Velayet Davaları

 

        A. VELAYETİN GERİ VERİLMESİ İSTEMİ

  • Velayetin değiştirilmesine ilişkin davanın, davalının dava tarihindeki yerleşim yeri aile mahkemesinde açılması gerekir.
  • Durumun değişmesi halinde, çocuğun korunmasına ilişkin önlemlerin yeni koşullara uydurulması gerekir.
  • Velayetin kaldırılmasını gerektiren sebep ortadan kalkmışsa hakim, resen ya da ana veya babanın istemi üzerine velayeti geri verir.

       B.  VELAYETİN KALDIRILMASI DAVASI

  • Velayetin değiştirilmesine ilişkin davalar, davalının ikametgahı mahkemesinde görülür.
  • Çocuğun korunmasına ilişkin diğer önlemlerden sonuç alınamaz ya da bu önlemlerin yetersiz olacağı önceden anlaşılırsa, hakim aşağıdaki hallerde velayetin kaldırılmasına karar verir:

1. Ana ve babanın deneyimsizliği, hastalığı, başka bir yerde bulunması veya benzeri sebeplerden

biriyle velayet görevini gereği gibi yerine getirememesi.

2.  Ana ve babanın çocuğa yeterli ilgiyi göstermemesi veya ona karşı yükümlülüklerini ağır

biçimde savsaklaması.

  • Velayet ve kişisel ilişkiye yönelik düzenlemelerde öncelikle çocuğun bedensel ve zihinsel gelişmesi, yararı gözönünde bulundurulmak zorundadır. Velayetin düzenlenmesi ve değiştirilmesi kamu düzeni ile ilgili olup, tarafların bu konuda anlaşma içinde olmaları veya davalının davayı kabul beyanı tek başına yeterli değildir. Yeterli idraka sahip olduğu anlaşılan çocuğun, duruşmaya getirtilerek, dava konusu hakkında bilgilendirilmesi ve kendi görüşünü ifade etme olanağının tanınması, gerektiğinde uzmanlardan bu konuda yardım alınması gerekir.
  • Velayet ana ve babanın her ikisinden kaldırılırsa çocuğa bir vasi atanır.
  • Kararda aksi belirtilmedikçe, velayetin kaldırılması mevcut ve doğacak bütün çocukları kapsar.
  • Velayete sahip ana veya babanın yeniden evlenmesi, velayetin kaldırılmasını gerektirmez. Ancak, çocuğun menfaati gerektirdiğinde velayet sahibi değiştirilebileceği gibi, durum ve koşullara göre velayet kaldırılarak çocuğa vasi de atanabilir.
  •  Velayetin kaldırılması halinde ana ve babanın çocuklarının bakım ve eğitim giderlerini karşılama yükümlülükleri devam eder. Ana ve baba ile çocuğun ödeme gücü yoksa bu giderler devletçe karşılanır. Nafakaya ilişkin hükümler saklıdır.
  • Durumun değişmesi halinde, çocuğun korunmasına ilişkin önlemlerin yeni koşullara uydurulması gerekir.
  • Velayetin kaldırılmasını gerektiren sebep ortadan kalkmışsa hakim, resen ya da ana veya babanın istemi üzerine velayeti geri verir.

GENEL BİLGİLER

A. Velayet Davaları Yargıtay Kararları B. Velayet Davalarında Velayetin Değiştirilmesi C. Velayet davalarında Velayetin Kaldırılması

VELAYET DAVALARI – ÇOCUKLA ŞAHSİ MÜNASEBETİN UYGUN BİR ŞEKİLDE DEĞİŞTİRİLMESİ DAVASI

Tarafların boşanmalarıyla birlikte müşterek çocuklarının velayeti anneye bırakılmış; babalarıyla da belirli zamanlarda görüşmeleri hükme bağlanmış ve fakat babanın çocuklarıyla görüşmesi şartların değişmesi sebebiyle güçleşmişse, bu durumda baba, dava açarak değişen şartlara göre şahsi münasebet kurulmasını talep edebilir.

VELAYETİN KALDIRILMASI (NEZ’İ) DAVASI

Ergin olmayan çocuk, ana ve babasının velayeti altındadır. Yasal sebep olmadıkça velayet ana ve babadan alınamaz. Evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velayeti birlikte kullanırlar.

VELAYETİN GERİ VERİLMESİ DAVASI

Velayetin kaldırılmasını gerektiren sebep ortadan kalkmışsa hâkim, re ’sen yâda ana veya babanın istemi üzerine velayeti geri verir.

TORUNLA ŞAHSİ MÜNASEBET KURMA DAVASI

Medeni Kanun’da bu konuda bir hüküm olmamasına rağmen açabilir. Çünkü böyle bir talep karşısında, Hâkim’in TMK. m:1’e göre geniş takdir yetkisi vardır.

