olduğu kararlarında bir zarar, alacak, tazminat veya avukatlık ücreti, masrafların geri alınması nedeniyle icra takibi başlatılması gerekmektedir. Mahkemelerin vermiş olduğu kararlar adı üzerinde ilamlı olması nedeniyle icra müdürlüğünde başlatılan icra takibine de doğal olarak ilamlı icra takibi denilmektedir.

Mahkemenin ilamlı kararı tüm yetkili icra müdürlüklerinde 10 yıl içinde yerine getirilmesi istenebilir. İlamlı icra takibine itiraz usul ve kurallar kanun koyucu kanunda belirlemiştir. İlamlı icra diğer icra takiplerine göre itiraz sebebi daha az ve kesin kuralları vardır.

Mahkeme kararına dayanılarak alacakların istenmesi nedeniyle başlatılan icra takibine, genelde kararın kesinleşmemesi nedeniyle başlatılması, yada faizlerin belli kurallardan ve oranlardan başlatılmaması gibi sebepler bulunmaktadır. (Mahkeme Kararı İle İcra Takibi ve İtiraz)

Yargıtay Kararı – Mahkeme Kararı İle İcra Takibi

Alacaklı tarafından borçlu aleyhine işçilik alacağı ilamına dayanılarak başlatılan ilamlı takipte, borçlunun icra emrinde talep edilen kıdem tazminatı ve fazla çalışma ücreti alacağı ile işlemiş ve işleyecek faizin fazla olduğunu ileri sürerek icraemrinin düzeltilmesini talep ettiği, mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda şikayetin kabulüne karar verildiği görülmektedir.

İtiraz gereği en yüksek banka mevduat faiziyle tahsiline karar verilen alacaklar bakımından, mahkemece yapılacak iş; tarafların bildirdikleri bankalardan, hakkın doğum tarihinden itibaren birer yıllık devreler halinde, bankalarca mevduata fiilen uygulanan en yüksek faiz oranının sorulması, hakkın doğum tarihinden itibaren takip tarihine kadar istenebilecek faiz miktarının bilirkişiye hesaplattırılması şeklinde olmalıdır.

Somut olayda; mahkemece, taraflara banka isminin sorulmadığı, borçlunun şikayet dilekçesinde ismi bildirilen bankalardan faiz oranları sorularak dosya içerisine alındığı, alacaklının da duruşmada banka ismi bildirdiği, hükme esas alınan ..Bankası oranlarının nasıl tespit edildiği anlaşılamadığı gibi, 1 yıllık zaman dilimi içinde değişen faiz oranları esas alınarak hesaplama yapıldığı, aynı borçlu tarafından şikayet edilen ve aynı mahkemenin 2015/369 E. dosyasında hükme esas alınan …Bankası oranlarının aynı dönemler için farklı olduğu anlaşılmaktadır.

O halde, mahkemece, tarafların bildirdikleri bankaların genel müdürlüklerine yazı yazılarak, hakkın doğumu tarihinden itibaren birer yıllık devreler halinde bankalarca mevduata fiilen uygulanan en yüksek faiz oranları sorularak, gelen yazı cevaplarına göre birer yıllık devrelerin başlangıcındaki en yüksek faiz oranı esas alınarak bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken, yukarıda açıklanan ilkelere uygun olmayan bilirkişi raporuna göre yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. (Mahkeme Kararı İle İcra Takibi ve İtiraz)

AVUKATA İLK SORUYU SİZ SORMAK İSTER MİSİNİZ?

AVUKATA SORU SORUN

Bize Ulaşın




BİZE ULAŞIN

İletişim Bilgileri