YARGITAY KARARI: VELAYET DAVALARI

  • 2.Hukuk Dairesi Esas:  2010/13057 Karar: 2010/16604 Karar Tarihi: 11.10.2010
  • VELAYET DAVASI – VELAYETİN ANADAN KALDIRILMASI İSTEMİ – VELAYETİN DÜZENLENMESİ KALDIRILMASI VE DEĞİŞTİRİLMESİ DAVALARINDA ASIL OLANIN ÇOCUKLARIN MENFAATİ OLDUĞU – EKSİK İNCELEME
  • ÖZET: Somut olayda, dava, velayetin anadan kaldırılması isteğini de içermektedir. Velayetin düzenlenmesi, kaldırılması ve değiştirilmesi davalarında asıl olan çocukların menfaatidir. Tarafların gösterdikleri deliller toplanmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
  • Olayları açıklamak taraflara hukuki nitelendirme hakime aittir (HUMK. md 76). Evlilik dışı çocukların velayeti yasa gereği anadadır (TMK. md. 337). Dava, velayetin anadan kaldırılması isteğini de içermektedir.
  • Velayetin düzenlenmesi, kaldırılması ve değiştirilmesi davalarında asıl olan çocukların menfaatidir. Tarafların gösterdikleri deliller toplanmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. 

YARGITAY KARARI: VELAYET DAVALARI

  • 2.Hukuk Dairesi Esas:  2011/12018 Karar: 2011/22739 Karar Tarihi: 19.12.2011
  • VELAYETİN DEĞİŞTİRİLMESİ İSTEMİ – VELAYETİN ANNE VEYA BABA DIŞINDAKİ KİMSELERE VERİLMESİNİN MÜMKÜN OLMADIĞI – VELAYETİN DAVALI BABADAN ALINARAK DAVACI BABAANNEYE VERİLMESİNE YÖNELİK HÜKÜM KURULMASININ İSABETSİZLİĞİ
  • ÖZET: Velayete ilişkin hükümler gereğince, velayetin anne ve/veya baba dışındaki kimselere verilmesinin mümkün olmadığı, gerekli görülen hallerde vasi tayin edilebileceği öngörülmüştür. Mahkemece velayetin davalı babadan alınarak davacı babaanneye verilmesine yönelik hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
  • Türk Medeni Kanununun 335 vd. maddelerinde düzenlenen velayete ilişkin hükümler gereğince, velayetin anne ve/veya baba dışındaki kimselere verilmesinin mümkün olmadığı,
  • Gerekli görülen hallerde aynı Kanunun 404 ve devamı maddelerince vasi tayin edilebileceği öngörülmüştür

YARGITAY KARARI: VELAYET DAVALARI

  • Ceza Genel Kurulu Esas:  2011/5-20 Karar: 2011/59 Karar Tarihi: 19.04.2011
  • ÖZET: CİNSEL İSTİSMAR SUÇU – KATILANLARIN BEDEN VE RUH SAĞLIĞINDA BOZULMA MEYDANA GELİP GELMEDİĞİ – UYMA KARARININ ARA KARAR NİTELİĞİNDE OLMAMASI – İLAMA EYLEMLİ OLARAK UYDUKTAN SONRA DÖNÜLEMEZ NİTELİKTEKİ KARARDAN DÖNÜLMESİNİN İSABETSİZLİĞİ
  • Uyma kararı, ara kararı niteliğinde olmayıp, davanın esasını çözümleyen kararlardandır. Bozmaya uymakla, yerel mahkemenin bozma kararında gösterilen esaslara göre işlem yapıp karar verme ödevi doğmaktadır. Sonradan bu kararın bir kısmından veya tamamından açıkça ya da zımnen geri dönülerek ilk hükmün aynen veya yeniden kurulması, uyma kararının hüküm ve sonuçlarını ortadan kaldırmaz.
  • 5237 sayılı TCK. nun 103/6. maddeleri uyarınca tayin edilen 18 yıl hapis cezasının 43. madde uyarınca 103/1, 103/3, 103/4. maddelerin uygulanmasıyla belirlenen ceza miktarı olan 13 yıl 6 ayın 3/4’ü oranında artırımı sırasında ayların yıllara tahvili sonucu 27 yıl 13 ay 15 gün yerine 28 yıl 1 ay 15 gün hapis olarak fazla cezaya hükmolunması,
  • 5237 sayılı TCK. nun 53/1-c maddesinde yer alan velayet hakkını kötüye kullanmak suretiyle yaşı küçük kızlarına karşı cinsel istismar suçlarını işlediğinin anlaşılmasına göre cezaların infazından sonra başlamak üzere aynı Yasanın 53/5. maddesi uyarınca hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin nazara alınmaması> isabetsizliklerinden bozulmasına karar verilmiştir.